Jin yeni güne gözünü hiç tanımadığı bir odada tanımadığı bir yatakta açmıştı olduğu yerde doğrulup etrafına bakmak istediğinde kalçasına, aslında tüm vücuduna saplanan ağrıyla kendini geri yatağa bıraktı "nerdeyim ben" diye mırıldandı en son ne yaptığını düşündü ama herşey silikti sanki hafızasını kaybetmişti kendini zorladı evet en son deltanın kucağında olduğunu hatırlıyordu ama sonrası yoktu bu sırada odadaki banyonun kapısı açıldı Namjoon belinde havlusu ile duştan çıkmıştı tanrım karın kasları Jin ilk defa onu çıplak görüyordu ve yalan değil Namjoon Yunan tanrılarını kıskandıracak cinstendi tanrı altı günde tüm kainatı yaratmış yedinci günü sadece Namjoon'a ayırmış olmalı diye düşündü ama bir dakika bu oda yatak Namjoon "HAYIR"diye bir çığlık attı "sen, sen, sen ne yaptın bana" diye bağırdı.
Namjoon elindeki küçük havluyla saçını kurularken Jin'e yaklaştı " ben değil biz yaptık ikimizde aynı anda kızgınlığa girdik" dedi ama Jin hatırlamıyordu evet bu doğru olabilirdi ama bu ondan faydalanmasını gerektirmezdi resmen kızgınlığında onu kullanmıştı eline geçen ilk şey olan yastığı Namjoon'a fırlattı "sen nasıl yaparsın beni kullandın tanrım bir delta kızgınlığını geçirmek için beni kullandı " diye söylendi kendi kendine.
Namjoon yavaşça yatağın kenarına oturdu Jin'in gözlerine baktı "bence önce güzel bir duş almalısın sonra yemek yemeliyiz bir haftadır bu yataktayız gerçi ben şikayetçi değilim ölene kadar bu yatakta kalabilirim ama düğünümüzün hazırlıklarına başlamalıyız" diyip Jin'in yanağını okşadı
Jin boş gözlerle Namjoon'a bakıyordu onun bu sakinliği sinirini bozuyordu sonra birden Namjoon'un yanağına tokatı indirdi "sen ne diyorsun delirdin mi ,bana sordun mu ne evliliği,bak bu bir hataydı üstelik benim yapmadığım bir hata o yüzden unutalım gitsin" hızla yataktan çıktı üstüne eline geçen bir kaç parçayı geçirdi " şimdi beni evime bırak bir daha yüzünü görmek istemiyorum tamamımı sen gerçekten karaktersiz, bencil,egoist bir deltasın seninle hiç tanışmamış olmayı dilerdim" dedi.
Namjoon artık sabrının tükendiğini hissediyordu yavaşça Jin'e yaklaştı ama bu sefer gözlerinde öfke vardı Jin üzeine gelen deltaya sadece "gelme ,gelme" diyebildi ama faydası olmadı Namjoon onu kolları dan tutup odadaki boy aynasına cevirdiğinde çenesini tutarak "bak , bak boynundaki izlere bak" birden Jin'in üzerindeki gömleği iki yana çekerek kolayça yırtıp attı "bak vucuduna bunları sana zorlamı yaptım hımm" sonra kendi bedenini göstedi onunda boynunda göğsünde Jin'in ki kadar olmasa morluklar vardı peki dedi "bunlarıdamı ben yaptım" sonra Jin'in ensesini tuttu Jin acıyla inledi "bak dedi peki bu mühür bunun için bana yalvarmadınmı" Jin hatırlıyordu mühürle beni diye ağlamıştı, resmen Namjoonu zorlamıştı sonra kendi boynunu gösterdi "peki bu mührüdemi zorla yaptırdım sana"Jin şok olmuştu bir delta asla kendinden düşük bir türe kendini mühürletmezdi olduda mühürlense bile mühür tutmazdı ama bir kaç gün içinde ikisininde mühürleri tamamlanmıştı buda arlarında sevginin büyüklüğünü gösteriyordu.
Jin "ben böyle hayal etmemiştim diye fısıldadı böyle olmalıydı ailemin arkadaşlarımın katıldığı bir düğünüm olmalı sonra benim seçtiğim çarşafların içinde tamamen aklım başındayken olmalıydı" şu an hiç birşey hatırlamıyordu "böyle olmamalıydı" dedi tekrar, tekrar.
Namjoon "jin-ah artık yaptıklarının sorumluluğunu almalısın sende beni istedin mühürlendik belkide şu an karnında benim yavrularım var o yüzden karnın büyümeden düğünümüzü yapmalıyız hemen ailenle görüşelim tabi benimkilerlede görüşmeliyiz çok işimiz var"
Jin "ne bebeği sen delirdin mi oda nerden çıktı" diye bağırdı.
Namjoon derin bir nefes aldı tanrıya kendisine sabır vermesi için yalvardı "evet dedi bebeklerimiz ikimizde kızgınlıktaydık ve ben her seferinde içine geldim ve düğümledim bak yine bağırma düğüm isteyen sendin" dedi artık bu omegayı biraz domine etmek gerekiyordu alttan aldıkça işler daha da içinden çıkılmaz hale geliyordu.
Jin bebeği olsun istiyordu evet ama Namjoon'un babalığından emin olamıyordu "ben biraz yalnız kalmalı düşünmeliyim" dedi.
Namjoon en azından karşı gelmediği bağırıp çağırmaduğı için mutluydu "tamam ben çıkayım sen düşün" diyerek odadan çıktıp kapıyı kapattı.
Jin olduğu yere çöküp ağlamaya başladı neler olmuştu böyle yıllarca kurduğu hayelleri böylemi bitecekti ağladı, ağladı ağladı ne yapacağını düşündü sonra kapı çaldı işte dedi düşünmem için bana tanıdığı süre bu kadarmış düşüncesiz dedi sonra" gel" dedi kapıyı kırklı yaşlarda bir kadın açmış içeri girmişti üzerinde beyaz bir gömlek altında siyah bir kalem etek ve siyah babetleri vardı beta olmalıydı Jin öyle düşünmüştü "bay Kim size yardımcı olmam için beni görevlendirdi" diyip Jin'i kolundan tutup yerden kaldırdı odadaki koltuğa oturttu Jin orada bir koltuk olduğunu bile yeni fark ediyordu "ben küveti hazırlayayım" diyerek banyoya geçti bir süre sonra odaya geri döndü banyonuz hazır yıkanmanıza yardım edeyim dedi
Jin hayır gerek yok desede kadın dinlememiş peşinden banyoya girmişti "bay Kim'in.." diyecekken Jin "anladım tamam" dedi üstünü çıkarıp küvete girdi aslında sıcak su iyi gelmişti "ben biraz suyun tadını çıkarayım siz çıkın " dedi kadın anlayışla başını salladı küvetin kenarındaki mumları yaktı suya biraz lavanta yağı damlattı rahatlatır dedi sonra banyonun ışığını kıstı siz dinlenin müzik dinlemek ister misiniz diye sordu Jin başını iki yana salladı kadın "istediğiniz birşey olursa seslenin lütfen içeride sizi bekleyeceğim" dedi saygıyla eğilip banyodan çıktı
Jin bir süre suyun tadını çıkardı iyice rahatlamıştı bu kadın gerçekten işini bilmiyordu Sonra birden sinirlendi hızla durulanıp sudan çıktı hızla bornozu giyip odaya hışımla girdi sen dedi beta kadın korkmuştu "efendin bir yanlışımmı oldu "dedi.
Jin sinirle "deltanın yattığı herkesle senmi ilgileniyorsun" diye bağırdı kadın anlamıştı omaga deltasını kıskanmıştı "hayır efendim deltanın bu eve getirdiği ilk kişi sizsiniz bize sizinle özel olarak ilgilenmenizi emretti"
"siz derken"dedi, Jin sonra odadaki diğer iki kişiyi gördü ikiside omegaydı birisi ben sizin özel korumanızım dedi birisi diğeri bende stilistinizim Jin anlamaz gözlerke baktı "saçınıza makyajınıza ve giyimize ben yardımcı olacağım" dedi oda saygıyla eğildi.
Namjoon galiba düşünmemem için eleniden geleni yapıyor diye içinden geçirdi.
Jin bir şey demedi "kimseyi istemiyorum yalnız kalmak istiyorum çıkın dedi " beta kadın saygıyla eğilip odadaki masada hazırlanmış kahvaltıyı gösterdi "siz kahvaltınızı yapın biz dışarıdayız" dedi sonrada üçü birden eğilip odadan çıktılar.
Jin sonunda sessizlik dedi kahvaltıya baktı masa çeşit çeşit yemeklerle donatılmıştı üstelik çikolatada vardı sırıttı delta öğreniyordu , ama yemeyecekti sonuçta küsmüştü onun hazırlattığı yemeği yiyemezdi ama çok güzel kokuyordu üstelik çokta açtı bu sırada karnı guruldadı tamam bir seferlik yiyebilirdi sandalyeyi çekip oturdu ve bir süre sonra masda sadece boş tabaklar kalmıştı
Jin elinde çikolata kavanozuyla yatakta uzanıyordu bir süre sonra çikolata ile verdiği savaşıda kazanmış hepsini bitirmişti kavanozu masaya bırakıp odadaki giyinme odasına geçti üzerine mecburen Namjoon'un kıyafetlerinden birşeyler geçirdi ama o kadar büyüktü ki kollarını birkaç defa kıvırmış eşofmanın belini sıkıca bağlamıştı paçaları yerde sürükleniyordu odadan çıkıp Namjoon'u bulmalı evine gitmeliydi kapıyı açtığı anda karsısında yine aynı üçlüyü gördü bir an boş bulunup korkmuştu elini kalbinin üstüne koyup "sizin burda ne işiniz var" dedi.
"sizin emrinizi bekliyoruz"dedi biri.
Jin "tamam ozaman Namjoon nerde onu söyleyin bana" dedi koruması olan kişi "çalışma odasında buyurun size yolu göstereyim" dedi Jin başını salladı ve onu takip etmeye başladı bu sırada bir taraftanda evi inceliyorudu büyük, çok büyük ama çok güzel bir evdi bu sırada bir kapının önüne gelmişlerdi kadın kapıyı çalıp açtı yavaşça Jin'in geçmesi için kenara çekildi Jin çalışma odasına girdiğinde gerçi burası daha çok bir kütüphaneye benziyordu delta masasında oturmuş kitap okuyordu Jin'i görünce kitabını kenara bırakıp ayağa kalktı "canım sen neden kendini yordun çağırsan ben gelirdim" dedi bu sırada Jin'in üzerindeki kendi kıyafetlerini gördü tanrım çok güzel olmuştu Namjoon'un düşücelerden çıkaran Jin'in sesi oldu.
Jin "ben düşündüm" dedi Namjoon gülümseyerek olumlu cevabı bekliyordu ama olmadı.
Jin " ben yapamam dedi bir an önce bu mühürü kırdırmalıyız sonrada tüm bunları unutalım birbirinize biraz zaman verelim yine fikirlerimiz aynı olursa bu sefer herşey usulüne uygun bir şekilde yapılır" dedi.
Namjoon "peki ya hamileysen onu ne yapacaksın mührüm gibi onundamı yok etmeye çalışacaksın" dedi sesi sonlara doğru sinirli çıkmıştı.
Jin" bilmiyorum ama dua edelimde bebek olmasın"dedi
Namjoon yumruğunu masaya vurup "yeter artık şımardığın benimde sabrımun bir sınırı var şimdi hastaneye gideceğiz eğer bebek yoksa bir daha karşına çıkmayacağım eğer bebek varsa doğuma kadar burda kalacaksın sonra bebeğimi bana verip istediğn yere gidebilirsin şu an itibariyle seninle olan ilişkimiz bitti beni istemeyeni ben hiç istemem "dedi.
Jin "tamam haklısın öyle yapalım ama bebek varsa sana verecek değlim, ben çocuğuma bakarım onu ben karnımda taşıyacağım yani o benim , seni ilgilendirmez merak etme ona bir şey yapacak kadar cani bir insan değilim" dedi sinirle .
Namjoon ve Jin doktorun odasında oturmuşlar tahlil sonuçlarını bekliyorlardı doktor " hamile değilseniz ilaçlarla mühürü kırabiliriz şimdi tıp çok ilerledi ama Jin'e dönüp sizin için çok ağrılı bir süreç olacak" dedi bu sırada kapısı çalındı sekereter elindeki dosyayı doktora uzattı tahlil sonuçları gelmişti doktor dosyayı açtı bir süre inceledi enteresan bu kadar kısa sürede ve değerlerin ortaya çıkması pek mümkün değil meslek hayatımda ilk defa görüyorum siz bir hafta önce birlikte olduğunuza eminmisiniz diye sordu Namjoon "evet eminiz " dedi.
doktor Jin'e dönüp evet tebrik ediyorum hamilesiniz dedi.