Taehyung koşarak eve girdiğinde Jin'i telefonda konuşurken buldu Jin salondaki geniş koltuklardan birine oturmuş başını öne eğmiş çok üzgün görünüyordu.
Taehyung acaba yine ne oldu bu çocuğun çektiği nedir tanrı aşkına bi yüzü gülmedi ya diye düşünmeden edemedi
Jin göz yaşlarını elinin tersiyle silerek sesinin tonunu ayarlamaya çalıştı belli ki karşısındaki kişi her kimse ağladığını anlasın istemiyordu deltaylamı konuşuyordu acaba yüzünden de anlaşılıyordu ki Jin'e doğru eğildi kim diye dudaklarını kıpırdattı.
Jin " tamam baba anladım yeni işiniz için tebrik ederim benide en yakaın zamanda yanınıza aldırın lütfen artık burda kalmak istemiyorum" dedi artık göz yaşlarını tutmak için çaba sarf etmiyordu bir süre sonra telefonu kapattı
Taehyung'a dönüp "babam aradı artık tamamen oraya yerleşeceklermiş orada büyük bir şirketle ortak olmuşlar, artık yapayalnız kaldım pasaportumdaki sorunda çözülmüyor ne yapacağım ben "dedi bir yandanda hıçkırıklara ağlıyordu
Taehyung arkadaşına sıkıca sarıldı "merak etme ben yanındayım herşey düzelecek bir gün gelecek bu günleri anıp güleceğiz "dedi.
Jin yeni bir sabaha gözünü açtığında bıkkınlık la etrafına bakındı telefonunu eline aldı arayan yada mesaj atan kimse yoktu zaten kim olacaktı ki yataktan kalktı ayaklarını sürükleyerek banyoya yöneldi artık toparlanmanın vakti gelmişti güzel bir duş aldı yüzüne bir maske yaptı odasına döndü vücut nemlendiricisini aldı tüm vucuduna masaj yaparak sürdü maskesini çıkardı yüzünede nemlendirici sürdü üzerine kısa mavi bir şort üzerine beyaz salaş bir tişört giydi aynadan baktı güzel görünüyordu odasından çıktı, Taehyungun odasına girdi ama yoktu demekki erken kalkmıştı kahvaltıya indiğini düşündü oda acıkmıştı aşağıya indi hayır ordada yoktu.
Sehun yanına gelip "günaydın Bay Kim kahvaltınızı nereye hazırlayayım" diye sordu Sehun yeni yardımcısıydı.
Jin" bahçeye havuz başına hazırla lütfen bu arada Taehyung nerde " diye sordu
Sehun" yürüyüşe çıkacağını kahvaltıya beklememenizi söyledi" diye cevapladı.
Jin bahçeye geçmiş havuzun başında güneşin tadını çıkartıyordu sehun kahvaltısını getirdi masaya önüne bıraktı başka bir arzunuz varmı diye sordu
Jin " ben biraz odamı dağıttım" dedi sehun gülümseyerek eğildi hemen toplarım diyip işine devam etti Jin yemeğinin tadını çıkarırken Taehyung yürüyüşten dönmüş bir meyve suyu alıp yanına gelmişti " günaydın jin-ah" dedi kendini Jin'in karşısındaki sandelye atarken
Jin " yürüyüş nasıldı yada Yoongi nasıldı mı demeliyim"
Taehyung " ben gerçekten yürüyüş yaptım Yoongi'yi bu ara göremiyorum zaten şu deltayla baışsanda benim Yoongi'mi râhat bıraksa
,bu arada galiba sokakta tatbikat falan yapacaklar bizim sokağın başında polis, ambulans ve itfaiye arka arkaya sıralanmışlar bekliyorlar" dedi.
Jin hiç umursamadı " amaaaan boşver ne yaparlarsa yapsınlar" dedi bu sırada kapının sesi duyuldu bir süre sonra sehun elinde bir lale buletiyle geldi ile geldi Jin'e uzatıp size gelmiş dedi Jin kimden olduğunu biliyordu ama yinede sordu " kimdenmiş" sehun notu buletin içinden alıp Jin'e uzattı Jin küçük zarfı alıp açtı notu yüksek sesle okudu " senin gibi çiçekleri seven birisi lalenin anlamını biliyordur diye düşünüyorum"
Taehyung bir kahkaha attı " vay be senden korkulur koskoca deltaya çiçeklerin anlamlarını öğretmek nerden baksan büyük yetenek" dedi.
Jin " dalga geçme başladı yine manyak çiçek yollamaya ne yapacağım ben" dedi.
Taehyung" lalenin anlamı neymiş ben bilmiyorum merak ettim" dedi
Jin " özür dilerim demek "diye açıkladı Taehyung " yaaa bence çok tatlı affetmelisin bence " dedi.
Jin telefonunu aldı Namjoon'u aradı
+Alo
- Namjoon merhaba öncelikle çiçekler için teşekkür ederim çok güzeller
+Beğenmene sevindim günlerdir çiçeklerin anlamlarını araştırıyorum
- evet çok güzel ama bir daha gönderme lütfen benim seni affetmemi sağlayacak bir çiçeği tanrı henüz yaratmadı
+Peki anladım çiçek elendi elimde kocaman bir liste var daha bir sürü madde var mutlaka içinden birini seveceksin
- peki sen bilirsin
Jin telefonu kapatıp masaya fırlattı "deli işte, bu ilk maddeymiş liste yapmış manyak" Taehyung güldü en sonunda kafayı yedirttin yazık oldu deltaya sen yüzyılda bir dünyaya gel 148 IQ olsun ve bu hallere düş yazık diye dalga geçti.
Jin omuz silkti derken kapı çaldı sehun elinde bir paketle gedi Jin'e uzattı Jin anladım dedi paketi alıp açtı kocaman kadife bir kutu çikolata vardı birini alıp ağzına attı Taehyunga uzattı Taehyung aslında vazgeçtim barışmayın siz ,"bak ne güzel çikolata yiyoruz" dedi. Jin "işin gücün dalga gecmek değilmi " dedi paketi sehuna uzattı sende al kalanını da sokakta gelip geçene dağıt dedi.sehun tamam diyerek çıktı.
Bir süre sonra telefonu çaldı Namjoon arıyordu
- alo
+Çikolataları beğenmedinmi? hangi tür seviyorsan söyle onu göndereyim
- hiç beğenmedim bayat gibiydi hem marketten çikolata alarak affedilmeyi beklemekte sana hiç yakışmıyor
+ Tamam diğer maddeye geçelim o halde
- bu listeyi kim hazırladı çok klişe ilk okul çocuğu yapsa daha yaratıcı olabilirdi.
Namjoon birşey demeden telefonu kapattı Jin eğlenmeye başlamıştı.
Akşama kadar bir daha gelen giden olmadı akşam Jin ve Taehyung yemekten sonra havuz başındaki şezlonglara uzanmışlar yıldızları izliyorlardı.
Jin eliyle gökyüzününde bir yeri işaret ederek "bak şu parlak olan kutup yıldızı" dedi.
Taehyung "kutup yıldızı ne zaman güneye taşındı " acaba diyerek dalga geçti ikili gülüp eğlenirken birden bir patlama sesi duyuldu Jin korkudan çığlık atmıştı sonra renkli ışıklar belirdi "tanrım havai fişek miş " dedi.
Taehyung uzunca bir süre havai fişekleri izlediler bir süre sonra nihayet gökyüzü eski karanlığına , gecede eski sessizliğine kavuştuğunda Jin derin bir iç çekti neyse yatalım mı artık.
Jin odasına geçtiğinde Namjoon'u aradı ama telefonu kapalıydı demekki onunla bir alakası yoktu belkide yakınlarda bir etkinlik vardı onun için atılmıştı havai fişekler Jin birazcık bozulduğunu hissetti neyse diyip yatağına girdi yorucu nir gündü tam uykuya dalmıştıki telefonu çaldı
+Alo
- havai fişekleri beğendinmi yıldızları daha rahat gör diye senin için yaptım
+ Hayır çok gürültülüydü başım ağrıdı
- bir dakika bahçeye gelirmisin sana bir hediyem var
+ Uyuyacağım gelemem
- lütfen sadece bir dakika seni göreyim lütfen
+ Tamam ama bir dakika
Jin oflayarak yatağından çıktı ayaklarını sürüyerek bahçeye çıktı karşısındaki görüntü birazcık uykusunun bölünmesine değerdi Namjoon elinde bu bir paketle elektrik direğne yaslanmış gülümseyerek ona bakıyordu

Jin'in omegası birden ayaklandı "deltammm"dedi.Jin sus karışma sen deltammış gördük deltanı yüz verdiğin an bizi eve kapatır esir eder omega "olur kapatsın bizi eve kapatsın" dedi. Jin sen nasıl terbiyesiz birşey oldun böyle bak sakın feromon falan salgılayayım deme bastıcıyı çakarım haberin olsun dedi.
Namjoona yaklaştı" evet dedi seni dinliyorum hem telefonun neden kapalıydı"
Namjoon " demek beni aradın uçaktaydım o yüzden " dedi.
Jin cevap vermedi Namjoon elindeki küçük paketi Jin'e uzattı "Çin'e gittim sana bunları almak için"dedi Jin paketi aldı bu nedir dedi.
Namjoon "Çin'de bir mochi ustası var sen seviyorsun diye gittim başında bekledim taze yaptırdım aldım geldim marketten değil yani" dedi çikolataya gönderme yaparak.
Jin "gerçekten mi sadece benim içinmi Çin'e gittin"
Namjoon" evet ne olmuş çilekli mochileri seviyorsun diye ama ben tüm çeşitlernden aldım" dedi.
Jin teşekkür ederim dedi çok mutlu olmuştu Namjoon onun için sadece o mochi seviyor diye o kadar uğraşmıştı ama yinede bu onu affetmesini gerektirmezdi değilmi?
Jin "istersen gel sana bir kahve ikram edeyim" dedi
Namjoon sevinçle gözlerinin içi parladı "bu beni affettiğin anlamına mı geliyor" diye sordu Jin cevap vermedi "beni affettiğini söyle öyle gelirim" dedi
Jin" sen bilirsin, o zaman sana iyi geceler" dedi arkasını dönüp eve girdi.
Namjoon Jin'in arkasından koşturarak "tamam dur geldim kahvem sade olsun " dedi ama Jin "sana iyi geceleeeeer "diyip el sallayarak kapıyı yüzüne kapattı.