Deltam demişti evet Jin gelmiş onun için gelmiş ve ona deltam demişti bu tek bir kelime Namjoon'a herşeyi yaptırabilir di Jin ne derse yapmaya hazırdı komutanından emir bekleyen bir asker gibi Jin'den bir emir bekliyordu Jin ona dönüp "burda koridordamı duracağız" dedi Namjoon için Jin yanında olunca mekanın önemi yoktu ama "ahhh afedersin gel odama geçelim"dedi arkasındaki kapıyı açıp Jin'e yol verdi.
Jin ilk kez gördüğü odayı şöyle bir inceledi şıktı demekki Namjoon zevkli bir adamdı benim yanımada böyle bir adam yakışır diye düşündü çok şık bir çalışma masası önünde iki deri koltuk odanın diğer tarafında siyah renkli bir oturma grubu karşısında haber kanalının açık olduğu bir TV vardı güzeldi beğenmişti sonra gözü çalışma masasının üstünde duran saksıya ilişti " aman tanrım Namjoon inanamıyorum şunun güzelliğine bak bana geldiğinde olmadı yapamadım demiştin yanlışmı hatırlıyorum" dedi Namjoon başını eğdi yapamadım zaten çiçek açması gerekiyordu" dedi
Jin ama bu çiçek açmazki kimse sana kimse söylemedimi" diye sordu aslında herkes söylemişti ama Namjoon dinlememişti.
Namjoon" söylediler ama inanmadım yani bitki sonuçta işi bu çiçek açmak" dedi Jin göz devirdi gerçekten bitkilerden anlamıyor diye düşündü konuyu değiştirmeliydi "ofisin güzelmiş beğendim çok zevklisin" dedi Namjoon omegasından aldığı bu küçücük iltifatla bile göğsü kabarmıştı kendiyle gurur duydu " beğenmene sevindim"dedi Namjoon'un tüm dikkati Jin'in üzerindeydi ona ayak uyduruyordu o ne yaparsa onu yapardı Jin oturursa oturur oturmazsa oda ayakta beklerdi.
Jin masanın önündeki tekli koltuklardan birine oturdu "ee birşey ikram etmeyecek misin bana" dedi sesinde alay vardı ama Namjoon bu sözü çok ciddiye aldı "sen emret yeter ne istersin" diye sordu Jin biraz uğraşmak istiyordu çay kahve yada içecekler zaten bulunurdu ama delta uğraşsın istiyordu "çilekli mochi fena olmazdı" dedi Namjoon hemen Yoongi'yi aradı " mochi istiyoruz" diyip telefonu kapattı bir kaç dakika sonra kapı çaldı Yoongi elinde tepsiyle içeri girdi saygıyla eğildi tepsideki çeşit çeşit mochi olan tabağı sehpaya bıraktı yanına iki tatlı tabağı çatal bıçak peçete de koyarak afiyet olsun başka bir arzunuz varmı dedi Jin "teşekkürler Yoongi" dedi.
Jin neden Yoongi ile konuşmuştu ki hemde samimiydi Yoongi demişti ona bu samimiyet nerden geliyordu Namjoon Yoongi ile bu konuyu kibarca konuşmayı aklının köşesine not etti.
Jin bu arada mochiler ile aşk yaşamaya başlamıştı bile bir ısırık alıyor tatlı tatlı mırıltılar çıkararak yiyordu, Namjoon hayır bu kadar sevilecek ne var bunlarda altı üstü hamur ve çilek diye geçirdi içinden ne kadar güzel olabilir ki? aslında Namjoon, Jin sadece onu sevsin istiyordu evet şu an onu bir mochiden kıskanmıştı ama bu mochinin kadar zevk vermesi haksızlıktı kıskanmakta haklıydı.
Namjoon hayran hayran Jin'i izlerken " artık bana bir şans verecekmisin" dedi
Jin Elindeki mochiyi ağzına atıp " evet dedi verebilirim ama sırayla gitmeliyiz önce arkadaş olmalıyız sonrasına bakarız" dedi.
Namjoon " bence biz dağ evinde o arkadaş kısmını geride bıraktık "dedi Jin'in onu öpmesine gönderme yaparak.
Jin" onu unutalım demiştik" dedi sinirle sürekli hatırlatması sinirini bozuyordu.
Namjoon " nasıl unutabilirim aklımdan hiç çıkmıyor ki"dedi gözleri jin'in dolgun dudaklarına takılmıştı.
Jin tehlikeyi sezip" neyse ben gideyim artık aslında sana bana kızgınlığım sırasında gönderdiğin kıyafetler ve yiyecekler için teşekkür etmek için gelmiştim çok işe yaradılar teşekkür ederim"dedi
Namjoon yine gururunun okşandığını hissediyordu" önemli değil deltan olarak görevimidi teşekküre gerek yok bundan sonra her zaman her konuda yardıma hazırım" dedi.
Jin ayağa kalktı" bunlar ne kadar uygunsuz sözler böyle" dedi yüzü utançtan kıpkırmızı olmuştu.
Namjoon " yardım etmenin nesi uygunsuz anlamadım aaaa ama sen başka yardımlardan bahsediyorsan hiç öyle bir şey düşünmemiştim sen çok yaramaz bir omegasın aklından neler geçiyor öyle"dedi hep Jin mi onunla uğraşacaktı ayrıca utanıncada çok tatlı görünüyordu Namjoon bir ömür onunla uğraşanilirdi.
Jin "terbiyesiz delta "diyerek hışımla odadan çıktı koşar adım asansöre ilerledi burada daha fazla kalamazdı.
Jin asansöre binip düğmeye bastğında telefonu çaldı gıcık delta arıyo diye düşünürken arayanın modacı bay Jo-won olduğunu gördü şaşırmıştı acaba bir siparişim varmıydı diye düşündü bildiği kadarıyla yoktu telefonu açtı" bay Jo-won merhaba"dedi
Jo-won " merhaba Jin müsait misin rahatsız etmiyorum değilmi seninle bir konu konuşmak istiyorum moda evine gelebilir misin?"diye sordu.
Jin aslında biraz kafam dağılır iyi olur diye düşündü" tamam yarım saate orda olurum görüşürüz" diyerek telefonu kapattı.
Jin modaevine girdiğinde Taehyung'u görmeyi beklemiyordu Taehyung "sonunda gelebildin nerelerdeydin sabahtan beri seni arıyorum " dedi Jin arkadaşına sarılırken kulağına" deltaya gittim sonra anlatırım"diye fısıldadı.
Jo-won" evet size yaptığım teklifi düşündünüzmü hala cevap vermediniz" dedi.
Jin teklifi ciddiye bile almamıştı herkese söylenen sözlerdi ona göre ama karşısındaki adam son derece ciddi görünüyordu" aslında olabilir ama ne yapacağımı hiç bilmiyorum rezil olmayayım sonra" dedi
Taehyung" benim alfam kesinlikle izin vermez ben yapamam" dedi
Jin " ona ne oluyormuş seni böyle kısıtlamasına izin verme hayatına karışamaz" dedi.
Taehyung" bence sende yapmamalısın sonra başımıza neler gelir Tanrı bilir" dedi.
Jo-won "bence bir deneme yapalım beğenmezseniz devam etmeyiz ne dersiniz önümüzdeki hafta bir yardım gecesi var sadece bilet alanlar gelebilecek herkese acık değil defiledeki kıyafetlerde açık arttırmayla satılacak geliride kimsesiz çocuklar vakfına bağışlanacak sizin içinde uygunmu"dedi sonuçta yardım için yapılabilir diye düşündüler ve kabul ettiler.
Moda evinden çıktıklarında Taehyung "ben Yoongi'ye haber vereyim umarım çok kızmaz sende Namjoon'u ara sitesen"dedi.
Jin" o bana karışamaz hem o kim oluyorda bana karışacak" dedi
Diğer taraftan Namjoon Yoongi'den aldığı haberle sinirden deliye dönmüştü ne demek omegası mankenlik yapacaktı o podyumda yüreyecek alfalarda ağzının suyu akarak onu izleyeceklerdi öylemi bu kabul edilemezdi, buna engel olmalıydı ama nasıl omegayı kaçırsamıydı yine ama ne kadar saklayabilirdiki onu serbest kaldığında yine yapardı konuşsa yapma dese bu seferde inadına yapardı Jo-won'u öldürse evet bu çok mantıklı , o zaman sorun kökünden hallolurdu ama Jin anlarsa yine yüzüne bakmazdı offf dedi bu omega tanrı tarafından sabrını sınamak için yaratılmıştı ama bir yolunu bulacaktı kimse onun omegasını öyle izleyemezdi buna izin vermezdi.
Günler hızla geçmiş defile günü gelmişti Jin ve Taehyung erkenden kalkmışlar moda evinde hazırlanıyorlardı makyajları yapılırken
Jin" ortalık fazla sakin değilmi" diye sordu
Taehyung " saat daha çok erken akşam burada izdiham olacak baksana biletler satışa çıktığı anda tükenmiş Kore'nin en sansasyonel olayı olacak bu gece"dedi
Jin " bilmiyorum hiç gazeteci falanda yok bi terslik var gibi geliyor" dedi
Taehyung" bence sen delta şimdiye kadar birşey yapmadı diye huzursuzsun son anda bir olay çıkaracak diye korkuyorsun hadi itiraf et"dedi.
Aslında evet Namjoon'un bu kadar sessiz kalması hiç normal değildi zaten bir haftadır da ortalıklarda yoktu galiba işleri çok yoğundu buda Jin'in işine gelmişti.
Jo-won koşarak içeri girdi "başlıyoruz hazırmısınız"dedi
Jin " nasıl salon kalabalıkmı" diye sordu Jo-won cevap vermedi Jin'i duymamış gibi davrandı kesin bir aksilik vardı hadi ilk sen çıkıyorsun dedi Jin'nin kıyafetini son bir kez düzeltirken.
Jin podyuma çıkmak için yerini aldığında son ses müzik başladı salon tamamen karanlıktı hiç bir şey görünmüyordu.

Jin siyah takımı ve siyah gömleği ile göz kamaştırıcıydı ama bu karanlıkta görünebildiğinden bile emin değildi sadece müzik ve ışık şovları vardı Jin yürüyüşünü tamamladı açık arttırmanın başlaması için podyumun en ucunda durdu her manken yürüyüşünü yapıp podyumun ucunda duracak ve açık arttırma başlayacaktı ışıklar açıldığında gözlerine inanamadı salon bomboştu kimse yoktu peki okadar bileti kim almıştı sonra podyumun önünde bulunan deri koltukta oturan tek bir kişiyle gözleri kesişti

Evet yüzyılın deltası tüm haşmetiyle karşısındaydı gözlerinde sinir yoktu belki biraz kızgın bakıyor olabilirdi ama Jin, ona haber vermediği için bu kadarını normal kabul etti hala hayatta olduğu için kendini
şanslı saydı.
Namjoon karşısında duran afeti alkışlayarak "bir milyon won" dedi