Sincap Hyung kişisi grup ismini
"Dinnemi bulun!"
olarak değiştirdi.
Sincap Hyung
Dinnemi buldum!
(Görüldü 18.30)
ALO
(Görüldü 19.12)
Dirkimin rengini gördüm diyorum!
(Görüldü 19.32)
YA BANA BAKIN AŞIK OLDUM!
Köpüş Hyung
Ya sen buna kendin inandın mı
Vikvik Hyung
Tamda Dinne Tarihi dersini bize anlatan bebek ekmekten sonra hemde..
Biraz attın sanki
Sincap Hyung
YA SIZE DIYORUM!
DIRKIM PARILDADI!
IŞIL ISIL ETRAFI AYDINLATTI!
GÜNEŞ OLDUM BEN GUNES!
Bana inancınız sıfır sizin yazık.
Ben
Anlat hyung ben dinliyorum seni
Sincap Hyung
Sende olmasan varya bebek ekmeğim🥺
Köpüş Hyung
Bence seni başından savmak istedi
Ama
Yine de sen bilirsin tabi
Vikvik Hyung
Ha taktik!
Evet Ji seni dinliyoruz...
Sincap Hyung
Üsteki hiçbir mesajı görmedim. Anlatıyorum bakın iyi dinleyin beni.
Ben dersten sonra kütüphaneye gitmiştim
Ve
Köpüş Hyung
Size yalan olduğunu söylemiştim
Vikvik Hyung
Seni dinlemem gerekiyordu
Ben
Hyunglar bi dinleseydik
Belki gerçekten ders çalışmak istedi
Sincap Hyung
Jeongin hyungunu tanıyamamışsın
Siz iki salak da tanıyamamış
Evdeki küçük kardeşlerim çok gürültülü diye
Kitap okumak için kütüphanede kaldım
Vikvik Hyung
Ji sen tek çocuksun
Köpüş Hyung
Lix ben sana çeviri yapayım
Kafede,internette koca bulamadım
Ruhumun yarısı belki çalışkandır diye
Şansımı kütüphanede denedim
Sincap Hyung
Ve İSE YARADI
Rafların arasından çok yakışıklı mavi gözler gördüm.
Onlar da bana nazlı bakışlar attı
Ben ona iki cilve o bana beş mendil
DERKEN
Ben
Alarm sesini duydun Hyung
Köpüş Hyung
İşte beklediğim performans Jeongin
Sincap Hyung
Senden beklemezdim bebek ekmeğim
Sonrasında kalbim hızlandı ve ben hemen Dirkime baktım
Ama bakmama gerek kalmadan ışıltısını gördüm!
BEYAZ BEYAZ PARLIYORDU İKİ GOZUMUN ÇIÇEGI
Köpüş Hyung
Ya ben kaç saattir size ne diyorum
Yalanmış hepsi işte
Ben
Hyung nerden anladın yalan olduğunu
Bence bu sefer
Gerçekten buldu ruh eşini
Köpüş Hyung
Ya yok!
Birincisi kolundaki akıllı saatin ışığının yansımasını görmüş çünkü Felix onu arıyordu
Sincap Hyung
HOP HOP HOP
Birden fazla kez arasa Felix şuan karşımda değil başımın üstünde olurdu
Ne demek saat ışığı
Ben
Siz aynı odadamısınız Hyung
Köpüş Hyung
Sana dedim ya bebek ekmeğim
Yarına quiz var
Ben bu iki salağı çalıştırıcam
Sende gel diye
Vikvik Hyung
Biz Seungminlerin evinde toplandık
Ama Ji yok
Koca avındaymış pislik
Köpüş Hyung
Ben Felix'e dedim ki ara bi onu
Felix de bir kere aradı atmayınca benim dakikam değerli dedi
Benim de yeni bitmişti
Babamdan aramaya başladık bunu
20.seferde Felix Ji'nin evine gitmeye hazırlanırken
Bu salak mesaj attı gruba
Sincap Hyung
Ya o babanın numarası mıydı Seungmin...
Bende ödemediğim faturamı hatırlatmak için arıyorlar sanıp açmamıştım.
Hangi bestiemindi o numara söyle çabuk
Köpüş Hyung
Jin babamın
Sincap Hyung
Şimdi...Benim Dirkim...
GÜNEŞ GIBI parlamadı mı...
Vikvik Hyung
Hayır Ji
Seni güneş yapan bizdik
Köpüş Hyung
Ayrıca parladığı zaman hiç hissetmediğin bir duygu hissedeceksin salak
Ben
Jin senpai nasıl hissetmiş Hyung
Köpüş Hyung
Bu aralar Namu babama sinirli olduğu için
"Onu ilk gördüğümde Dirkim acıyla parladı! Mide bulantısı hissettim! Dedim herhalde hasta oluyorum. Mikrop vücudumda sandım. Ne bileyim tam karşımda olduğunu!"diyip duruyor
Vikvik Hyung
Onlar cidden harika anlaşıyor
Sincap Hyung
İşte idol çiftim
Köpüş Hyung
Eğer o sincap kıçını kaldırıp
5 dakika içinde evimde olmazsan
Felix'in brownilerinin hepsini
Jin babama veririm
(Sincap Hyung çevrimdışı)
Ben
HYUNG
Bende browni istiyorum🥺
Vikvik Hyung
Seninkileri akşam yapıcam bebek ekmeğim
Taze taze ye diye
Şimdi şu Köpüş bana hırlamadan
Gitsem iyi olur
***
"Bak sen! Dinneler yine buradalar. Okuma aşkı ile yanıp tutuşuyorlar!" dedi elindeki demir cetveli birkaç kez etrafında çeviren oğlan. Yanındaki kıkırdayarak "Canları pahasına okuyorlar!"diye bağırıp eline geçen ilk şeyi,sabunluğun kapağı, önündeki hafif kaslı oğlana doğru fırlattı.
Göğsüne çarpan kapak ile göz deviren Changbin bileğindeki bilekliği hafifce oynatıp parmaklarını kütletti. "Şahsen ben spor salonuna para vermemek için okula geliyorum" dediğinde cetvelli oğlanın kahkahasi tuvalet fayanslarına çarparak ilerledi. "Geçen senelerde aynı sözleri söyleyebilseydin şimdi o bilekliğe ihtiyaç duymazdın!"
Changbin tam sıktığı yumruğunu savuracağı anda Hyunjin onu omzundan tuttu. "Minho olmadan dövüş çıkarma.."dedi kısık olduğunu umduğu bir ses tonuyla. Ancak kapak fırlatan sarışın oğlan duymuş olacak ki "Elbette!" Diye bağırdı. "Bende diyorum ne eksik...Şu ibnenin kardeşi eksik."sözlerini tamamladığı anda yüzüne inen yumruk ile beyaz fayanslara doğru savruldu.
Changbin göz devirerek hâlâ yumruğunu sıkan arkadaşına "O benimdi" der gibi baktı. Cetvelli oğlan korkuyla geriye birkaç adım atsa da gerildi ve elindeki cetveli Hyunjin'e doğru savurdu. Son anda eğilen Hyunjin'i es geçen cetvel aynalardan birini parçalarken Changbin sıktığı yumruğunu oğlanın yüzüne geçirdi.
İki insan yerde yatarken kapı aralandı ve bıkmış bir surat ifadesiyle genç oğlan önce önündeki öfke toplarına ardından yerde burunlarından hafifce kan süzülürken acıyla inleyen ikiliye baktı.
"Birgün sizin arkanızı toplamayacağım ve o gün dünyanın en mutlu insanı olacağım" dedi bir anne edasıyla iki elini bel boşluklarına yerleştirirken.
Hyunjin sinsi bir surat ifadesiyle "Bizim arkamızı toplayarak bizi dünyanın en mutlu Dunneleri yapıyorsun ama! Bu sana yetmiyor mu?"diye sordu. Changbin yarım ağız bir sırıtışla arkadaşını onayladı ve tek insan dostları Yeonjun'un geçmesi için geriye çekildi.
Yeonjun cebinden özenle katlanmış beyaz mendilini çıkarıp yerdeki cam parçalarından birini eline aldı. İkilinin yanına diz çöktüğünde cetvelli olanın boynuna cam parçasını yaklaştırdı.
"Babam bu okulun en büyük bağışcısı. Bu ne demek biliyor musunuz?"diye sordu tok bir sesle. Önündekiler korkuyla kafalarını iki yana salladığında "Müdür kendi oğlunu bu okuldan atar ama beni atmaz demek. Ve bilin bakalım ben kendimle birlikte kimin de atılmasına izin vermem..." dediğinde oğlanın boynuna ince bir çizgi çizmişti bile. Cam parçasından mendiline doğru akan kanı yüzünü ekşiterek izledi Yeonjun. Ardından sinirle hem mendili hem de camı tuvaletlerden birinin önüne attı.
"Bu arkamdaki Dinnelerin..."diyerek ayağa kalktı. Hyunjin ve Changbin minnettarlıklarını göstererek gülümsediklerinde,Yenjun da yorgun bir şekilde gülümseyip "Minho kantinde..."dedi.
İkili tuvalet kapısını kapattıktan sonra yorgun gülümsemesi de suratından silindi. Hâlâ hayatı pahasına cetveli tutan oğlanın eline topuğuyla basıp cetveli kendi ellerine aldı. Birkaç kez avucuna vurarak hız testi yaptıktan sonra arkasını döndü.
"Birkaç gün önce...Bir Dinneyi öldüresiye dövmüşsünüz. İsmini biliyor musunuz?"
Tok sesi oğlanları titretirken duygusuz gözleri bulundukları yere çivilenmelerine sebep oluyordu. Boynundaki çiziği tutan oğlan kekeleyerek "Soobin! Bizim sınıf-" demeye çalışsa da sözlerini bitiremeden cetveli suratına indi.
Arkadaşının birkaç saniye içinde kanlar içinde kalan yüzünü gören sarı saçlı oğlan gözyaşları içerisinde Yeonjun'a baktı. "Lütfen...Acı bana..."dediğinde Yeonjun içindekileri dökmek istercesine cetveli yine bilmediği bir yere fırlatıp sarışın oğlanın suratını yumruklamaya başladı. Her kelimesi oğlana bilincini kaybettirecek derecede sert yumruklar ile geri dönüyordu.
"Siz Soobin'e acıdınız mı! O da size böyle yalvarırken siz durdunuz mu?! HAYIR! Onu hastanelik edene kadar durmadınız!"
Derin bir nedes alıp kan içindeki eline baktı ve son bir kez karşısındaki oğlana doğru savurdu. Sarışının bilinci kapanırken son duyduğu ses titrek ve ağlamaya hazır bir sesti.
"Ben..bende acımayacağım"
***
"Ya ben size demiyor muyum beni de bekleyin diye? Yeonjun gelmeden ikisini de dövseydik daha az hasarlı çıkarlardı o tuvaletten."dedi Minho bulamaca benzeyen yemeğini önünden iterken. Hyunjin gülümseyerek onun tabağını da önüne alıp "Yeonjun ne zaman birini dövdü ki?"diye sordu. Changbin ağzı dolu konuşan arkadaşına iğrenircesine bakarken "Yeni mi doğdun numara mı yapıyorsun?"diye sordu.
"O ikisi birkaç gün önce Soobin'i hastanelik etti." Dedi Minho kısa keserek. Hyunjin birkaç saniye yemeğini çiğnemeden düşündü ardından gözleri büyüdü. "YEONJUN'UN IZINLI OLDUĞU GUN" .
Yüksek çıkan sesi ile kantindeki tüm dinneler ona bakarken Minho sinirle birkaç peçete ile arkadaşının ağzını temizledi. İçinden ne kadar o peçeteleri ağzının içine sokmak gelse de kendini durdu ve Changbin gibi iğrenmiş bakışlarını yüzüne ilmek ilmek işledi.
"Hyung...Sana söylemedik ama benim içimde kalacak."dedi Hyunjin,son rezil oluşunun ardından masalarına dolan sessizliği bozarak. Changbin ne kadar arkadaşını dirseği ile dürtse de Hyunjin üzgün ve sinirle bir ifade ile Minho'ya döndü.
"Chan Hyung için...yine aynı şeyleri söylediler."dedi ve Changbin havada kalmış bu sözleri daha da açmak için hemen arkasından konuştu. "İbnenin kardeşi dediler senin için. Aslında ben söylememe taraftarıydım çünkü nasıl olsa Yeonjun onlara dünyanın kaç kıta olduğunu öğretecekti ama-" sözlerini Minho'nun masaya vurduğu kaşığın tok sesi kesti.
"Bu yüzden biz dinneler için 3 çeşit canlı vardır bu dünyada. 1.si insanlar...2.si bizler ve 3.sü..."
"Şanslarını sevdiklerimin zengin dinneleri."