İçeriğe geç

Müzik Kutusu

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Müzik Kutusu

Bölüm 2

Oyuna Başlangıç.

Tren gibi bir hayat, hızlı gelip geçer...

**********

Arkamdan biri bana 'Merhaba Işık' demişti sesi aynı Umut'a benziyordu fakat arkamı döndüğümde yok olmuştu. Hızlıca kalktım telefonumu almak için elimi cebime attığım an bir not.

Bir sürelik oyuna hoş geldin Işık Aydın:) Seninle çok eğleneceğiz. Bir süre sonra görüşürüz tatlı kız;)

Bir saniye. Ne demekti bu şimdi ya. En iyisi kimseye bir şey demeden bu gizemli kişiyi bulmam gerekir. Ama haftaya çocuklar gelecek of ya- ''Suprayyyysssss'' Yiğit'in sesi geldi kulağıma. ''Ya bak bir gi...'' arkamı döndüm ve karşımda Umut, Mutlu, Yiğit, annem ve babam vardı ''Bak ya bir süpriz yapalım dedik bana dediği lafa bak alındım, gücendim.'' gülümsedim. Mutlunun elinde balonlar vardı pembe siyah çizgili askılı bir tişört üstüne kot ceket almıştı. Muhtemelen bunu ona Yiğit vermişti çünkü erkekler için kot ceketi olduğu belliydi. Yiğit elinde hediyeler ve balon vardı. Kot pantolon beyaz tişört ve ceketsizdi. Umutta iste kot ceket pantolon ve dar kazak vardı. Onun elindeki pastada onlara attığım bir fotoğraf vardı. ''Ama siz... Bir daha ki hafta gelecektiniz.'' Umut hemen atladı. ''Annene anlattığını bize söyleyince Yiğit annene ulaştı biz zaten gelmiştik annenle ayarladık ve bugün karşına çıktık. Mutlu yıllar Işık...'' gözlerim dolmuş iki elimi ağzımda birleştirmiştim. ''O zaman şaka yapanda sendin. Off umut çok korkuttun.'' Umut şaşkınlıkla bana baktı ''Ne şakası? Biz sana bir şaka falan yapmadık Işık? Neyden bahsediyorsun.'' ne, o zaman kimdi o. ''Yaa ben şey, şaka yaptım hepinize teşekkür ederim ilk defa değerli olduğumu anlattırdınız bana...'' hepsine sarıldım sarılmamız bitince annem ve babama ardından pastanın başına geçtim. ''Dilek dile Işıkk'' Mutlunun dediğinden sonra bir dilek diledim ve mumları üfledim. Umut bana hayla ters bakıyordu şu koca 6 ayda beni en iyi tanıyan kişi olmuştu. Yalan söylediğim zaman hemen anlardı. ''O zaman ilk hediye benden '' dedi ve Yiğit arkamdan gelerek başka bir pastanın hepsini kafama yapıştırdı. Herkes hem şaşkın hem de gülüyordu. ''Yiğit!!!! Bittin olum sen'' diyerek onu havuza ittim. Yiğit bana kızıyor ben kızgın bir şekilde lavaboya gidiyordum. Arkamdan Umut geldiğine emindim. Kokusu bana kadar geliyordu. Kızlar lavabosuna girdim yüzümü yıkadım ve çıktım karşımdaydı. ''Bana n'olduğu hakkında çabuk bir şeyler söyle Işık. Neler oluyor?'' Ne diyecektim ben şimdi Umut'a ''Ya ben şaka yaptığımı söyledim. Daha ne diye bilirim Umut?'' Umut sinirlendi. ''Işık şu 6 ayda seni en iyi ben tanıdım. Bana yalan söyleme'' ''Ben sana yalan söylemiyorum Umut hadi gidelim yoksa seni sapık sanacaklar.'' Önden ilerlemeye başladığım sırada ' Bu konu burada kapanmadı' dediğini duydum. Annem babam dans ediyordu. Mutlu ile Yiğit kardeşlerdi. Onlar beraber dans ederken arkamdan gelen Umut ''Benimle dans eder misin doğum günü kızı?'' başımı olumluca salladım ve dans etmeye başladık.

**********

Gece bitmişti fakat bizde bitmiştik. Çok dans etmiştik ama değmişti. Hayla aklım o nottaydı. Kim yazmıştı ki bunu. Aklıma üvey annem geldi fakat o buradan taşınmıştı. Aklıma kimse gelmiyordu. Sabah 11 idi. Çok uyumuşum kahvaltı saati geçmişti. Annem eşyalımızı toplamıştı. Bende hemen hazırlandım dışarı çıktım. Bavulum elimde babamın yanına imdim. Babam bizim ve Umutların işlemlerini yapıyordu. Bugün nikah vardı. Saat 15.30'taydı nikah eve gidip hazırlanıp hemen çıkmamız gerekiyordu. Hazırlandım, güzel bir bordo renkli elbise giydim altına siyah topuklu ayakkabı ve küpe. Hafif bir makyaj yaptıktan sonra kapı çaldı. Gelen Mutluydu. "Oo hazırlanmışsın bende yardıma gelecek..." hemen lafına atladım. "Mutlu sana bir sır vereceğim" Mutlu anlamamıştı olumlu bir şekilde kafasını iki yana salladı. "Hani ben doğum günüm de siz süpriz yaparken Yiğit'e bir şey demiştim ve şaka olduğunu söylemiştim. O gerçekti. Umutun sesine benzeyen onun kokusu olan bir kadın mı adam mı bilemiyorum ama biri geldi. Hayır yani hiç düşmanımda yok, üvey annem desen oda gitti buralardan sence yani kim olabilir? " Mutlu sustu, şaşkınlık içinde bana bakıyor bende ona. Bir süre sustuk ta ki kapının altından gelen not ile ikimizde duraksadık. Mutlu gidip notu aldı ve bana verdi. Elim titriyor ne yapacağımı bilmiyordum. Notu titreyen ellerle açtım. Notta aynen şunlar yazıyordu;

Demek her şeyi Mutlucuna anlattın. Tamamdır bizde oyunumuzu biraz zorlaştırırız. Unutma Işık Aydın hiç ummadığın yerden geleceğim.

Ne demekti şimdi bu? Hiç ummadığım yerden derken. Her şey kafamı karıştırmıştı... Hemde çok fazla.Bilinmeyen Kişi

Her şey iyi gidiyordu. Işık oyunu kanmıştı. Fakat bir yandan içim içimi yiyordu. Çok üzülüyordum Işık'a. Ama bunu belli etmemem gerekirdi. Çünkü Aydın Ailesi baş düşmanımızdı. Neyse ki her şey yolunda her şey kötüye giderse... İşimiz de bitmiş demektir

Işık'ın Anlatımıyla

Düğün bitti her şey bitti ertesi sabah annemle babam balayına gitti. Çocuklarla ben tektik. Mutlu sağ ayağını sallıyor, eliyle oynuyor bir şeyler düşünüyordu. Yiğit ile Umut bu durumu fark etmişti. Yiğit hemen konuşmaya başladı:

"Biraz gezmeye mi çıksak? Hem hava alırız Cafeye gideriz. Ne dersiniz?" "Olur bence. Kızlar sizce?" ikimizde kafamızı salladıktan sonra çantamı alıp hemen çıktım. Kapıyı kilitledim ve kilidi çantama attım. Yiğit bizi disko gibi bir cafeye getirmişti. Herkes dans dans ediyordu. Bir ara Umut ortalıktan kaybolduğunu fark ettim. Yiğit'e sorduğumda 'Lavoboya gitti. Gelir birazdan' demişti. Aklımda hep şu vardı acaba kimdi? Beni yakından takip eden biriydiki tanıyordu beni. Umut geldi yanımıza oturdu. Olanlardan sonra telefonumu değiştirdim. Aynı zamanda hattımı bile değiştirdim. Bu bilgiyi vereceğim çünkü bu söyleyeceğim şey şu şekilde; Telefon numaramı buldular. Bunu Mutlu'ya söylediğimde şaşkınlıkla bana baktı. Mutlu, Yiğit ve Umut buraya taşınıyordu. Telefonumdan bir bildirim geldi. Girdiğim zaman o mesaj atmıştı. Bilinmeyen Kişi

Bilinmeyen Kişi

Yanlış sulardasın dikkat et kendine. Unutma ummadığın yerden vuracağım seni Işık Aydın. Dikkatli ol.

Cevap yazmadan duramazdın. Kendimi durdurmaya çalıştım. Mesajı Mutlu'ya gösterdim oda bana kafasını sallayarak yazma Işık diyerek yalvardı. Ama onu dinlemeycektim. Yazacaktım. Yazdım da;

Siz

Kendini bir şey sanma Bilinmeyen varlık. Elbet seni bir gün bulacağım, ve o gün sana cehennemi yaşatacağım. Unutma. Dikkatli ol:)

Bu mesajım da ona gönderme yapmıştım. Bana hemen mesaj yazmaya başladı. Aklıma bir şey geldi. Onu 'Bilinmeyen Varlık' diyerek kaydettim.

Bilinmeyen Varlık yazıyor...

yazıyor...

yazıyor...

Bilinmeyen Varlıktan bir bildirim

Bildirim sesi geldiği an ekrana kilitlendim.

Bilinmeyen Varlık

Hahaha. Çok korktum ufaklık. Şuanda izleniyorsun unutma. Her adımını sayıyorum dikkat et istersen.

Burada mıydı yani. Kafamı kaldırdığım da Umut'un bana baktığını gördüm. Neler oluyor? Anlamında başını bana salladı. Mutlu ortamın farkına vardı ve, "Iıı artık kalksak mı? Çünkü geç oluyor daha ev bulacağız değil mi?" "Bencede ev bakmaya başlayalım. Ben bir süre ailem ile kalacağım. Ardından yanınıza taşınacağım. O yüzden bir adet oda banada ayıracaksınız" Yiğit gülümsedi ve hesabı ödeyip çıktık oradan...

Bilinmeyen Kişi

Işık çok saftı. Etrafını görmüyordu, bu benim işime gelirdi. Hiç bir şeyi bilmemesi bana daha çok ümit veriyor. Her adımını takip ediyordum, zorundaydım. Patronumun yani dedemin amacı Işık değildi. Onun amacı Işık'ın babasıydı. Onu ilk kalbinden sevdiği kadını, şimdide hayatını adadığı kızından vuracaktı. Ama bu vuruş çok derin bir vuruş olacaktı. Ve bu vuruş Işık'ı öldürebilirdi. O yüzden onu yanındakilerinden şüphelenmeye teşebbüs ediyorum. Ama bu son da en çok vurulan Umut olacak. En çok...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.