İçeriğe geç

Mutsuz Son

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Mutsuz Son

Bölüm 2

Yeniden

Bir yaz akşamı,esen rüzgar ve kıyıya çarpan dalgalar.Buradayım.Seneler sonra yeniden.Yeniden kendimle bir başımayım uzun yıllar sonra.Oysaki hiç gelmek istememiştim buraya.Kalbimi sevdamı gömdüğüm bu şehir benim için hiçbir şey ifade etmiyordu artık.Yabancıydım bu şehire.Yabancıydım bu sokağa, bu insanlara, bu denize.Bir çocuğu varmış.Benimle kurduğu hayalleri bir bir o kadınla gerçekleştirmiş.Kalbim onun için atmayı bırakalı altı yıl oluyor.

Telefonumun çalmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım ve aramayı cevapladım.

"Efendim Layla."

"Arsen Hanım dediğiniz gibi Hayal yemeğini yedi fakat huzursuz sanki sürekli sizi soruyor ne zaman döneceksiniz?"

"Bitti işim burada bu gece uçağım.Rica etsem telefonu Hayale verir misin canım?"

"Tabiki Arsen Hanım veriyorum."

"Anne çok özledim seni."

"Ben de seni çok özledim bebişim.Biraz sabret olur mu yarın sabah uyandığında gelmiş olacağım birtanem."

"Gerçekten mi? Canım annem! Çabuk gel bir an önce hem biz sana Layla ile en sevdiğin çikolata parçacıklı kurabiyeler den yaptık bugün biliyor musun?"

"Öyle miiii? Sen varken onları yememe ne gerek var he tatlım benim."

Hayal'in kıkırdadığını duymak beni de gülümsetmişti.Ona sahip olduğum için çok şanslıydım.O benim bu dünyadaki her şeyimdi.Hayata yeniden sımsıkı tutulmamı sağlamıştı henüz küçücük bir bebekken.Onsuz ne yapardım bilemiyorum.

"Annecim şimdi kapatıyorum senin uyku vaktin geldi bile hemen dişlerini fırçalayıp doğru yatağa bakalım.Layla'yı üzmek yok tamam mı?"

"Okey mama!je t'aime plus que tout "

"moi aussi mon cher."

Telefonu kapatmamla yerimden kalkmam bir oldu birkaç saat sonra uçağım vardı ve asla kaçırmamam gerekiyordu.Küçük kızımı çok özlemiştim.Arkamı dönmemle fark ettim onu.Ağaca yaslanmış seyrediyordu.Kalbim korkuyla atmaya başlamıştı.Ne kadardır buradaydı.Kızımla konuşmalarımı duymuş olmasından endişe ediyordum.

Kaşlarım istemsizce çatılmıştı.Hızla çantamı aldım ve taksi çağırmak için yola doğru ilerlemeye başladım.

"Zümrüt! Bu kadar mı? Bunca sene sonra bir merhabayı bile hak etmiyor muyum sence?"

Duymamazlıktan gelerek hızımı arttırdım.

"Taksi!"

Şanslı günümdeydim taksi durmuştu. tam kapıyı açarken kolundan çekilmem bir oldu.

"Ne yapıyorsun sen!"

"Asıl sen ne yapıyorsun Zümrüt.Neyin peşindesin yine.Burada ne işin var?Sence de yaşanan onca şeyden sonra bunları sorması gereken ben değil miyim?"

"S-saçmalıyorsun şu an bırak acelem var."

"Konuşucaz hiçbir yere gidemezsin bu sefer! Ya dile kolay altı sene! Nerelerdeydin?Kiminleydin? Sence de bir açıklama hak etmiyor muyum?"

"Sen kime ne anlatıyorsun ya!Sen değil miydin beni kovan kapının önüne koyan acımasızca beni bir kerecik bile dinlemeden çek git diyen! Ne anlatıyorsun ya! Sen benim ne yaşadığımı biliyor musun? Nelere göğüs gerdiğimi!Bir başıma yaşadığım onlarca şeyi!Hiçbir şeyden haberin yok şimdi o çeneni kapa ve bir daha benimle muhattap bile olma,duydun mu beni?"

Sinirle ittirdim onu ve taksiye bindim.

"Sabiha Gökçen havalimanı."

"Tamam abla."

Ellerim titriyordu hâlâ.Hem sinir hem stresten.Ya duyduysa konuşmalarımızı düşüncesi dönüp duruyordu kafamda.Bunca sene sonra karşıma çıkması kaderin çirkin bir oyunu olmalıydı.Ama içimde ona dair nefret dışında hiçbir his yoktu.Bundan emindim.Zaten yaşattığı onca şeyden sonra olması imkansızdı.

Bir başıma kalmıştım yıllar önce.Bir kızım olacağını öğrenene kadar yalnız olduğumu sanıyordum.En kötü anımda öğrendim onun varlığını.Bir umut doğmuştu içime sanki.Uzun zaman sonra ilk defa gülümsediğimi hatırlıyorum.O gün her şeye yeniden başlamaya Karan ile yeni bir sayfa açmak için konuşmaya hazırdım ta ki bana acımasızca o sözleri söyleyene bir çöpmüşüm gibi davranana kadar.Daha da kötüsü ne biliyor musunuz? O gün gittigimde yanında olan kadın.En yakın arkadaşım olduğunu sandığım Sevda.Acımasızca tutmuştu ellerini.Bana onlarca kötü söz söylerken asla bırakmamıştı.Bu bana olan ihaneti,sözleri, aşağılamaları paramparça etmişti kalbimi.O beni bir kez bile dinlemedi.Zannımca sanıyorduki ona aşık Zümrüt affetmesi için yalvarır bırakıp gitmezdi.Benim için hiçbir şey kolay olmamıştı.Ailem yoktu, arkadaşlarım yoktu.Inanmamışlardı bana.Yalnızca karnımdaki bebeğim ve ben vardık.Fransa da yepyeni bir hayata başladık birlikte.Herkesten her şeyden uzak.Dile kolay altı yıl...Kızıma güzel bir hayat verebilmek için durmaksızın çalışmıştım.Mesleğim benim için kızımla birlikte sığınabileceğim bir liman olmuştu.Iste o zaman bir kez daha iyi ki dedim.Iyi ki babama karşı gelip okumuştum bu bölümü.Iyi ki aileme ya da gelecekti kocam olacağını sandığım adama bel bağlamamıştım.Buralara tırnaklarımla kazıyarak gelmiştim.Başarılarımı sonuna kadar hak ediyordum.Bugün de önemli bir iş adamının ameliyatı için gelmiştim buraya.Alanımın en iyi beyin cerrahıyım.Kendimi sürekli geliştirmenin ekmeğini yiyorum diyebiliriz.Hem iyi bir anne hem iyi bir doktor olmak için çok çalıştım ve başardım.Umudumu kaybetmedim sürekli çabaladım.

Uçağımın kalkmasına çok az kalmıştı.Çalan telefonumla elim çantama gitti.Arayan Mete Bey idi.Burada ameliyatını gerçekleştirdiğim Cevdet Bey'in oğlu.Teşekkür etmek için arıyordu muhtemelen.Aramasını cevapladım.

-Buyrun Mete Bey.

-Merhabalar Arsen Hanım.Nasılsınız?

-Iyiyim teşekkür ederim Mete Bey.Uçağımın kalkmasını bekliyorum.

-Ah hemen mi gidiyorsunuz?Ben bir süre daha kalırsınız diye düşünmüştüm sonuçta babam henüz hastaneden çıkmadı.

-Babanizin ameliyatı bekleninenden çok daha iyi geçti Mete Bey ama bildiğiniz gibi kolay bir ameliyat asla değildi.Şanslıyız ki en az benim kadar tecrübeli Serkan hocam da orda.Bana güvendiğiniz kadar ona da güvenebilirisiniz.Sizi temin ederim babanız bir haftaya bile kalmaz eski haline dönecektir.

-Orası öyle tabii.Babam size bu kadar güveniyorken benim güvenmemem söz konusu bile olamaz.Size ne kadar teşekkür etsek az. Aslına bakarsanız babamın sizinle konuşmamı istediği bir konu vardı.Daha doğrusu bir teklif.

-Mete Bey ben burada herhangi bir teklifi kabul edemem maalesef.Dönmem gerekli.

-Biliyorum Arsen Hanım ama bu teklif bence ilginizi çekecek eğer bize bir şans verirseniz sizle bu konuyu konuşmak için yalnızca 1 saat rica ediyorum.Eğer konuşmamızdan sonra olurda kabul etmezseniz uçağınız şirketimiz tarafından ayarlanacak hemen istediğiniz zaman.

-Mete B..

-Arsen Hanım lütfen kabul edin emin olun pişman olmayacaksınız.Ha bu arada kalacak yerinizde hazır.Zodiac Hotel Ekrem Bey sizi bekliyor.

Teklifi merak etmiştim.Burada çalışmak benim için olası değildi fakat belkide burada kalmamı gerektirmeyecek bir teklifti.Bu kadar ısrara bakılırsa bir hayli önemliydi durum.

-Yarın saat 9.00 uygun müdür sizin için?

-Tabiki uygun pişman olmayacaksınız.Yarın görüşmek üzere Arsen Hanım.

-Görüşürüz Mete Bey.

Telefonu kapattığımda kafam karışıktı.Kızım beni bekliyordu.Napıyordum böyle?

Pişman olmam bir şeyi değiştirmezdi.Hava limanından çıktım ve taksiyle otele gittim.

Kalacağım oda en iyisiydi.Mete Bey bonkör davranmıştı her zamanki gibi.30.kat en son kat ve iki büyük oda 1013 numara benimkisi.Kartı bastırıp girdiğimde karşılaştığım şey beni affallatmıştı.

Bölüm sonu

1 yorum