hayatı zor yaşayan ve çocukluğun dan beri zorluklar çekmiş bı çocuk sürekli kendisi olmak zorunda kalan bı yaşam hamgimizin başına gelmedi ki zaten sene iki bin on yedi mevsimlerden kış cocuk acele acele düğüne yetişmek için yuruyo karsisindan gelen kız oyle güzel ki gözü başka bişi gormuyo o an aşık oldu belki de kalbin de hissetti o duyguyu daha on yedi yasin da uzulecegini bilmeden yüzünde gülümseme oldu kader mi denir yoksa nasip mi bilinmez ama bir araya geliyorlar kız çok güzel çocuk ise kilolu bakımsız bir insandı ama kız da çocuğun kalbine vurulmustu kavga ediyolar tartisiyolar ayrılıyorlar ama kopamiyolar ki birbirlerin den artık askerlik vakti gelmişti ve çocuk sevdiğin den ayrılıp asker ocağına gitmek için otogara doğru yönelmişti tek soru vardı aklın da acaba bekler miydi çocuk askerde iken ayrıldılar en acı ayrılık uzakta olan ayriliktir evrim geçirmiştir bizim delikanli sorun da bu ya askerden döndü dönmesine barıştı barismasina ama artık kalbini seven kız mı vardi karşısında yoksa şeklini mi böyle böyle tam altı seneleri geçti birlikte ve en son ayrılığı yasadilar çocuk burda yaralandı bı daha kimi sevicem ben dedi Allah karşısına birini çıkardı onu onemseyen düşünen herşeyi göze alan birini ama o da fazla sürmedi çocuğun yaptığı büyük bı hata onu da sildi attı hayatın dan ve bizim delikanli bu sefer de ağır yaralan di aradan biraz zaman geçti kuzeniyle daha da çok yakınlaşmaya başladı ailesi çevresi herkes çok yakistiklarini evlenmeleri gerektiğini söyledi bir gün telefon çaldı ve şu cümleler döküldü ağzından kızın ben seni seviyorum ve seninle bir hayat kurmak istiyorum sen benim elimi tut önümüzde dağlar dursa farkeder mi dedi çocuk da aynı duyguları hissediyordu onu çok sevmisti çünkü onunla çocukluğu geçmişti gel zaman git zaman nişanlandılar bunlar herşey çok güzel giderken bı anda kavgalar başladı olay da bu ya zaten beraber buyudugun insanın herseyini biliyosun ve bazı şeyleri kaldiramiyosun eskiden olan şeyleri seninle yapmadığı zaman kalbin aciyo ve bu beynini kemiriyo kötü bı niyetin yok aslında sadece çok seviyosun ondan başkasını gözün gormuyo haya yapmaktan korkuyorsun çünkü eğer kaybedersen kaybettigin sevgili nisanli değil çocukluğun olucakti korkulan da olmuştu ayrilmislardi birbirlerine gelip gitmeden duramayan o iki insan birbirlerinden uzakta kalmışlardı cocuklugu bitmişti yani dedim ya delikanlı birinci de yaralı ikincide ağır yaralı üçüncü de ise çocukluğu ile birlikte toprağa verilmişti herşeyden vazgeçip cehenneme gel dese gidicek olan o çocuk artık yoktu her yerde yüz yüze gelinicek o iki genç birbirlerini çok iyi tanıyan çocuklarının geçtiği iki yabancı olmustu dotlar yüz çevirmiş sevdası kalbini parcalamisti agliyamiyo du cunku ona anlatılan erkekler ağlamaz olum du yalnis çünkü erkekler de ağlar ve seven erkek her haliyle kusurlarıyla sever elini tutumu bırakmaz milyonlarca yıldız arasindan birine tutulur ve o yıldızı parlatır sadece sevgi mutluluktur ask gülümseme içinde kıpır kipir eder bisiler ağzın kulaklarindadir bu kadar güzel bişi bı insanı nasıl mı öldürür çok sevgi yaralar çok değer ağır yaralar ve bu kadar cabaladiktan sonra hiç bişi görmemek ise öldürür .
