İçeriğe geç

Mutlu son.

Bölüm 15 · 1 dk okuma

Mutlu son.

Bölüm 15

Mutlu son.

NİLÜFER Küçük kız gökyüzüne bakarken zamanın sessizliğini hissetti; anılar, henüz yaşanmadan geçmiş gibi titriyordu. Her adımı hatırlamanın ve unutmanın ince çizgisinde yankılanıyordu; yolculuk başlamıştı ve mnemosyne'in gölgesi heryerdeydi Gözlerimi açtığımda gördüğüm tek şey karanlıktı. Ellerim soğuktan titriyordu ama garip bir şekilde kötü hissetmiyordum; nedense korkmuyordum. Ayağa kalkıp etrafıma baktığımda sudaki yansımam karşıma çıktı. Kocaman denizin ortasında, çiçeklerin ve yaprakların üzerinde yapayalnızdım. Dünya mı büyümüştü, yoksa ben mi küçülmüştüm, anlam veremiyordum. Önümde çok güzel, pembe ve kocaman bir çiçek yatak olmuştu bana. Ağaçların gölgeleri karanlıkta dans ediyordu; ama bu ışık nereden geliyordu? Ay yoktu; oysa annem gecenin ay olmadan da karanlıkta kalacağını söylemişti. Yalan mı söylemişti, yoksa bu da başka bir sır mıydı? Yüzebilir miydim acaba bu denize? Atlarsam yoksa derinlikleri beni boğar mıydı? Oturdum ve bana saniyeler gibi gelen yıllar geçti. Hiç kıpırdamadım yerimden; vücudumdaki değişimlerden anlayabiliyordum yaşımın büyüdüğünü. Su yüzeyinde ışık halkaları dans ediyordu, çiçeklerin yaprakları hafifçe titreşiyordu, sanki benimle konuşuyorlardı. Onca doğum günü kaçırıyordum. Hediyelerim ne olacaktı? Pastam? On yaşına gelmiş miydim yoksa… Ama henüz okumayı bilmiyordum; nasıl okula gidecektim? Denizin altından hafif bir rüzgar geçti, saçlarımı okşadı. Sanki derinlik bana bir sır fısıldıyordu, ama kelimeler kayıp, sadece bir his kalmıştı. Uzakta bana doğru süzülerek gelen bir ışık vardı. Masmavi parlıyor ve sanki beni yanına çağırıyordu. Ayağa kalktım. Elbiselerim ne zaman değişmişti? Üzerimdeki benekli tişört yerini çiçekli, beyaz bir elbiseye bırakmıştı. Uzun siyah saçlarımın dalgaları denizin hareketleriyle buluşuyordu sonunda. Beni çağıran ışığa doğru gidiyordum. Soğuk su tenimi yakıyor, ama her kulaçta daha canlı hissettmemi sağlıyordu. Işığım beni kolları açık bir şekilde karşıladı. Bir süre onu inceledim. Yoksa bir perimiydi? Bahçemizdeki yusufçuklara benziyordu; küçük ama ışıl ışıldı. Kulağıma, bir şarkının melodisi gibi gelen huzurlu sesiyle fısıldıyordu: "Marina uyan hadi güzelim."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.