Bu gün eğitim hayatımın son günüydü diplomalarımızı alıp arkadaşlarımla aylardır planladığımız orman tatilini gerçekleştirmemizinde ilk günü
Thomas:Luna hazır mısın çıkmamız gerekiyor artık geç kalırsak karanlıkta çadır kuramayız ve bil bakalım kim arabada bir gece geçirmek istemiyor!
Luna:Geliyorum Thomas.Ivy geldi mi?
Thomas:Arabada bizi bekliyor in artık şu merdivenlerden.
Luna:Geldim
Bu cevabı verirken bir yanda merdivenden aşağı iniyordum
Thomas:Sencede üstündekiler orman için fazla değil mi?
Luna:Ah Thomas her zaman her şey olabilir 5 senedir arkadaşız ve hâlâ alışamadın.
Thomas:Hadi Luna uzatmada çıkalım şu evden ama söylemeden geçemeyeceğim gerçekten güzel olmuşsun
kombin

Aramızdaki konuşma burda son buldu hızla dışarıya çıktık arabaya kadar aramızda bir konuşma geçmedi aynı sessizlikle arabaya bindik Ivy üzerime atlayıp sarılana kadar evet gerçekten rahatsız edici bir sessizlik vardı
IVY

Ivy:Aman Tanrım Luna biran hiç gelmeyeceksiniz sandım
Luna:Sakin ol Ivy tabi ki de bu tatili kaçıramazdım kaç aydır bu tatili planlıyoruz unuttun mu?
Ivy:Tabi ki unutmadım Luna ben bilemiyorum içimde değişik bir his var bence bu tatil diğerlerinden çok farklı olucak
Luna:Bende öyle hissediyorum
Thomas:Siz ciddi misiniz tatile çıkıyoruz rahat olun en fazla başımıza ne gelebilir ki
Ivy:Haklısın Thomas hadi tadını çıkaralım
Bunu söylerken arka koltuktan öne doğru eğildi müzik çalara bastığında ne yapmaya çalıştığını anlamıştım
Luna: Oh olamaz
Ivy:Hadi gençler biraz canlanın
2 saat sonra
ormana yaklaşmıştık çevreme bakınırken aniden kendimi çok mutlu ve huzurlu hissetmeye başladım nedenini anlamasamda bu mutluluğun kaynağının ne olduğunu merak etmiyor değildim içimden bir ses ormana koşmamı söylüyordu bu arabadan uzaklaşmamı o sese uymaya karar verdim
Luna:Thomas arabayı durdur yürüyerek orman içine girelim kamp kurmamız lazım hava kararıyor.
Thomas:Saçmalama Luna ormanın daha girişindeyiz nerdeyse 3 km yürümemiz gerekiyor
Ivy:Luna bir şey mi oldu
Luna:Bilmiyorum Ivy inmemiz lazım sadece daha da uzaklaşmadan
Thomas:Peki Luna iniyoruz ayağında ki o topuklu botlarla 3 km yürüyecek olan sensin sonuçta
Daha fazla kimse konuşmadı ortamda elle tutulabilecek bir gerginlik vardı ormanın derinliklerine girdikçe kalbim hızlanmaya nefes alış verişim hızlanmaya başladı ne yaptığıma anlam veremeden arkadaşlarımı bırakıp koşmaya başladım sanki bir şey aynı zamanda bana doğru yaklaşıyordu çok geçmeden bir şey değil bir şeyler olduğunu kavradım ortada bembeyaz büyük bir kurt vardı çevresindede bir sürü kurt beni görünce yere çöktü sanki acı çekiyor gibiydi o an vücudum benim değildi sadece o kurda sıkıca sarılıp acısını almak istiyordum koşarak kurdun yanına gittim onun gibi yere çöküp sıkıca sarıldım o sırada kalbimin üstünde bir esinti hissettim aynı zamandada boynumda keskin bir acı kurt sanki acımı hissetmiş gibi acı acı ulumaya başladı bayılmadan önce son gördüğüm gözler onun o mavi gözleriydi
MÜHÜR

Lunanın Boynundaki Acının Sebebi
