2. Bölüm: Zehirli Kadeh
Sultan Süleyman’ın dikkatini çekmeyi başaran ve Halvet gecesinin ardından dairesi değiştirilerek kendisine özel hizmetkarlar tahsis edilen Meylisuz, bir gecede Harem’in en hedefteki kadını haline gelir. Bu hızlı yükseliş, tahtın müstakbel varisinin annesi olan Baş Haseki Gülbahar Sultan’ı çılgına çevirir. İktidarını kaybetme korkusu yaşayan Gülbahar Sultan, sarayın derinliklerinde kök salmış sadık ağı ağları ve harem kalfalarıyla gizli bir ittifak kurar.
Meylisuz’u saf dışı bırakmak için ilk olarak dairesine zehirli bir engerek yılanı sızdırılır; ancak Meylisuz’un sadık cariyesi Zeynep’in dikkati sayesinde bu tuzak son anda fark edilir ve boşa çıkarılır. İlk hamlesinde başarısız olan Gülbahar Sultan, bu kez daha kesin ve acımasız bir plan hazırlar. Bu sırada devletin zirvesinde de sular durulmamaktadır. Sadrazam Ahmet Paşa ile Divan-ı Hümayun üyesi paşalar arasında bütçe ve ordu yönetimi üzerine sert bir nüfuz mücadelesi kızışır.
Sarayda iki tarafın da gövde gösterisi yapacağı, yabancı elçilerin de katıldığı büyük bir kabul ziyafeti tertip edilir. Gülbahar Sultan’ın emriyle Saray Mutfağı’ndaki bir aşçıbaşı satın alınır ve Meylisuz’a sunulacak şerbet kadehine yavaş etkili fakat öldürücü bir zehir damlatılır. Ancak ziyafetin en hareketli anında, kalfalar arasındaki bir dikkatsizlik ve kargaşa sonucu zehirli kadeh Meylisuz’un değil, Valide Sultan’ın en yakınındaki başdaire kalfasının eline geçer. Kadehi içen kalfanın Sultan’ın gözleri önünde kanlar içinde yere yığılmasıyla Taşlık bir anda çığlıklar, kılıç sesleri ve muhafızların bağrışlarıyla çalkalanır.