Carliana, on dört yaşında, gözleri deniz mavi ve saçları altın sarısı bir genç kızdı. Yunanistan’da, sevecen bir ailede büyüyerek, mutluluğun tadını çıkarıyordu. Kardeşleriyle arası çok iyiydi; özellikle annesini her şeyden çok severdi. Ancak bir gün, hayatı bir anda değişecekti. Saldırı zili çaldığında, kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. O an, neyin peşinde olduğunu henüz bilmiyordu, ama her şeyin sonu geliyordu. Osmanlı sarayına götürüldüğünde, kendini bir düşte gibi hissetti. Gözleri, muhteşem avizeler ve büyük saray odaları arasında dolaşıyor, her köşede yeni bir sır keşfetmek için can atıyordu. Kıvrak zekası ve meraklı ruhu, onu dershaneye kadar sürükledi. Keman dersleri alırken, melodilerin içinde kayboldu. Fakat Osmanlıca dersine katılmak istemedi; özgür ruhu, onu keşfe çıkmaya davet ediyordu. Bir gün, derslerin bitiminde, sarayın koridorlarında dolanırken, birkaç kapıdan geçip yanlışlıkla Sultan Mustafa’nın odasına girdi. Odanın içi, zarif ve gösterişli bir şekilde döşenmişti. Aniden, karanlık bir gölgede beliren Sultan Mustafa, Carliana’yı fark etti. “Kimsin sen?” diye sordu, sesi derin ve otoriterdi. Carliana, korku içinde olduğu için, yalandan bayılmış numarası yaparak yere düştü. Bu, belki de en büyük hata olabilirdi, ama sultan onu yakaladı. Göz göze geldiklerinde, Carliana bir an boşluğa düştü. Sultan Mustafa’nın bakışlarında bir şeyler vardı; merak, belki de bir parça anlayış. O an, zaman durdu. Carliana, kendini savunmasız hissetse de, içindeki cesaret, gözlerindeki ışıltıyla birleşti. Sultan Mustafa, Carliana’nın düşüşünü ve bayılma numarasını sorgularken, aslında bu genç kızın içinde yatan gücü fark etti. “Seninle ilgileneceğim,” dedi sultan, yumuşak bir sesle. “Ama önce gerçek kimliğini öğrenmeliyim.” Carliana, bu karşılaşmanın hayatında açacağı kapıları hayal dahi edemezken, Sultan Mustafa ile arasında belirsiz bir bağ oluştu. Bu yeni yaşam, onun için bir macera olacaktı. Sarayın sırları, onu bekliyordu. Ve bu sırların içinde, kendi hikayesini yazma fırsatını bulabilirdi. Kendine bir yol açmak için cesaretini topladı. İçinde bir şeyler kıpırdandı; belki de bu sarayda sadece bir mahkum değildi, belki de bir kahraman olabilirdi. Kendi hikayesini yazmak için harekete geçmeliydi. Ve bu, sadece başlangıçtı...
Bölüm 2
Karşılaşma
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.