Gün içinde, o Caner. Normal hayatı olan normal bir genç. Ama kimsenin bilmediği bir şey var. O da caner'in karşı konulamaz şehveti idi. Bu aşırı isteği ve aşk sendromu onu 500 tane harem kurmaya sürüklemişti. Bunların başında ise, Vincent Bishop geliyordu..
Caner bir iş görüşmesi için bir pizzacıya gider. Okuldan da yeni mezun olmuştu fakat kendi evini vb. Döşemek için daha fazla paraya ihtiyacı vardı. Ayrıca üniversite masrafları da az bir şey değildi. Freddy fazbear's pizza place de gece güvenliğinden sorumlu bir koruma olarak işe başladı. Fakat orada ilk aşkı ile karşılaşacaktı. Mor renkli, uzun boylu ve aval aval gülümseyen bu herif Vincent ya da purple guy'dan başkası değildi. Caner için o üzümlü keke benziyordu. Tabii görüntüsü üzüm gibi olduğu doğruydu. Ne tesadüftür ki, vincent da caner ile ilk karşılaşmasında ona bir üzümlü kek ikram etmişti. Halbuki vincent yakın zamanda caner'in çekici aurasından etkilenmiş olsa gerek ki, türlü türlü şeyşerin peşine düşmüştü. En sonunda ise caner'in ilerideki yıllarda da hep yaşayacağı, kaçırılması gerçekleşti. Tabii en sonunda birbirlerini sevdiler. Zaten caner de ona boş değildi.
Gel zaman git zaman, caner ile vincent in çocukları oldu bu sırada da evlenmişlerdi zaten. Uzun bir süre bir yastıkta ikisi kocamışlardı. Ne mutlu değil mi? Taki caner'in diğer kocası çıka gelene kadar..
