İçeriğe geç

MÜCEVHER DÜKKANI

Bölüm 1 · 2 dk okuma

MÜCEVHER DÜKKANI

Bölüm 1

Bölüm 1

Herşey annemle babamın boşanmasıyla başlamıştı. Annem hep bana onun yanında kalmamı söylerdi ancak sonu hiçte böyle olmamıştı. Babam beni alıp başka bir şehire yeni eşiyle tanıştırmaya karar verdi. Annem sadece beni 3 günlük gönderdiyordu.

Hava sağanak yağışlıydı ve bununla alakalı birçok haber vardı. Babam arabayı sürerken ben camdan dışarıyı seyrediyordum.Tabiki babam radyodan müzik değil haber dinliyordu.

Yağmur yollarda sıkışıklığa neden oldu.

Sayın sürücüler,lütfen seyahat ederken güvenliğinize dikkat edin.

Arkadaşlarım ise 3 günün sonunda beni planladıkları buluşmaya gelmem için ısrar ettiler.Ama beni ektiler.Birde okul başlamak üzere ve sınıf arkadaşlarımla tanışmama izin verilmiyor.Babam konuştu.

"Yeşim,annenden boşandığımdan beri, iki yılı aşkın bir süredir birbirimizi görmüyoruz. Edirneye gelirken annen sana ne söyledi?"

"Annem birkaç gün kalmamı ve yeni aileni tanımamı söyledi. Evlendiğin için benimle görüşmekten mi kaçındın baba?" Eliyle direksiyonu sıktı. Acaba yanlış bir şey mi söyledim.Konuyu değiştirmeye çalıştı.

"Teyzen ve ailesi iyi durumda.Ama yine de hatırlatmak isterim ki, bu annenin evinde kalmaya benzemez. Öfkene hakim ol. Sakın sorun çıkarma." O sırada cama bir domuz çizmiştim. Babam her zamanda olduğu gibi beni azarlıyor.

Bunları görmezden gelmek benimde hakkım.

"Sana diyorum."

"Beni duyuyormusun?" Kafamı çevirdim.Rüya gibide olsa babam bana domuz taklidi yapıyordu.Güldüm.Hey evet gamzelerimi seven bir aşığım.

Aslında gördüğüm cidden bir rüyaydı çünkü domuz veya taklit söz konusu bile değildi. Gördüğüm şey sadece ciddi bir yüz ifadesi.

Gülümsediğimi görünce sinirle önüne döndü. Acele ile cama yaptığım domuz resmini sildim. Daha fazla azarlanmak istemediğim için kulaklığımı taktım. Trafik aşırı derece tıkanmıştı. Gözlerimi cama doğru bakarak kapattım. Bir süre sonra açtım. Bu yağmurda bisiklet süren bir çocuk. Lanet olası hasta olucak. Yorulmuş olmalı ki bizim arabanın tam karşısında durdu. Bakış açımdaydı ve arkasına bağlamış olduğu bir tabela.

Aklımda tutmak için telefonumu açarak not aldım.

Not:Peyak Dükkanı

Sanırım mücevherciydi. Arka arabalardan biri korna basınca arkasına doğru döndü. Tam kafasını çeviricekken beni fark etti, göz göze geldik. Sadece 20 saniye boyunca bakıştık. Ben utanıp kafamı çevirdim, biraz sonra o da kafasını çevirdi. Babam kornaya basıyordu. Babamının başlı başınca salak tavırları. Yapacak bir şey yok.

Babama dikkatlice bakmaya başladı. Çapraz taraftaki araba ilerleyince babam aniden arabanın direksiyonu çevirip sağa doğru yöneldi. Babam tam gidicekken çocuk bir anda pedala bastı ve babamda frene basmak durumda kaldı. Çocuk aklında bir fikir varmış gibi görünüyordu. Sürüyor, sürüyor ve evet arabamızın önüne atladı. Babam frene yüklendi ve kafamı az kalsın koltuğa çarpıyordum. Drift atarak önümüzden geçti.

Böyle saçmalık olamaz.

Babam küfür savurmayı unutmadı. Çocuğun arkasından bakarak güldüm.

Artık babamın yeni eşiyle tanışmaya gelmişti. Masada oturup portakal suyu içiyorum. Eşinin adı Fatmaydı. Bana yemekleri tanıtıyordu. Sanki hiç bilmiyorum.

"Yeşim kızım bunlar garip yemekler sen bilmezsin."

Sonrasında babama doğru döndü. Fatma ablanında bir oğlu vardı. Ancak o bizimle yemek yemeyi tercih etmiyordu. Yan odada kesin hapur hupur yiyordur.

Aç köpek.

"Erdem de sınavı geçti biliyormusunuz?"

Babam bana baktı. Kaşını gözünü garip evrelere sokuyordu. Lise sondum ve babam benim kazanmamı söylüyordu.

Yoksa herşey bok olur. Bana bir oda yapmışlardı. Babamla Fatma abla bana gidip dinlenmemi söylediler.Aklıma birden not aldığım Peyak Dükkanı geldi.

Google amcandan biraz yardım alıyordum ve bir şey gördüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.