İçeriğe geç

Mr.Husband |tk|

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Mr.Husband |tk|

Bölüm 5

5

yine ve yine diyorum

dün 4 bölüm attım yabi bölüm atlamıs olabilirsiniz

bölüm atlamamaya dikkat edin lütfen

oy ve yorum görmek istiyorum

°•°

"Gir."

Kapıyı açmadan önce -tekrardan aşırı çekici patronuma karşı pot kırmamak adına- derin bir nefes alıp yutkunmuştum. İçeriye girdiğimde beni uzunca süzmüş ardından tekrardan önüne dönmüştü.

Aşırı ciddi bir insan.

Sürekli ciddi ve sinirli bir ifade ile görmüştüm tüm gün onu. Karakteri böyleydi demek ki. Ama yine de biraz ürkütücü. MAFYA GİBİ.

Ayy en sevdiğim!

"Beni çağırmışsınız Bay Kim."

Kafasını salladı ve bir bacağını diğerinin üzerine bir beyefendi gibi atarken ellerini oturduğu der koltuğun iki yanına açmış, karşısındaki koltuğa oturmamı işaret etmişti.

"Sizi buradaki asıl görevinizi belirtmek adına çağırdım."

Pür dikkat diyeceklerini izlerken oturan bedenimi saniyelerce süzmüş ardından önüne dönerek alt dudağını yalamıştı. Bu, biraz odanın sıcaklamasına neden olmuştu sanırım.

Geçen bir kaç saniyenin ardından elini pantolonun cebine atmış ve minik bir kutu ile çıkartmıştı. Kutuyu oturduğumuz iki deri koltuğun arasında duran siyah renk masaya koymuş ve yavaşça sürüklemişti.

Merak duygusu içimi yiyip bitirirken ona anlamsızca bakmıştım. O sırada gözüme aniden çarpan soğuk su ile sabahtan beridir hiç su içmediğimi fark etmiştim. Biraz daha içmesem geberecektim.

Elimi suya götürdüm ve masadaki bardağa götürürken doldurup dudaklarıma yerleştirdim. O sırada Bay Kim, kutuyu açmış ve önümde bırakmıştı. İçindekini gördüğümde yüzümde oluşan dehşet ile kaşlarım çatıldı.

İlk kez ufak da olsa gülümsedi.

"Evlen benimle Jeon Jeonggu-"

Sözünü kesen etken, suratına püskürttüğüm bir ağız dolusu soğuk suydu. Suratındaki ıslaklıkla gözlerini kapatmış ve takımındaki mendil ile yüzünü silmişti. O sırada sanki 'ne diyeceğimi bilemiyorum...' der gibi yutkunmuştu.

Rezilsin Jeon Jeongguk! Fil gibi su püskürttün be! Rezil! Kepaze!!

"B-Ben çok özür dilerim, Bay Kim. Siz bir anda öyle söyleyince...be-ben şey ettim."

Dilini ağzının içinde gezdirdi ve burnunu çekti. Ardından ise tekrardan gözlerime dikti ciddi bakışlarını.

Evet. Sıçtığımı hissedebiliyorum.

"Evlenmeliyiz Bay Jeon. Sizi işe almamın sebebi bu."

"Ne?!"

LAN NE EVLİLİĞİ NE DİYORSUN BE ADAM?!?!

Gözlerim fıldır fıldır olduğunda yutkundum tam olarak idrak edebilmek amacıyla.

"Anlayamıyorum Bay Kim. Açıklar mısınız?"

Dosyaları toparlayıp masaya vurdu ve ardından bana uzattı. O kadar ciddiydi ki...nedensizce gerizekalı gibi gülesim geliyordu. Off ya ciddi ortamlarda hep gülüyordum.

"Tüm detaylar burada. İyice okuyun."

Ayaklandı ve yanıma doğru yaklaştı. Aramızda bir kaç adım varken saçlarını geriye doğru atarak konuşmasına devam etti.

"Bu evlilik sadece iş üzerinde Bay Jeon. Dediğim gibi sadece iş. Karşılığını en iyi şekilde alacaksınız."

Kravatını düzeltti.

Nedensizce tam da o anda tamamen kendime gelmiş, artık konuşmanın zamanı olduğunu anlamıştım. Tamam belki aşırı seksi, aşırı zengin, aşırı fit ve aşırı karizmatik olabilirdi ama bu onunla pat diye evlenebileceğim anlamına gelmiyordu.

ANAMA NE DİCEM BEN!

Yutkundum.

"Kusuruma bakmayın Bay Kim. Ama ben sizinle evlenemem."

Bir kaşını havaya kaldırdı ve kafasını yana yatırdı.

"Sebep?"

Gözlerimi kaçırdım onun o hâlini görünce. Nedensizce altımda bir şişlik hissetmiştim. Tanıdık bir şişlik...

"Ben...aşk evliliği yapmak istiyorum!"

Niye bağlıyorsun gerizekalı?

Güldü alayla. Ardından kafasını sallayıp bir kaç adım attı bedenime doğru. Ellerini cebine atmış, benim boyuma yaklaşmak adına öne doğru biraz eğilmişti.

Yapma be adam! Zor durumda bırakıyorsun.

"Aşk diye bir şey yoktur Bay Jeon. Eğer bahsettiğiniz..."

Durdu ve ardından bana biraz daha yaklaşarak dudaklarıma bir buse kondurdu. Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı o anda.

LAN NOLUYO?!?!?!?

Kısa süren bu minik öpücüğün ardından tekrardan ayrıldı ve eski hâline geldi. Sözlerine devam etti.

"Buysa... Aşk yaşayabiliriz. Ama bahsettiğiniz aşkın bundan ibaret olduğunu zannetmiyorum."

Gözlerimi dehşet bakışlarından arındırıp kendim geldim. Bir adım geriye attım.

"S-Siz ne yapıyorsunuz...?"

Daha konuşmasına bile fırsat vermeden daha fazla bu ortamda bulunmamak adına dosyaları alıp kapıya yöneldim. Bu yaptığı resmen tacize girerdi. İki taraflı da yaşanabilirdi ama bir anda bunu yapmadı doğru DEĞİL!

Tam kapı kulpunu kavradığım sırada arkamdan duyduğum ses ile duraksadım. Zira o dudaklardan, şu zamana kadar hayatımdaki en sevdiğim şeyin ismi dökülmüştü;

"Aylık 10.000.000 won."

Tabi ki de para.

Gülümseyerek arkamı döndüm ve masasının karşısındaki koltuğa yerleştim. O bana anlamsızca bakarken dosyaları sehpaya bıraktım. Gülümseyen yüzümü onun 'zengin' bedenine döndürdüm.

"Eee ne zaman evleniyoruz?"

.

.

.

Kararlılıkda da Jeon Jeongguk. Parayı da hic sevmez✌️

Bölüm sonu

12 yorum