İçeriğe geç

Mr.Husband |tk|

Bölüm 22 · 4 dk okuma

Mr.Husband |tk|

Bölüm 22

22

"Artık ağlamayı keser misin Jeongguk?"

Seokjin hyung yarım saatimi alan ağlamalarıma karşı sonunda ters bir tepki vermişti. Göz devirmesine ve onları ne kadar sıktığımı bilmeme rağmen ağlamamamı durduramamıştım.

"Bu kadarı da... bu kadarı da fazla hyung. Artık dayanamıyorum, anlıyor musun?"

Dudaklarını büzdü sıkkınlıkla.

"Ne diye bu kadar abarttın ki?"

Hoseok'a karşı ağlıyor olmama rağmen göz devirmiştim. Ellerimle gözlerimi silerken sonunda oturduğum zeminden kalkarak ona doğruldum.

"Biletler sahte çıktı Heo! Pis Yeonjun beni dolandırdı!! Taehyung'a rezil oldum..."

Ağlamam son sözlerimle daha da şiddetlenmişti.

Jimin ise hâlâ gülüyordu.

Çok komik salak!!

"İkisi de mi sahteymiş?"

Kafamı salladım.

Rezillikten Taehyung'un yanından kaçıp ayaklarımı götüme vura vura koşturarak kapısına dayandığım arkadaşlarım benimle hâlâ dalga geçmeye devam ederken, önünde bulunduğum ev kapısının kulağıma dolan zil sesiyle irkildim.

Hoseok kapıya doğru yönelmiş, delikten baktıktan sonra Seokjin'in "Kimmiş?" sorusu ile bize döndü.

Bana doğru Chucky bakışı atarak imayla gözlerini büyüttü. Bastırdı kelimelerini.

"Halamın oğlu."

Tekrardan kesik kesik ağlamaya başlamıştım. O elini kapı kulpuna uzatırken zar zor elimle paçasını kavradım. Bana doğru küçümseyici bir bakış attı.

"Hoseok! Açma kapıyı."

Bilmem der gibi dudağını büzdü.

"Hmm...sebep?"

Daha fazla rezil olamazdım.

Adamı konsere çağırdım. Biletleri ben alayım dedi. Gerek yok bende var dedim. VIP bilet dedim bir de utanmadan!!! Konserde biletleri gösterirken sahte olduğunu öğrendim. Daha açıklama yapamadan kaçtım.

YÜZÜM YOK ARTIK! Karşısına çıkamam Heo, anlasana... Benim bu dünyadan silinmem gerekiyor.

Ben bir sebep veremeyince kulpu olabildiğince yavaş şekilde aşağıya indirdi. O kapının açılma eylemimin gerçekleşme süresi zarfında o bir kaç salisede Survivor Turabi misali koşmuştum eski odama doğru.

Şimdi Hyunjin piçine verdiklerini unuturken...

İçeriye pat diye girdim ve kapıyı kapatıp kilitlerken sırtımı kapıya yasladım. Kilidi alıp her ne kadar öğrendiğinizde şaşırsanız da aklıma gelen ilk şeyi yaptım.

Derin bir nefes verirken gördüğüm manzara ile yüzümü ekşitmiştim.

Hyunjin ve... bizim Felix? Ne alaka lan?

Çalışma masasında bir şey üzerine çalışıyor gibilerdi. Ders kitapları ile yüzüm anlamsız bir hâl almıştı. Zira hayatımda ilk defa 20 yıllık kuzenimi bir insan ile aynı karede görüyordum.

Onlar bana anlamsız bir bakış atarken karşılıklı süren ölüm sessizliğini durduran arkamdaki hızla tıklanan kapıydı. Ağzımdan 'Hİİİ!' diyhe bir çığlık duyulurken hızla kapıdan ayrılarak ikilinin bulunduğu çalışma masasının altına yerleştim.

Onlar bana hâlâ tren görmüş inek gibi bakarken ben ise önümdeki 4 bacak arasından kapıya odaklıydım. Kulp aşağıya indirilmiş ama kilitli olduğundan açılmamıştı.

"Güzelim kapıyı açar mısın?"

"Açamaz! Jeongguk yok burda!"

Bunu söyleyenin bahsi geçen Jeongguk'un ta kendisi olması dışında bir sorun yoktu. O sırada utancımdan bacaklarına sarıldığım kuzenim yeni aydınlanmış olacak ki bana doğru eğildi.

"Yine ne yaptın sen?"

Utanç göz yaşları dökerken bacağını biraz daha kavradım.

"Valla bu sefer ben bir şey yapmadım. Hepsi o Yeonjun'un suçu."

Hyunjin tam konuşacağı sırada içeriden duyulan ses ile üçümüz de oraya döndük. Benim -odanın dışındaki- backstabber arkadaşıma.

"Enişte, yedek anahtarı getirdim sana!"

Hain Jimin!!!!!

Anahtarı kilide yerleştirilirken duyduğum kilit açılma sesi ile iki bacağa biraz daha tutundum. Resmen kapının hemen karşısındaki masanın altında görünmem çok düşük bir ihtimaldi ama yine de saklanmaya çalışıyordum.

Kapıyı açtı ve içeriyi süzdü.

İkiliye baktıktan sonra üzerimde hissettiğim hareketlilik ile Felix'e baktım. Eliyle 'aşağıda' diye gösteriyordu hain.

Taehyung aşağıya doğru eğildi ve iki bacak arasındaki yüzüme doğru baktı. Ona bakmamak adına bacakların yanından geçirdiğim ellilerimi yüzüme kapatmıştım.

Güldü beni daha da utandırırken.

Biletlere VIP demesem çok iyi olacaktı...

"Ne yapıyorsun orada?"

"Burada değilim ben, diğer odaya bak sen." dedim sessizce. Zaten dudaklarımı örten elimden dolayı çok da fazla duyulmuyordu dediklerim.

"Neden kaçıyorsun, hayatım?"

Hayatım diyen dilini...

Parmaklarımın arasından minik bir boşluk bıraktım.

"Çok rezilim."

Elini yanağıma götürdü. Yanağımdaki elimi indirdi.

"Değilsin."

"Öyleyim."

Artık bu anların kendi bacaklarının arasında yaşanmasından sıkılmış olduğunu düşündüğüm ikili aynı anda ayrılmış ve beni sap gibi ortada bırakmışlardı. Bununla beraber fırsatı değerlendiren Taehyung, ben daha ne olup ne gittiğini bile anlamadan beni kucaklamış be ayaklanmıştı.

Elimi boynuna götürdüm refleksle. Bana kusa soluklu bir bakış atarken, bize bakan ikiliye döndü.

"Kusurumuza bakmayın, arada kaçıyor böyle."

Onlardan bir karşılık beklemeden odadan ve ardından evden çıktı. O süre zarfınca hiç konuşmamayı seçmiştim. Zira konuşursam saçmalayacak, daha da rezil olacaktım. Zengin arkadaşıma bir şey ısmarlamak isteyip, paramın olmadığını hatırlamam gibi bir şey yaşanmıştı sanki. Öyle bir utanç yaşamıştım.

Arabasının kapısını açıp beni oturturken kemerimi taktı. O sırada bedenime eğilen bedene karşı biraz daha kızarmıştım.

"Sürekli kaçacak mısın böyle?"

Bir cevap bile veremezken, o kemerimi bağlamış yanımdan ayrılarak kendi koltuğuna yerleşmişti.

"Sürekli kovalayacak mısın?"

Bana doğru döndü. Birbirimize bir kaç saniye öylece bakarken gülümsemişti.

"Evet..."

Ben de gülümsemiştim bu yanıtına karşı. Bu cevap beni rahatlatmıştı nedensizce. Çünkü üzerimden -gerçeklik payına emin olmasam da- bir yük kalkmıştı. Benden sıkılıp, terk edeceğine dair...

Arabanın anahtarını yerine yerleştirirken bir anda önümdeki torpidoya uzandı. İçini açarak bir kutu çıkarttı ve bana uzattı. Uzun siyah renk bir kutuydu.

Ona merakla baktım.

"Bu ne?"

Arabayı çalıştırırken bir yandan da sorumu cevaplamıştı.

"Önlem."

Kaşlarım havalandı.

"Ne için?"

Masum gülümsemesini bir anda her zamanki alışık olduğum arsız gülümsemesi alırken dudaklarını yaladı.

"Kaçmaman için."

.

.

.

Bir sonraki bölüm smut olabilir rahatsız olan okumasın

Bölüm sonu

1 yorum