İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 25 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 25

Şimdi

İyi Okumalar 🦋

__________

Vita arkasına bakmadan koşarken belinde hissettiği eller ile duraksamış ve sonrasında ise kendini korumanın omzunda bulmuştu. Hızlı koştuğunu zannediyordu ama anlaşılan yeterince hızlı değildi. Evin bahçesinden bile çıkamamıştı.

F: "Bırak!"

Felix ayaklarını ve kollarını ne kadar sallasa da koruma rahatlıkla evin kapısına geri taşımıştı küçük olanı. Kapıyı açtıktan sonra Felix'i içeri bırakmış ve kendisi de eve girdikten sonra kapıyı kapatıp kilitlemiş, anahtarı da cebine atmıştı.

"Patrona ulaşana kadar evden çıkamazsın"

Vita artık korumalara karşı çıkamayacağını anladığında kapının önünde yere oturmuş ve yüzünü avuçlarına gömerek ağlamaya başlamıştı.

Nefes alıyordu ama aldığı nefesler kalbine ulaşamıyordu. Derin nefes almaya çalışsa da ciğerleri yeterince dolmuyordu. Kalbi giderek daha çok daralıyordu.

Aklındaki senaryolar büyüdükçe hıçkırıkları da artıyordu. O Hyunjin'i çok seviyordu. Ama şimdi Hyunjin'in onu umursamadan bırakıp gittiğini hatırladıkça ölmek istiyordu.

F: "L-lütfen beni Hyunjin'e götürün"

Yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen Felix hala yerde ağlıyor ve aynı cümleleri tekrarlıyordu. Uzun boylu koruma derin bir nefes alarak kovulmayı kabullenerek kapıyı açmıştı.

"Kalk hadi gidelim"

Felix başını kaldırdığında kapının açık olduğunu görmüş ve korumanın ciddi olduğunu anlamıştı. Burnunu çektikten sonra elinin tersiyle gözlerindeki yaşları silmiş ve yerden destek alarak ayağa kalkmıştı.

Bahçeden çıktıktan sonra arabaya binerek yola koyulmuştular. Hava karanlık olduğu için gittikleri yol neresiydi tam seçilmiyordu ama uzun sürmüştü.

Saat çoktan gece yarısını geçmişti ve buna rağmen Felix o kadar tedirgindi ki gram uykusu yoktu. Hayal dünyasındaki senaryolar kurup onlara inanarak ağlamaya devam ediyordu.

Hyunjin'i seviyor ve ona fazlasıyla inanıyordu ama içindeki dargınlık hissi onu bir türlü rahat bırakmıyordu. Aynı Hyunjin'i yaralı bulduğu gün gibi hissediyordu...

Sonunda araba küçük yazlık evi modelinde olan bir evin bahçesine girdiğinde etrafına bakmıştı. Her yer ağaçtı sanki ormanın ortasındaymış gibi.

Bahçede küçük yuvarlak havuz vardı ve havuzun içinde ışıklar olduğu için bahçeyi aydınlatıyordu. Ev ise dışı kahverengi boyadan olduğu için sanki tatlı kulübe evler gibiydi.

Koruma arabadan inince Felix de hemen inmiş ve büyük bedenin arkasından onu takip etmişti. Uzun olan kapıyı iki kere tıklatmış biraz ara verdikten sonra bir kez daha tıklatmıştı.

Felix o kadar gergindi ki başının döndüğünü hissediyordu. Ya da bu kadar stres yüzünden gerçekten de başı dönüyordu.

Kapı açıldığında vita başını büyük bedenin arkasından çıkarmış ve eğilerek Hyunjin'e bakmıştı. Üzerinde sadece siyah bir şort vardı.

Hyunjin ise çoktan kimin geldiğini biliyordu...

"Efendim evde tutamıyorduk getirmek zorunda kaldık"

Felix yana doğru bir adım atarak korumanın arkasından çıkmış ve dolu gözleri ile Hyunjin'e bakmıştı. Delta'nın sert, sinirli surat ifadesi gözlerinin daha çok dolmasına neden oluyordu.

H: "Şimdi de geri götür"

Hyunjin Felix ile neredeyse hiç göz teması kurmamış ve lafını bitirdikten sonra da kapıyı kapatmıştı. Ama kapıyı kapatır kapatmaz cam kenarından küçük vitasını izlemişti.

Dolu gözlerinden ve kırmızı burnundan anlamıştı ne kadar üzüldüğünü. Hepsini telafi edecekti.

Felix, hareket etmediğinde koruma ellerini küçük olanın omuzlarına yerleştirmiş ve yürütmeye başlamıştı.

F: "Ben burada kalacağım"

"Artık emirlere karşı gelemem"

Koruma omzularda duran ellerini daha fazla sıkılaştırmış ve Felix'i zorlukla da olsa yürüterek arabaya doğru ilerletmişti. Küçük beden her ne kadar yürümemek için dirense de becerememişti.

Uzun olan kapıyı Felix için açtığında, Felix mahçup bir şekilde korumanın yüzüne bakmış ve hemen sonra tekrardan arkasına bakmadan eve doğru koşmaya başlamıştı.

Bu sefer elinden geldiğince hızlı koşmaya çalışıyordu çünkü peşinde olan korumanın fazlasıyla hızlı olduğunu biliyordu.

"Dur!"

Felix, kapıya yaklaşmasına az kaldığını gördüğünde daha hızlanmıştı. Bu sefer onu durduran şey yerde ayağına takılan kaldırım taşı olmuştu.

Hemen sonrasında ise kendisini dizleri üstünde yerde bulmuştu. Düşerken elleri ile destek almaya çalışsa da dizlerini betona çarpmış üstüne elinin içinin de yere çarpmasına neden olmuştu.

Gözleri dolmaya başladığında kıpırdamadan düştüğü pozisyonda kalmıştı. Canı yanıyordu ama buna neden olan düşmesi değildi. Deltasının onu umursamamasıydı.

H: "Gidebilirsin"

Hyunjin korumaya eli ile git işareti yaptığında adam sanki dünden razıymış gibi arabasına geri dönmüş ve beklemeden oradan uzaklaşmıştı.

Vita deltasının sesini duysa da olduğu pozisyonda kalmıştı. Ağlamak istiyordu ama sanki gözlerindeki yaşlar düşmemek için gözlerine tutunuyordu.

H: "Çok yaramazsın"

Hyunjin dizleri üstünde yerde duran bedeni dikkatli bir şekilde kolları arasına almış ve eve geri dönmüştü. Kapıyı kapatıp kilitledikten sonra kucağında kedi gibi dolu gözlerle kendisini izleyen vitasına dönmüştü.

F: "Yeji neyde çok iyi?"

Delta gülmemek için dudaklarını birbirine bastırmıştı. Şu an kucağındaki miniğinin kalbinin kırık olduğunu biliyordu ve onu üzmek, duygularını incitmek istemiyordu.

H: "Yeji dönem sonu bilançosu kontrolünde çok iyi"

Felix rahatlamanın verdiği etki ile dudaklarını büzerek sessizce ağlamaya başlamıştı. Gerçekten çok korkmuştu. Hele kapıda Hyunjin'in sert suratıyla karşılaştığında dünyası başına yıkılmıştı.

H: "Niye ağlıyor bebeğim"

Delta küçüğünün alnına kısa bir öpücük kondurmuştu.

F: "Dizlerim acıdı"

Hyunjin, Felix'in azıcık kanayan Dizlerine bakmıştı. Gerçekten hızlı koştuğu için sert düşmüştü.

Delta kucağındaki miniğini salondaki masanın üzerine oturtmuştu. Ev küçük bir yapıya sahip olduğu için salon ve mutfak birleşikti.

Hyunjin birkaç dolap aramasından sonra küçük bir kutu çıkarmış ve masanın üzerine bırakmıştı. Islak mendil ile küçük elleri sildikten sonra öpücükler kondurmuştu.

H: "Bir daha ben evden çıkma dediğimde beni dinle"

Felix umursamaz bir şekilde omuzlarını kaldırırken Hyunjin pamuğa iyot sürmüş ve dikkatlice küçük yaralara üfleyerek sürmeye başlamıştı.

Delta her dokunuşta üflediği için vitanın hiç canı yanmamıştı. Yarayı tamamen temzilediğine emin olduktan sonra küçük yara bandıyla hepsini kapatmış ve kutuyu kenara bıraktıktan sonra ağlamaktan kızaran gözlere bakmıştı büyük olan.

H: "Çok mu ağladın?"

Felix bu cümleye bile ağlaya bilirdi şu an öyle duygusaldı. Başını hızlı hızlı onaylar anlamda salladığında Hyunjin hemen bal yanaklara öpücük kondurmuştu.

F: "Başkasıy-"

H: "Böyle bir şeyin olmayacağını söylemiştim sana küçüğüm"

Delta vitanın konuşmasına izin vermeden açıklamıştı. Bebeğinin korktuğunu biliyordu. Biraz da kendisinde suç vardı. Ona haber vermeden evden ayrılmıştı telefonlarını açmamıştı.

Ama hepsini ona zarar vermemek için yapmıştı. Yıllar sonra ruta giriyordu ve kendini kontrol edememekten korkuyordu. Ki şu an da bu konuda zorlanıyordu.

Hyunjin kontrolünü dengede tutan birisi olmasaydı çoktan ortam karışmış olacaktı. Ama bu vitadan etkilenmiyor anlamına gelmiyordu. Şu an Felix için çıldırıyordu ama çıldıran tarafını baskılamak zorundaydı.

Felix kollarını Hyunjin'in boynuna dolamış ve masanın üzerinde öne doğru kayarak daha sıkı sarılmıştı deltasına.

Hyunjin içinde kopan fırtınaların dinmeyeceğimi, böyle giderse daha beter olacağını biliyordu. O yüzden hemen küçük bedene kısa bir sarılma vermiş ve sonra uzaklaşmıştı.

H: "Şimdi odaya gideceksin ve oradan çıkmayacaksın tamam mı?"

Delta vitanın yumuşak saçlarını okşarken konuşmuştu ama vitanın başını iki yana salladığını gördüğünde şaşırmadan da edememişti.

F: "Seninle kalmak istiyorum"

Bu sefer kollarını deltasının gövdesine sarmış ve sıkıca sarılmıştı. Heyecandan sesi titrese de cesaretli gözükmeye çalışıyordu.

F: "Ben dün geceye devam etmek istiyorum"

Hyunjin sesli bir şekilde yutkunmuştu. Etkilendiği için o kadar sert yutkunmuştu ki boğazı bile acımıştı. Uzun olan iki elini masanın kenarına yaslamış ve kendini kontrol etmek için masayı sıkmıştı.

H: "Ben de istiyorum bebeğim ama şimdi değil başka zaman tamam mı?"

Felix sarıldığı bedenden uzaklaşmış ve heyecandan parlayan gözlerini Hyunjin'in gözlerine dikmişti.

F: "Şimdi"

Hyunjin sıktığı tahta parçalarını parçalamak istercesine daha sert sıkmış ve masadaki bedene yaklaştırmıştı kendi bedenini.

H: "Şimdi yaparsak bayılana kadar durmam"

Felix titreyen kollarını kaldırmış ve Hyunjin'in boynuna dolamıştı. Tatlı feromonlarını yaymaya başladığında ise Hyunjin cevabını almıştı.

__________

Felix sen şimdi naneyi yemedin mi?

Gelecek bölüm zaman atlaması yapıp herkesin boşalmasını engellersem ne olur ki en fazla?

Bölüm sonu

15 yorum