İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 22 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 22

Pişmanlık

İyi okumalar 🦋

Öncelikle değerli zamanınızı ayırıp kitaplarımı okuduğunuz için ve beni desteklediğiniz için teşekkür ederim. Sizden ricam yazım yanlışları yaptığımda bana kibarca söylemeniz. Sizi rahatsız eden bir yanlış yapıyorsam bildirin düzeltir ve bir daha yapmam. Türkçem kusursuz bir şekilde yazabileceğim kadar gelişmedi...

__________

Hyunjin havlu ile saçlarını kurutarak banyodan çıkmış, terliklerini giyerek odanın içinde sessizce adımlayacakken yatakta oturan Felix'i farketmişti.

Yeni uyandığı için gözleri daha da kısılmıştı, dudakları şişmişti ve hareketli uyuduğu için sarı saçları dağılmıştı. Ayaklarını da bağdaş kurarak yatakta oturması onu daha minik ve tatlı yapıyordu.

H: "Bebeğim uyanmış"

Vita, uykulu bakışlarını deltaya çevirdiğinde tüm uykusu havada yayılan sigara dumanı gibi uçup gitmişti. Altında siyah bir eşofman vardı ve üstü tamamen çıplaktı. Islak siyah saçları dağılmıştı ve hala su damlıyordu.

Birlikte uyuduklarında her sabah bu manzara ile karşılaşacaksa küçük vita kendine özgü olan cenneti bulmuştu.

Felix'in bakışları kaslar yüzünden şiş olan iki göğskere ve arasına kaydı. Sonra ise vücudundan akan su damlasını takip etti ve yutkunarak bakışlarını Hyunjin'in gözlerine çıkardı. Biraz etkilendiğini çok mu belli etmişti?

Delta, aldığı istek dolu bakışlar yüzünden otuz iki diş sırıtarak elindeki havluyu koltuğa fırlatmış ve yatağın önünde durarak Vita'nın boyuna yetişebilmek için eğilmişti.

H: "Bakışlarınla yedin beni Lix"

Felix Hyunjin'in fısıltılı sesini kulağının dibinde duyduğunda irkilmiş ve anında nefesini tutmuştu. Çok yakınlardı ve bu küçük kalbi için hiç sağlıklı değildi.

Delta burnunu vita'nın boynuna gömmüş ve derin bir nefes çekmişti içine. Gece bu kokuyla uyumak sabah güne yine bebeğinin kokusuyla başlamak.. daha ne isteyebilirdi ki.

F: "Yarana bakıyordum ki ben"

Felix sonunda tuttuğu nefesini bırakmış ve yaklaşık bir saat önce ona söylenen cümlenin cevabını vermişti.

Hyunjin, Felix'in boynuna daha fazla gömmüştü suratını böylece sesi oldukça boğuk çıkıyordu.

H: "Gece söylediklerini tekrardan söyler misin küçüğüm"

Vita, gece deltaya sırnaşıp ona, onu sevdiğini söylediğini unutmuştu. Zaten boynunda deltanın sıcak nefeslerini hissetmek birazdan onu bayıltacaktı.

Felix, o kadar heyecanlanmıştı ki göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu, kalbinden haberi bile yoktu. Hyunjin'in dudaklarını boynunda hissetmesi ise titremesine neden olmuştu.

Yatakta olmasına rağmen düşecekmiş gibi hissettiği için Hyunjin'in kollarına tutunmuştu küçük elleri ile sıkıca.

Delta ise vitası üzerinde yarattığı etkinin çok güzel farkındaydı ve onu küçük öpücüklerle bile böyle titretmek hoşuna gidiyordu.

Hyunjin, beyaz teni dudakları arasına aldığında Felix inlememek ve daha fazla titrememek için kendini sıkmış ve bir elini Hyunjin'in boynuna sarmıştı.

F: "Hyunjin"

Delta dudakları arasına aldığı tene küçük bir öpücük kondurmuş ve geri çekilmişti.

H: "Cevabını bekliyorum"

Felix, artık kaçacak yolu olmadığını ve zaten kaçmak istemediğini bildiği için Hyunjin'in boynunda duran kolunu sıkılaştırmış ve deltasının dudaklarına seri bir öpücük bırakıp hemen geri çekilmişti.

F: "Seni Seviyorum"

Vita'nın aniden vücudu yataktan ayrıldığında otomatik olarak ayaklarını deltasının beline sarmış ve diğer elini de boynuna dolamıştı. Delta da vitasını tek hamlede rahatlıkla kucağına almıştı.

H: "Kahvaltıya inelim yoksa seni yiyeceğim"

Felix, gülümseyerek başını Hyunjin'in omzuna yaslamış ve ensesindeki ıslak saçlarla oynamıştı. Deltasının sıcak vücuduna yakın olmak ona iyi geliyordu. Ve bunu yeni anladığı için içten içe kendine kızmak istiyordu.

Bunca zaman boyunca kendini Hyunjin'den uzak tutacağına daha yakın olsaydı keşke. Buna bin pişmandı ama önemli olan artık sevdiği adamın kollarında olmasıydı.

F: "Hyunjin"

Hyunjin elini sıkıca kucağındaki bedenin sırtına sarmıştı dikkatli bir şekilde merdivenleri inerken.

H: "Efendim güzelim"

Felix aldığı iltifat ile kollarını sıkılaştırmış, biraz daha sokulmuştu Hyunjin'in boynuna. Her aldığı iltifat karşısında biraz daha küçülmek istiyordu küçük beden.

F: "Ben sana olan sevgimi hep ruh eşi yüzünden sakladım. Sadece aramızdaki bağ yüzünden seni sevdiğimi zannetmiştim"

Delta salona vardığında vitayı koltuğa bırakmış ve önünde diz çökerek yüzlerini aynı hizaya getirerek küçük elleri kendi ellerinin arasına almıştı.

Vita'nın bakışları hemen Hyunjin'in elleri içinde kaybolan kendi ellerine kaymıştı ve istemsizce gülümsemişti.

Delta küçük ellere birkaç tane sesli öpücük bırakmış ve vitanın tekrar kendisine bakmasını sağlamıştı.

H: "Kurtlarımız birbirini tanıyor. Bizim hisslerimiz tamamen kalbimizden geliyor bir tanem"

Felix, başını onaylar anlamda sallamıştı. Kurdu sadece Hyunjin'in kurdunu hissediyordu. Ama Hyunjine'e olan tüm sevgisi tamamen kalbinden geliyordu.

Onun yanında olduğunda boş olan kalbi doluyordu sanki. Mutluluktan hep zıplayası geliyordu. Sanki enerjisini harcamazsa mutluluk onu bayıltacakmış gibi oluyordu.

H: "Hadi kahvaltıya"

Masaya geçtiklerinde delta da kendine hayret ediyordu. Ne zamandır sigara içmeyi bırakmıştı, kahvaltı etmeye başlamıştı, akşam eve geleceğini haber verir olmuştu bilmiyordu.

Ama sanki hayatı hep böyleymiş gibi hissediyordu. Hep hayatı Felix ile doluydu ve hep de öyle olacaktı.

Hyunjin koltuğun üstünde duran tişörtü almış ve üzerine geçirdikten sonra Felix'in karşısına değil yanına oturmuş ve vitasının sandakyesini eli ile biraz daha kendine doğru çekerek yaklaştırmıştı.

Vita sandalyesini ve delta'nın dibinde olmasını umursamadan aç olduğu için yanaklarını doldurmaya başlamıştı bile. Ama aynı zamanda üzerinde olan gözlerin de farkındaydı.

F: "Yeni dönem başladığında başka üniversiteye gitmek zorunda mıyım?"

Felix deminden beri sormaya korktuğu sorusunu sormuştu. Biliyordu o üniversite kendisine uygun değildi ama yeni gideceği üniversite de özel ve çok başarılı bir vakıf üniversitesi olduğu için garip hissediyordu.

Hem gideceği yerin üst düzey eğitimine alışamamaktan korkuyordu hem de o kadar çok pahalı bir yerde olmak onu çok geriyordu işte.

Hyunjin, kaşlarını çatarak kahvaltısını yapan Felix'e bakmıştı ama vita inatla yemek yiyordu delta ile göz göze gelmemek için.

H: "Endişelenme Jeongin'in tedavisi bitti. O da üniversitesine devam edecek. Yalnız gitmeyeceksin"

Felix gülümseyerek dolu yanakları ile birlikte Hyunjin'e dönmüştü. Gerçekten içi o kadar rahatlamıştı ki. En azından ders aralarında buluşacağı bir arkadaşı olacaktı. Eskisi gibi yapayalnız kalmayacaktı. Böylece üniversiteye de çabuk alışırdı.

Delta da tatlı tatlı yemek yiyen bebeğini izlemeyi bırakmış ve kısa bir kahvaltıdan sonra evden çıkmıştı. Geç geleceğini söylediğinde Felix'in düşen yüzünü hatırladıkça eve geri dönesi geliyordu.

Ama şimdi depolarda duran malları tek bir depoya toplamalıydı. Sonra ise planları sabitti. Ellerindeki malları Japonya'ya sorunsuz teslim ettikten sonra, uyuşturucu aracılığına son verecekti.

Eğer yoğun takip altında olmak onlara zorluk çıkarmasaydı direk teslimatları şimdi yaparlardı, aylar sonrasına ertelemek zorunda kalmazlardı.

Ama şu an peşlerinde, onları yakalamak üzere olan dedektif varken teslimat yapmaları çok tehlikeli olurdu. Sadece onların yakalanması Japonya ve Çin'in de çökmesini sağlardı.

Hem bu kısa zamanda, yaralı olduğu için işleri durdurduğu süre boyunca anlamıştı gerçek yaşamın ne olduğunu. Ruh eşi hayatına girmiş tüm düşüncelerini tamamen değiştirmişti.

Kimliğini saklamak için normal iş adamı olarak üniversite satın alarak yönetmeye başlamıştı ve bu hayatın rahat ve güvenli olduğunun farkına varmıştı.

Eskiden olsa uyuşturucu ve silah satışı aracılığına devam etmek için süreçleri hızlandırıdı ama şimdi olay tamamen farklıydı. Hiçbir şey yapmadan sadece tüm gün vitası ile kalmak istiyordu

Felix... ona karşı çok pişman hissediyordu.

Acaba vita önceden olanları öğrenirse nasıl tepki verirdi. Büyük ihtimalle kırılırdı belki de Hyunjin'i suçlardı ki hakkı vardı zaten böyle bir şey yapmaya.

Ama Hyunjin yıllar önce düşünememişti bu olanları. Deltasını dinlemeyi reddetmişti ve her şeyi daha da zor hale getirmişti. Hem kendi için hem de..

Hyunjin düşündükçe nefesinin daraldığını hissediyordu. En kısa zamanda Felix ile konuşmalıydı. Onun bilmeye hakkı vardı.

Şu an delta hayattaysa bunu Felix'e borçluydu ve her ne kadar vitanın tepkisinden korksa da gerçekleri kendinden öğrenmesini istiyordu.

Bir daha bu yanlışı yapmayacaktı zaten..

__________

Hyunjin ne diyorsun koçum ne bok yedin ne oldu huncin neeeğğğğğğğğ ağğğğğğ

Öpüşseler de ruhen, bedenen, mentalen, evrenen rahatlasam...

Bölüm sonu

5 yorum