Akşam macaron almaya gitmiştim. Dönerken kafasında kask olan bir adam gördüm. Bir eli kırıktı herhalde ondan dolayı kalkamamıştı. Dürttüğümde bana baktı.
Selam, iyi misin?
Yardım et bana, az önce düştüm ve kalkamıyorum.
Peki ver elini.
Elinden tutup onu yerden kaldırdım.
Bana yardım ettiğin için çok teşekkür ederim. Seni evine bırakmamı ister misin?
Olur, çünkü evim çok uzak
Tamam adresin ne?
B-bilmiyorum...
Nasıl bilemezsin?
Yeni taşındım oraya, bilmiyorum.
Eee ne yapacağız?
Bilmiyorum ne yapacağım ben?!
Kıpkırmızı olmuştum sanki bir aptaldım. Nasıl bilemem adama rezil oldum!
Sen benim evime gel o zaman. Öğreniriz evinin yerini.
Yapacak başka bir şey yok. Seninle gelmek zorundayım...
Motorun arkasından başka bir kask alıp bana taktı. Artık motora binmiştik.
Belime sarıl.
Hayır yapmayacağım.
Adam bir anda motorun gazına bastı. Korkudan altıma sıçmış şekilde beline yapıştım.
Aferin böyle kal.
10 dk sonra onun omzunda uyuyakalmıştım. Onun evinin önüne gelmiştim ve o kalkınca ben motora yayılmıştım.
Chan'dan
Önce kalçasına baktım. Beli ipinceydi, motordan kaldırdığım çocuk kuş gibi hafifti onu eve doğru götürmeye başladım.
