İçeriğe geç

MOTİF

Bölüm 1 · 4 dk okuma

MOTİF

Bölüm 1

MOTİF

BU HİKAYEDE GEÇEN HER ŞEY HER AYRINTISINA KADAR KURGUDAN İBARETTİR, GERÇEKLİKLE ALAKASI YOKTUR!!!

MOTİF - 1. BÖLÜ

Falezin dibine kadar yanaştı...Artık her şey için çok geçti. Keşke onun intehar etmesini önleyecek bir şeyler olsaydı. Fakat yoktu... Onu hayata bağlayacak hiç bir şey yoktu...

Artık falezin dibindeydi... Ayağının altında bir kaç taş da denizin dinini boylarken korkmalı mıydı? Ama ölümden asla korkmazdı. Kaybedecek hiç bir şeyi yoktu.

Göğe baktı... sanki tabiatta ki her bir zerre onun ölümüyle mutlu olacak gibi cıvıl cıvıl bir hava hakimdi.

Son anı için ufak bir konuşma hazırlamıştı. "Eğer masallardan ibaretsen isabet olur..." Tanrı'yı kastediyordu. "Ama eğer gerçeksen ne olur beni affet ve günahlarımı bağışla." Dedi ve ellerini birleştirip birbirine kenetlendi. O bir agnostikti. Rasyonel ilerledi. Tanrı var ya da yoktu ama ona göre insan zekası bu fenomenin gerçekliğini öğrenemeyecek kadar acizdi. Fakat annesi onun aksine geleneklerine bağlı bir Katolik babası ile ateistti.

Hiç tereddüt etmedi.

Ufka baktı... boş mavi bir çizgi yanımsamasıydı bu , onun için... zehirliydi, akisdi, basit bir fenomendi...

Babası gibi her şeyi romantize etmezdi. Hatta babasının şiir defteri bile vardı. 535 Sayfa; 520 şiir , 3 mektup... Hepsi annesi içindi babası karısına çok aşıktı.

"Denizin semaya aşkı gibi olmasın bizimkisi, bla bla bla" ilk cümleyi okuyup kapatmıştı babasının defterini. Evde şömineyi tutuşturacak odun kalmayınca o defteri yakmıştı...

Bu konuda annesine çekmişti; duygusuz , katı, aksi...

Daha fazla bu uçurum da beklemek de aptallık olurdu.

Rüzgar şiddetlendi , deniz köpürmeye başladı. Bir adım geri çekildi ve sonra kararlı bir şekilde aşağıya atladı.

Bu sondu bu bir bitişti, gerçekti, bu ÖLÜMDÜ...

Ruhu zaten ölüydü. Bedenimi yaşıyordu sadece. Aşağı düşerken ayaklari birbirine değdi ve birden titredi. Bu refleksdi, ruhunun aksine yaşamaya çalışan bedeninin son çırpınışları.

Suya daha çok yaklaştıkça ağzından küt bir inleme sesi çıktı.

Bu da istemsizdi...

İlk önce ayakları olmak üzere tüm vücudu suyun içine girdi. Bu yaşama olasılığını arttırırdı aksi halde kuş gibi kafası öne suya girseydi deniz beton etkisi yaratırdı ve bu onu hemen öldürürdü fakat o bunu bile düşünemeyecek kadar ölüydü. Suyun içine girdi. Üç saniye sadece üç saniye kadar yukarı çıktı, çünkü üçüncü saniyesinde nefes alamadığı için çırpınmaya başladı. Bu su basıncına karşı gelmek demekti...yani bu dibe batmaktı...istemsizce çırpındıkça çırpındı...çırpındı...çırpındı...

İki dakikası böyle heba oldu ve sonucunda kalbi birden tekledi...

Hareketleri durdu...

İstesede haraket edemiyordu artık. Yüzeye çıkmaya başladı. Nefes almaya çalıştığı için ağzı ve burnuna çırpındığı için kulaklarına bol miktarda su kaçmıştı. Kolları birden iki yana açıldı.

Artık vücudunun %60 dan fazlası su yüzeyinin üstündeydi. Yüzeye çıkmasına rağmen ağzından kulaklarına kadar su içindeydi ve hâlâ nefessizdi. Gözleri çoktan kapanmıştı ve o yarı baygındı. Şuuruda tam tersine yerinde değildi.

Bir yaprak misali su yüzeyinde süzülüyordu... Midesi yanmaya başladı ve bu Ölümün yaklaştığının işaretiydi.

Normalde fiziksel olarak bir sorunu yoktu, 27 yaşında erişkin bir erkeğe göre oldukça iyiydi. Yapılı kolları, altın oran göğsü ve keskin hatlara sahip yüzü...

Fiziksel olarak patolojik bir rahatsızlığı da yoktu. Sadece bir kez alkol komasına girmişti. Yedi hafta hastanede kaldı, uyutuldu. Gözünü açtığında ise deniz manzaralı bir odada kalıyordu, ilk intehar denemesini orada gerçekleştirdi ama başarısız oldu. Evet defibilatörün kablolarını boğazına dayayıp ölmeye çalışmak saçmalıktan ibaretti.

Gerçi buraya gelmesi de zor olmuştu. Ev eşyalarını sattı, kimliğini yaktı...kimsenin onun cesedini tanımasını istemiyordu. Kıyafetlerini fakirlere dağıttı ve evet o özünde iyi bir adamdı.

Kalan paraları ile ülkenin öbür ucuna yani buraya geldi. Şu an denizde cansız bir şekilde yüzerken bilinci ona bunları hatırlattı.

Masum bir anısını hatırlamaya çalıştı...

Beş yaşında ilk defa denize girmişti. Suyu sevmişti fakat tuvaleti gelmişti. Annesi onu duyunca azarlamış ve tuvalete götürmek istemişti. Plajın umumi tuvaleti küçük bir çocuğun gitmesi için ideal uzaklıkta değildi ve bu yüzden altına kaçırmıştı. Annesi de bunu görünce yine fırçaladı ve üç gün boyunca onu banyoda kilitli bırakmıştı ve unuttu.

Duş almak için banyoya girdiğinde onu farketmiş ve çıkarmıştı.

Çünkü o bir hiçti...

Değersizdi , gereksiz ve hata...

Annesi olacak kadın hep böyle söylerdi...

Ağzı köpürmeye başladı. Ölüyordu... cansız bedeni akıntıya doğru sürüklemeye devam ediyordu.

Nefessiz kaldı... Üç dakikayı geçmişti...

İnsan vücudu mitokondri yardımı ile oksijeni alıp karbondioksite dönüştürürdü. Nefes almamız bu yüzden hayati öneme sahipti.

Ama yapamıyordu.

Ölüyordu artık kalbi de acımıyordu...

Midesi de yanmıyordu...

Etinin çekildiğini hissetti...

O da neler olduğunun farkında değildi.

Kalbi durdu...

Zaman durdu...

ONUN İÇIN BUGÜN HER ŞEY DURMUŞTU...

O daha neler olduğunun hatta ölüp ölmediğinin bile farkında değildi.

Olmamalıydı...

Kendi bilmesede bu bir başlangıçtı.

Onun istemeyeceği kadar feci olacak olguların başlangıcı.

(~•-•)

Selaaaaam milleeeet

Her gün bölüm atmaya çalışacağım ama wattpad hesabı olanlar lütfen oradan destek olursa sevinirim bölümler oraya daha erken gelecek💙🐦

WATTPAD : @ggarynhisgraveyard

Bölüm sonu

2 yorum