İçeriğe geç

Moria taşı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Moria taşı

Bölüm 1

Taşın adı

Sabah tam yedide uyandim nedenide şu dağnik kurumuş saçlarim onlara bir çözüm bulmaliydim. Hindistandaki kuaföre gidip bu lanet saçlardan kurtulmali ve onlari renklendirmeliydim. Uzun pahali sarimi giydim ve odamdan çıktım tam giderken hizmektar bey beni durdu " günaydın efendim nereye gidiyorsunuz" dedi "günaydin saçlarimi yaptiracaktim kahvalti hazirmi" diye sordum 2 dk bakili kaldi ama daha sonra gözlerini kırpıp " evet efendim babaniz sizi aşağa kata bekliyor" dedi kafami salayip aşağı indim. Orda babami gördüm ve hemen yanina gidip onu öptüm oda gülmseyip "günaydin güzeler güzeli kizim" dedi bende gülùmsiyerek "GÜNAYDINNNNN" diye bağirdim ve onu tekrar öptüm. Babamin önündeki sandalyeye oturdum tabağimdaki domateslerden birini yedim ve babama baktim bir şeyi söylemeye çalişiyormuş gibiydi. Ona baktim oda hemen bana bakti "moria" dedi "efendim baba" bana bakti ve " akşam eve erken gel sana anlatmam gereken konular var" diyerek sandalyeyi etikliyerek gitti ve kapinin çarpma sesini duydum acaba ne diyecekti merak etim şimdi bu adam beni meraklandirmayi seviyordu....

Evet saat 6 oldu ve benim saçlar kesinlikle eskisine göre mükeleldi. Bütün günüm kuaförde geçirdim ve buna deydi

Saçlarimdaki ufak kızılık inanilmazdi giydiğim kırmızı sariyle çok yakişyordu. Ve kafamdaki o harika pahali taç şaka gibiydi ve evet artik kendime prenses diyebilirdim.

Kuaförden çıktım ekim ayindaydik havalar hizla karariyordu akşam olacak gibiydi. Malesefki tek başimaydim değşik kuş sesleri beni korkutuyordu ağıçtan bir dal düştüğûnü gördüm sonra bir sarı kafa.

Mike'n Anlatimiyla

Harika bu gün hindistana gidecektim ve bunu hiç istemiyorum. Yinede o taşı bulursam her şeyin bir çözümü olacak ve kardeşim geri gelcek. Hindistana varir varmaz ilk işim o taşı bulmak olacaktir bu işi hizlica haletmeliydim. Arkadaşım marconun evine gittim orda ayı gibi yatiyordu. Odanin etrafindaki bira şişeleri evinin dağnıklığı iğrençti. O adami öldüresim geliyodu ama o benim tek ailem tek arkadaşım tek sıradışımdı onu öldüremezdim ama dövebilirim değilmi?. O yatarken birden onu üzerine su fırlatim birden ayağıa kalktı. Şaşırmış gibiydi etrafina bakindi sonra gözleri beni buldu tek bişey söyledi. "Allah bellani versin mike!" Diye bağırdı bende gülmekten boğlucak gibiydim gülerek " alt tarafi uyandirdik ne kizdin be adam". Gözlerini devirerek "gözümün önünden kaybol serseri" dedi bende konuyu değiştirerek " hindistana ne zaman gidiyoruz?" Diye sordum birden gözlerini açti ve sırıtı "gidiyoruz derken tek başına gideceksi ayrica kalı kralığın prensesi ne zaman kuaförden çıkarsa senin orda olman gerekiyo" şaşkınlıkla ona baktım ne demek tek gidecektim birde neden kali pransesi kuaförden çıkınca orda olacaktim. Ona değşik bir bakış attim "dur dur her şeyi açıklicam kahvaltimizi yapalim sana açıklıyım" diyerek yataktan kalktı ve mutfaģa yöneldi bir şeyelr getirip masaya koydu eli ile gel hareketi yapti yanina geldim yemek yemeye başladik o sirada o anlatmaya başladi " 15 dk sonra sen havaalanina gideceksin özel uçağa binip kendini yeni delhi'de bulacaksin ardindan kali prensesi nereye giderse sende oraya gideceksin neden diye sorarsan kendin orda öğrenirsin şimdi kalk yoksa uçak elden gidecek ve al şu kulaklığı kulağına tak " birden ayaģa kalkti ve beni kolumdan çekti kapiya doğru ilerledik ayakabimizi giyidim onu beklerken kulaklığı taktim ve borden elimk tutup birden koşmaya başladik. Neyseki havaalani yakindi özel kapidan girerek tek başima uçağa bindim...

Delhiye ulaştim sarışın olduğum için azcik ilgi çekiyor olabilirmiydim? bilmiyorum ama ordaki insanlarin hepsi hayranlikla bana bakiyordu. Saat 5 gibiiydi gitmem gereken yere geldim neyseki prenses hanim kuaförden başka bir yere gitmemişti ve sonunda çıktı. Kızıl saçları vardi hindistanin özel kiyafetlerinden birini giyordu kafasinda pahali duran taşlarla süslenmiş bir taç vardi inanilmaz havali gözüküyordu TAM BIR PRENSES. Birden kafama bir dal düştü ve prensesin bana baktiğini gördüm kulağima marconun sesi geldi gülüyodu pislik herif " mike dal kafana çok yakişti neyse prensesin yanina git ve onla konuş ve bir şekilde onun ismini öğren onun ismini öğrenirsen taşın ismini buldun demektir". O an prenses hanima baktim onunda bana baktiğinj gördüm ona doğru yürümeye başladim

~ DEVAM EDECEK ~

Yazim yanlişlari ilaki vardir veya noktalama işaretlerinde eksiklik. Ama kendimi geliştirecem sözz bu arada mike katil olabilir ama ciddi bir karekteri yok ve saçı sarı bilmiyorum değşiklik olsun istedim birde yakimda karkterlere model seçerimm sizi seviyorum umarim okunur bu hikayem inaşallaahhhh

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.