İçeriğe geç

MOR YÜZ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

MOR YÜZ

Bölüm 1

Fark etmek

Sıradan bir güne uyandım (en azından benim için öyle) kütüphanenin dar yerlerinde ilerliyordum kütüphane çıkışına geldim yavaş adımlarla kapıdan çıktım karşımda yaşlı korkmuş görünen bir satıcı vardı önünde eski bir selfie çubuğu vardı ilgimi çekti satıcıya yaklaştım bu ne kadar bayım satıcının gözleri parladı sana hediyem olsun evladım dedi bir anda çubuğu elime tutuşturdu hemen uzaklaştı neye uğradığımı şaşırdım pek umursamadım çubuğu alıp eve gittim denemek için fotoraf çekicektim telefonu yerleştirdim ve bir fotoraf çektim telefonu çıkarıp fotoğrafı açtım o an donup kaldım fotoğrafta arkamda mor bir süliet vardı ürkütücü görünüyordu arkama baktım kimse yoktu tek başımaydım kimse yoktu telefonda sıkıntı olduğunu düşündüm telefonu kapatıp açtım tekrar selfie çubuğu ile fotoğraf çekildim yine süliet vardı ama daha yakındı bunları hem noktlama işaretlerine göre düzenle hemde daha uzun tut

Gemini şunu dedi:

Sıradan bir güne uyandım, en azından benim için öyleydi. Kütüphanenin tozlu rafları arasındaki dar koridorlarda sessizce ilerliyordum. Çıkışa vardığımda, ağır adımlarla kapıdan dışarı süzüldüm. Tam karşımda, yaşlı ve bakışlarında tarif edilemez bir korku barındıran tuhaf bir satıcı duruyordu.

Önündeki tezgahta, zamanın yıprattığı eski bir selfie çubuğu vardı. Tasarımı modern cihazlara hiç benzemiyordu ve nedense bir şekilde ilgimi çekmeyi başardı. Satıcıya yaklaşarak fısıltıyla sordum:

— Bu ne kadar bayım?

Adamın donuk gözleri bir anda parladı. Titreyen elleriyle cihazı kavrayıp bana uzattı.

— Sana hediyem olsun evladım, dedi sesi titreyerek.

Daha ne olduğunu anlamadan çubuğu elime tutuşturdu ve sanki bir lanetten kurtuluyormuşçasına arkasına bile bakmadan hızla oradan uzaklaştı. Neye uğradığımı şaşırmıştım ama üzerinde çok durmadım. Çubuğu çantama atıp evin yolunu tuttum.

Eve vardığımda cihazı denemek için sabırsızlanıyordum. Telefonu mekanizmaya yerleştirdim, kolu uzattım ve bir fotoğraf çektim. Telefonu çıkarıp ekrana baktığımda kanımın donduğunu hissettim. Fotoğrafta tam arkamda, uzun ve zayıf, mor bir silüet duruyordu. Yüzü seçilmiyordu ama duruşu tüyler ürperticiydi.

Dehşetle arkama döndüm; kimse yoktu. Odamda yapayalnızdım. Telefonun yazılımında bir hata olduğunu, belki de lensin bir ışık oyunu yaptığını düşündüm. Cihazı kapatıp tekrar açtım, her şeyi sıfırladım. Titreyen ellerimle selfie çubuğunu yeniden havaya kaldırdım ve bir kare daha çektim.

Fotoğrafı açtığımda kalbim göğüs kafesimi zorlamaya başladı. Mor silüet hâlâ oradaydı ama bu sefer çok daha yakındaydı; sanki nefesini ensemde hissedebileceğim kadar dibime sokulmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.