İçeriğe geç

Mor Lanetim

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Mor Lanetim

Bölüm 3

Taş

Keşke bende onların yanında olup savaşsam. Tabi en güçlü kimdir acaba ? Yiğit mi ? Pelin , Peri veya Beyza ? Yada Duru mu?

" Efendim, sonunda herkesin rengi belli oldu." dedi. Yerimden kalkıp ona doğru yürüdüm. " Efendim ,hepsini sırayla söylüyorum. " diyerek kağıdı okumaya başladı."Yiğit cyan rengine sahip , Pelin pembe rengine sahip , Peri yarı siyah yarı beyaz renge sahip, Beyza lacivert renge sahip , Duru ise beyaz renge sahip." dediğinde onun elindeki kağıdı alıp tekrar okudum.

Nasıl beyaz ? " Kul 1 bana yalan söylüyorsan seni tekrar öldürmekten zevk alacam çünkü." dedim. Elimdeki kağıdı yırtıp yere attım.

Kul 1 " Efendim , eminim baktım, izledim onları uzaktan." dedi. " İsterseniz tekrar bakarım. Yani -" diyecekken sözünü kestim.

"Gerek yok ben gideceğim oraya." dedim. Kul 1 yerdeki yırtık kağıtları toplayarak" Bir şey olursa beni çağırın efendim."dedi.

Kul 1'in kravatını tutup kendime çektim." Benim kimseye ihtiyacım yok. Sadece sevgili Ervin'i geri getirip dünyayı yok etmek istiyorum." dedi.

Kul 1 " Taşın Duru'da olduğuna emin misiniz?" dedi.

İç çekerek " Duru ,Ervin ve Savaş'ın kızı . Bir bakımdan Duru annesine benzediği için rengi açık mor olmalı. Yani anlıyor musun? Ve ailenin varisi o . Taş onda olmalı." dedim.

Taşa ne dilersen dile gerçek olur. Ervin de bir gün dilek dilemiş ve sonucu hafızası silindi.

Kul 1 " Efendim, sizin göz yaşlarınız işe yaramadı mı?" dediğinde iç çektim. Hayır anlamında kafa salladım.

Ben ağladığımda bir yaş bir dilek demekti.

"Denedim. Olmadı ." dedim. Kul 1 odadan çıkıp gitti. Odadaki kitaplara göz attım. " Neden beni hatırlamıyorsun? Ne diledin ki ? " dedim. Masadaki maskeyi alıp kafama taktım. Gitme zamanı geldi.

...

Ben nerdeyim? Ellerim masaya bağlanmıştı. Yoksa bir rüyada mıyım? Ellerimi kendime çekmeye çalıştım. Çıkamıyordum.

Karşımdaki adam bana bakarak: " Sessizlik !" dedi. Ardından elindeki kağıdı birine göstererek birileriyle konuşuyordu. Anlamıyordum onları. Galiba İspanyolca konuşuyorlardı.

Burdan çıkmam lazım. Sallanmaya başladım. Ve yüz üstü düştüm. Her yerim bağlı olduğu için kalkamıyordum.

Ardından bir adam gelip sandalyeyle birlikte beni kaldırdı. Gözlerimi açtığımda bir adam bana doğru yaklaştı.

" En son ne gördün?" dediğinde dilimi yutmuştum. Rüyada olmam lazım. Adam kaşlarını çatarak :" Sana dedim ki en son ne gördün?" dedi tekrar.

" Siz kimsiniz ve neyden bahsediyorsunuz ?" dediğimde adam bantla ağzımı kapadı.

Derin nefeslerle yataktan kalkmıştım. Rüya olduğunu biliyordum. Ne kadar aptalım.

Yataktan kalktım. Sandalyedeki hırkamı alıp odamdan çıktım. Yavaş yavaş yürüyerek 6 numaralı kapıya geldim. Beyza neredeyse 2 gündür uyuyordu.

Kapıyı açacakken içerden kıkırdama sesleri yükselmişti. Merak edip kapıdan dinlemeye başladım.

Gaster " Seni böyle dinç görmek ne güzel Beyza."

Beyza " Senide çok yordum Doktor."

Gaster " Lütfen bana Gaster de. Ayrıca bir sıkıntı olursa mesela yürüyemezsen söyle ben geliyim seni taşıyayım. "

Beyza " Sağol Gaster ama cidden şuan iyiyim." dedikten sonra karın guruldama sesi geldi. Beyza ve Gaster derin bir sessizlikle susmuşlardı.

Gaster " Gel bakalım yıldız 2 gündür yemek yemiyorsun ." dediğinde Beyza çığlık attı.

Ardından kapı kolu oynadı hemen koridordaki dolabın arkasına saklanıp izlemeye devam ettim. Kapı açıldığında Gaster Beyza'yı kucağına almıştı. Ve mutfağa doğru yol almıştılar.

Bende onları tek bırakıp 9 numaralı odaya doğru yürüdüm. Peri acaba ne yapıyordu?

Odaya geldiğimde kapıyı açmaya denedim ama kilitliydi. Peri'ye bir şey mi olmuştu?

Birden biri omzuma dokundu. Arkama dönüp baktım. Nico olduğunu anladım. Nico ilk bana sonra kapıya baktı.

Nico " Rahatsız ettiysem kusura bakma." diyerek duvara yaslanıp yere oturdu.

" Sen niye burdasın Nico ?" dedim. Bende Nico'nun yanına oturdum.

Nico " Sohbet etmek için geldim. " dedi . Yarım dakika sonra Nico'nun elindeki çiceği gördüm. Nico beni fark edince konuyu değiştirmek istedi." Ee daha nasılsın?" dedi.

" Bu aralar berbat rüyalar görüyorum." dediğimde Nico bana doğru tam bir şekilde döndü.

" Ne gibi rüyalar ?" dedi.

" Mesela eskiden hep arkadaşlarımı unuttuğumu görürdüm. Yani yüzleri tanıdık gelirdi ama unutuyordum. Ama bugün bir mafyalar beni kaçırmış hesap soruyorlardı." dedikten sonra Nico eliyle yakasını düzelti.

Nico " Ben rüya yorumlayamam ama bana hep Gaster der ki ' Rüyaların anlamları vardır.' yani tabi bazılarının istersen gir ve bu rüyaları Gaster'a anlat." dedikten sonra Peri'nin kapısı açıldı.

Peri " Sizi çok mu beklettim ?" dedi.

" Benim şimdi işim çıktı size iyi eğlenceler!" diyerek oradan uzaklaştım.

Sessiz koridorda sadece adımlarımın sesi vardı. Yürüdükçe adım sesleri artmıştı. Biri daha vardı. Tamda arkamdaydı. Nefesini ensemde hissedebiliyorum.

Arkama döndüğümde Killer olduğunu fark ettim. Killer gülümseyerek " İnsanları kapıdan dinlemek ve özel hayatlarını izlemek sence doğru bir davranış mı?"dedi.

" Sanki sen hiç dinlemedin." diyerek ona ters ters baktım. " Seni buraya hangi rüzgar attı?" dediğimde Killer benim önüme geçip bir kırmızı gül uzattı.

Killer " Sevgilim olur mu-" diyecekken ondan uzaklaştım. Killer koşarak tekrar karşıma geçti." Sözüm bitmedi. " dedi.

" E demek ki kabul etmedim." diyerek ondan koşarak uzaklaştım. Killer bileğimden tuttup kendine çekti. " Killer bak seni daha yeni tanıyorum ve ben aşk istemiyorum tamam mı? Beni rahat bırak." diyerek bileğimi çektim.

Killer " Beni 4 kez unutsam bile seni çok seviyorum. Hatta bak ben seninle - " diyecekken Gaster onun ağzını kapıyıp benden uzaklaştırdı.

Etrafa baktığımda Beyza elindeki lazanyayı yiyordu.

Killer yerden kalkmaya çalıştı. Ama yara içindeydi. Gaster " En büyük korkunu gösteririm Killer." diyerek Beyza'yı tekrar kucağına alıp " Şimdi gidiyoruz." dedi.

Salona doğru yürümeye başladık. " Gaster bir şey sorabilir miyim?" dedim.

Gaster " Söyle ." dedikten sonra konuştum.

" Bu yaratıklar dünyası ile gerçek dünya arasında farklılıklar neler?" dediğimde Gaster derin nefes aldı.

Gaster " Burdaki insanlar 18 yaşındaki görünümle sonsuza kadar yaşarlar. Yani mesela bir adam düşünün adama gidip beğenirsiniz ama gerçek yası 83'tur. Yani öyle. " diyerek güldü. Ardından devam etti.

" Bir yandan diğer dünyada her türlü ölebilirsiniz ama bu yaratıklar dünyasında en büyük korkunuzla ölüyorsunuz." dediğinde sustu.

Benim en büyük korkum arkadaşlarımı unutmak. Hafifçe gülümsedim. Gaster bana bakarak " Ve diğer yandan ne kadar yaralanırsanız yaralanın yaralarınız iyileşir." dediğinde salonun kapısı açıldı.

Komutan bize bakarak " Hoşgeldiniz Prenses ." dediğinde etrafa baktım. Prenses kimdi ? Beyza mı ?

Herkes alkışlamaya başladı. Bende katıldım. Komutan bana doğru yaklaştı." Duru ." dediğinde şaşırdım . Ben prenses miydim?

Komutan beni salonun ortasına getirdi. " Prenses hoşgeldiniz!" diyerek haykırdı. Salondaki herkes bana bakıyordu. " Şimdi izninizle Gaster ve Killer buraya gelir misiniz ?" dediğinde Killer elindeki bıçağı cebine atıp komutanın yanına geldi. Gasterda Beyza'yı koltuğa bırakıp yanımıza geldi.

Komutan " Evet , salondaki herkes iyi dinleyin. Karşınızla -" diyecekken biri komutanın şapkasına bıçak fırlattı. Fırlatan kişi benim hayatımı mahveden kişi Arda'ydı.

Arda " Bu kız hiçbir şeyi layık değil. O yalancının teki !" diyerek haykırdı.

Killer " Sen kime yalancı diyiyorsun ?" diyerek Arda'nın üzerine yürüdü." O asla yalan söylemez ve söyle bakalım. Kızın hayatını niye mahvettin!" dedi.

Arda korkarak geri adım attı. Killer cebinden bıçağı çıkarıp Arda'nın yüzüne çizik attı.

" Arda peki bana yalancı diyiyorsun o zaman buradan ayrıl." dedim.

Arda kaşlarını çatmış bana bakmıştı." Diğerlerini senden koruyorum " diyerek insanlara baktı.

ölmeli ,ölmeli,ölmeli ,ÖLMELİ ! En büyük korkusu haksız olması.

Gaster demişti ki ' Bu dünyada insanlar en büyük korkularıyla ölür.'

Ben kötü kişi değilim. Onu öldürmeyecem.

Komutan omzundan tutup " Bu taşı al." Bana taşı uzattı. Bunu en güvenli yer olarak nereye koyabilirdim? Taş birden yukarı doğru uçtu ve boynuma kolye oldu.

Killer " BENİM LANETİME NE DERSİN SEN ?" diyerek haykırdı. Killer'a doğru koştum. " Lanetim lütfen bekle ben bu çocuğu öldüreceğim." diyerek sırıttı.

" Boşver kendini yorma Killer." dedim. Killer'in yanaklarından siyah sıvı akmaya başlamıştı. Gözlerine baktığımda ' Yaratılış ' yazısı vardı.

Bu yazı ...

" Hey yapma çok gıdıklanıyorum."

" Beni öpersen bırakırım." dediğinde yanağını öptüm. Sonra bir ağaça yaslandık. Kuşlar ötüyordu. En güzel kırmızı tonlu güller açmıştı.

" Bak Lanetim senin için yaptım." dedi. Elindeki gül tacına baktım. Kafama takmıştı. " Çok güzel Killer." dedim.

" Lanetim beni asla unutma tamam mı ? Unutsan bile ben seni hep seviceğim. Ve kendimi tekrar sana hatırlatcam." diyerek güldü.

Gözlerindeki yazı çok güzeldi. Yaratılış...

Killer ....

Yere çöküp gözlerimi kapadım. Killer bana doğru eğildi ve yüzümdeki göz yaşlarını silmeye başladı. "Beni hatırladın mı ?" dediğinde ağlamaktan konuşamıyordum.

Killer gülmeye başlamıştı. Birden Arda haykırdı." Bakın bana Duru'ya kimler inanıyor ? İnanmayanlar bana gelsin." dedi.

Yerimden kalkıp olanları izlemeye başladı. Bazı insanlar Arda'nın yanına gidiyorlardı. Arda " Nico ?" dediğinde Nico ona orta parmak çekti.

Arda " Tamam o zaman benimle olanlar yaşayacak . Diğerleri ölmeye hazır mı?" dediğinde kimlerin kaldığına baktım.

Gaster , Killer, Nico, Yiğit , Çağın, Enes , Pelin, Peri , Beyza ,Asya , Camelya ve ben kalmıştık.

Killer " Hadi bakalım yiyorsa öldürün bizi!" dediğinde arkamızdaki duvar kırılmıştı. Arkama döndüğümde 3 kişi görmüştüm. Ve hepsinin boynuzları vardı.

Killer " Sen ciddi olamazsın. İblis kardeşler..." dedi.

İblis kardeşler mi? Bu iblisler bana bakıyordu. " Gelin bakalım." diyerek onlara doğru yürüdüm.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Gaster la beyzayı hala yapmadın ya Allâh kahretmesin yaaaaaaaaaa BİZ MUTLU OLMADIK SENDE OLMA EMİ bizi bu kadar sevdirion heveslendirion ama yapmıon yaziklar olsunnnn puhhh nolcaktı hemen yapsaydınnn tatloş romantik çift olurlardııı sevgiliyken gasteri GÖRMEK İSTİYORUZ LAN

    2Yanıt