Her şey onun ölümüyle başladı.
Bir kız vardı. Aşk acısı çekiyordu...
Çok güvendi. Çok sevdi. Aynanın karşısına geçip"Ben çok çirkinim." deyip elindeki bıçakla bileğine bir çizik atıyordu.
Her bir çiziği onun mutluydu veya delirmesiydi.
Unutmak istedi. Ama hafızası izin vermedi. Kadın artık dayanamıyordu. Taburenin üzerine çıkıp o güzel boynunu halata koydu.
Gizemli biri her şeyi uzaktan izliyordu. Sevdiğinin yanına gelerek "Seni kurtaracağım Lanetim." dedi . Adam elinin şıklatmasıyla insanların ruhlarını aldı. Ardından kıza aktardı.
İnsanlar yere yığıldılar . Acılar içinde... Bazıları yerinden kalktılar . Acılarına dayandılar.
Adamın yaptığı sihir işe yaramadı ve hemen kızı kucağına aldı. Elini uzattığında karşısında kapı belirdi. Hemen Lanetiyle kapıdan geçtiler.
Adamın bilmediği şey: insanların arasında kızın arkadaşları olmasıydı... Ve onlarda kadının arkasından gittiler .
"Her şey yeni başlıyordu . Kapı açıldı. Yeni kurbanlarım hoşgeldiniz . Elbette bir gün benimle tanışacaksınız ama şuan bana anonim diyeceksiniz. " diyerek derin nefesler aldı. Sonra kahkaha atmaya basladı. " Sizde hoş geldiniz okurlar. Oyun baslıyor tik tak tik tak. Renginizi seçmeyi unutmayın. "
...
1 ay önce
Nefes nefese uyanmıştım . Gene çok garip bir rüyaydı. Ben bütün herkesi unutuyordum. Ama iyiki rüyaydı. Yatağımdan kalkıp kısa kollu kahverengi renkli kıyafetı ve siyah eşofmanımı giydim. Ardından çoraplarımı giyip merdivenlerden inmeye başladım.
Ama sanki merdivenler bitmek bilmiyordu. Sanki sonsuza kadar buradaydım.Bunu düşünürken kendimi mutfakta buldum.
Gözlerim masadaki tosta kaydı. Sandalyeye oturup tostu yemeye basladım . Duvardaki saatte baktım . Saat 12.30 du. Bulusmamıza az kalmıştı. Masadan kalkıp tuvalete yol aldım. Aynadan kendime baktım. Kendi kendime :
" Hala çirkinim." diyerek sırıttım. Tuvaletten çıkıp odama yol aldım. Hazırlanıp odamdan çıkcakken telefonuma bildirim sesi geldi. Telefonun kilidini açtım. Mesaj bilinmeyen bir numaradan gelmişti.
- Oraya gitme Duru
Bunu yazmıştı. Ona yazdım.
-Sen kimsin ? Ve adımı nerden biliyorsun he ?!
Tekrar yazmaya başladı.
- Kim olduğumu zaten biliyorsun Duru... Lütfen evde kal. Seni almaya geliyorum.
Bu çok garip . Umursamayıp telefonumu cebime atıp yola çıktım. Parka geldiğimde bir ağacın altına eşyalarımı koyup telefonuma gelen 5 mesaja baktım .
Gene o bilinmeyen numara yazmıştı.
-Niye beni dinlemiyorsun ? Biliyorum beni unuttun. Ama bari beni dinle. Arkadaşlarını al ve bir binanın içine gidin.
- Lütfen beni dinle.
- Lütfen ...
- Duru ? Lütfen bu gerçek dünya değil. Başka bir dünyadasın.
- Mesajlarıma cevap ver !
Başka dünya derken ne oluyordu ? Tam yazacakken telefonum alındı. Peri almıştı. Gülümseyerek konuştu:
" Hadi ama biraz uzak dur telefondan eğlenmeye geldik." diyerek telefonu çantama attı. Yerimden kalkıp eşyaları hazırladık.
Herkes gelmişti. Beyza , Pelin, Peri , Yiğit ve ben . Yılda bir kez gercekleşen meteor yağmurunu izlemek için erkenden geldik .
Saat 22.29 'du . 1 dakika kalmıştı.Pelin içecek almaya gitmişti. Bende sakince Dolunayı izlemeye başladım. Bembeyazdı. Ve çok huzur veriyordu. Acaba bir şeyler yazmışmıydı merakıyla telefonuma uzandığımda bir kadın bağırmaya başladı.
" HERKES KULAKLARINI KAPASIN. KIYAMET GELİYOR!" diye bağırdı. Hemen elimdeki telefonu cebime attım. Kadın bağırmaya devam ediyordu. Ardından iki amca onu kollarından yakaladılar.
Bir çocuk " Başladı!" diye bağırdı. Herkes teleskoplara yöneldi.
Kadının dedikleri bilinmeyen numaradan gelen mesajlar... Ya doğruysa diye düşünerek teleskoba bir tekme attım. " Ne duruyorsunuz !? Kapayın kulaklarınızı!" diyerek bağırdım .
Herkese baktım. Biri eksikti. Etrafa baktım kim eksikti? Gözlerim büyüdü . Pelin... Hemen ona doğru koştum. Ellerimle onun kulaklarını kapadım.
Pelin şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Ona gülümsedim. Etrafa baktım. İnsanlar çığlıklar atıyorlardı. Ve birden kafaları patlamıştı.
Sanırım bende ölecektim..
Gözlerim kararmaya başlamıştı. Acılar içinde çığlık attım. Kafam çok acıyordu.
BENİ DİNLEYİN RUHLAR ARTIK BENİMSİNİZ!
BANA BOYUN EĞİN.
Kulağımda bunu fısıldıyordu biri...
" Hayır . Hayır hayır hayır !" Diyerek yere çöktüm. "HAYIR!" dediğimde Peri önümdeydi. Onlara bakarak "DEFOLUN GİDİN! YARATIK OLACAĞIM !" dediğimde Peri bana bir tokat attı.
Peri: " Olmayacaksın Duru !" diyerek bana bağırdı. Gözlerim kararmıştı.
...
Gözlerimi açtığımda turuncu bir yerdeydik.Sanırım çadırdaydık. Kafamı kaldırıp etrafa baktım. Pelin yanımdaydı. Dışarı gözlüyordu. Elim birden telefonuma gitmişti.
Bilinmeyen numara yazmıştı.
-Onlar gerçek dostların değil. Kendine korumaya al . Seni alıcam ardından seni sonsuza denk koruyacağım.
Sen kim oluyorsun da dostlarıma gerçek olmadığını söyluyorsun ?! Yazmaya basladım.
-Her kimsen benden uzak dur. Bu uyarılarda görmezden geldim biliyorum haksızım . Ama kimse dostlarımı gerçek olup olmadığımı söyleyemez !
Mesajı görür görmez yazdı.
-Emin misin az önce bir insana benzeyen yaratık beni öldürmeye kalkıştı. Ve hemen seni bilgilendiriyim. Birincisi yaratıkları ya kalbini sökerek öldürebilirsin ya da kafasını keserek tamam mı canım. İkincisi senden uzak duramam çok güzelsin.
Mesaj yazarak sırıttım.
-Demek sadece güzel olduğum için seviyorsun...
Yazdıktan onu engelleyip telefonu kapadım. Pelin'in omzundan tuttup " Yorulmadın mı ? Ben bakarım tamam mı ? Sen dinlen ." dediğimde kafasını hayır anlamında salladı.
Pelin " Duru burdan gitmeliyiz . Bir yaratık beni gördü." Dediğinde yerimden doğruldum.
Birden bir yaratık çadırın üst kısmını yırttı. Pelin' i kolundan tuttup koşmaya başladık. Yaratık bize yakındı.
Arkama tekrar baktığımda yaratığın boğazı kesilmişti. Yaratığın etrafına baktığımda bir adam vardı. Elinde bir bıçak vardı. İlk bana baktı , sonra Pelin'e baktı. Ardından bize yürümeye başladı.
Adam " Ondan uzak dur Duru." diyerek bileğimi tuttu. Sağ elimle onun yüzüne yumruk attım. Burnu kanamaya başlamıştı. Ama hâlâ elimi bırakmamıştı.
Birden adam beni kucağına alıp siyah bir arabaya doğru yürüdük. Pelin yerden bir taş alıp adamın kafasına atar. Pelin :" Onu rahat bırak lan !" diyerek adamın kafasına bir taş daha atar.
Adam beni yere bırakarak :" Sen burda dur tamam mı? Ben bu canavarı öldürecem." dedi. Ardından adam Pelin'e doğru koşmaya başladı.
Hemen yerimden kalkıp dengemi korudum. Gözümü açtığımda Pelin'in boğazına bıçak tutuyordu.
" Dur!" dediğimde adam bana baktı. Siyah gözlü , göz bebeği yoktu. Gözlerinden siyah bir sıvı akıyordu. "Arkadaşımı rahat bırak!" dedim.
Adam birden gülmeye başladı. " Duru Duru Duru... Hâlâ çok safsın. Anlamıyor musun ?" diyerek sırıttı. Ardından bıcağı Pelin'in kalbine götürerek " O bir yaratık ve bir gün seni öldürebilir." diyerek bıçağı daha sıkı tuttu.
Adam beni niye çok önemsiyordu ki ? Onu tanımıyorum. Ama bir gün hatırlayacağım.
Kaşlarımı çatarak" Yaratık olsaydı şuan ben ölü olmam lazımdı." dedim. Kafasını yere eğdi. O düşünürken etrafa baktım. Az önce bir sürü yaratık vardı. Yoksa bir rüyada mıydım?
Pelin baygındı. Adam sanki Pelin'i herhan bırakacakmış gibi tuttuyordu. Adam tekrar kafasını kaldırıp :" Ya rol yapıyorsa ? Sonra öldürürse. Bunu düşündün mü ? Senin yaşamanı istiyorum. " diyerek yere sert bir şekilde vurdu. Adamın cebinden bir şey düşmüştü. İnsan kalbi... Ama hâlâ atıyordu.
Bu adam bana yazan kişiydi. Adam tekrar sırıtarak "Şimdi aynısını bunada yapıcam. " dediğinde bıçağı saplayacakken başka bir adam ona bir yumruk attı. Pelin'e bıçak tutan adam ağaca uçtu.
Diğer adam Pelin'i bana doğru ittirdi. Pelin'i sıkıca tuttum. Pelin'i kurtaran adam : " Killer niye onun sözünü dinlemiyorsun ?" diyerek kravatını düzeltti. " Hanımlara bıçak tuttulmaz. Nasıl adamsın sen ?" dedi.
Killer ona doğru koşup diğer adamın yüzüne çakacakken Killer'in boğazından tuttu. Killer yutkunarak " Gaster beni dinle o kız -" diyecekken Gaster denen adam onun boğazını sıktı.
Killer'i yere bırakıp bize döndü. " Ona bakmayın siz . Ben ceza verecem.Hadi gidelim. " diyerek arabanın arka kapısını açtı.
Hemen Pelin'i oraya oturtup yanına geçtim. Gaster'a bakıp napıcak diye baktım. Gaster elindeki halatla Killer'in ellerini ve ayağını bağladı. Ardından bir bantla ağzını kapadı. Killer'i yakasından tuttup arabanın bagajını açtı. Killer'i bagaja koydu. Ardından kapadı.
Ardından öne binip arabayı çalıştırdı. Killer " GASTER SENİ VARYA BURDAN BİR ÇIKAYIM GÖR SEN !" diyerek haykırdı.
Gaster bize bakarak " Sadece ikiniz mi varsınız yoksa başkalarıda var mı? Ona göre Killer'a tasma takacam." dedi.
" Evet Yiğit, Peri ve Beyza arkadaşlarim var onları hiç duydun mu yoksa gördün mü ?" dedim. Biraz sustu. Ardından konuştu. " Evet Yiğit ve Periyi kurtardım. Onlar güvendeler ." dedi.
Cama baktım. Kısmen içim rahatlamıştı. Sıra Beyza'yı bulmaktı. Gaster birden arabayı durdurdu ve indi. Çıkmaya çalıştım. Ama arabayı kilitlemişti.
5 dakika sonra Gaster kucağında bir kızla geldi. Beyzaydı. " Beyza ? Noldu ona?" dediğimde Gaster bana dönüp " Bir erkek onun kolundan tutup binaya götürüyordu. Erkek birden canavara dönüşünce yardım sesini duydum." dedi sonra sustu.
Beyza gözlerini açtığında Gaster'in gözlerine bakakaldı. Gaster Beyza' nın sağ koluna baktı."Yaralanmışsın." diyerek arabanın ön koltuğuna oturttu. Ardından Gaster cebinden bir bez ve bir ilaç çıkarıp " Biraz acıyacak ama korkma iyileseceksin." dedi
Beyza "Teşekkür ederim." dedi. Gaster gülümseyip ilacı eline sürüp bezle kapattı. Gaster " Daha iyi mi şimdi yoksa bir doktor öpücüğü lazım mı ?" dedi.
Beyza yerinde kızarık kolunu çekti. " Yooook sağol." diyerek kızardı. Genede Gaster Beyza'nın sağ kolunu tutup yarayı öptü.
Beyza Gaster'i itip daha çok kızardı. Gaster gülümseyip direksiyona geçti.
" Şey acaba artık gidebilir miyiz ? " dedim. Resmen önümde bir öpüşmedikleri kalmıştı. Beyza bana bakıyordu. Ona su uzatıp cama döndüm.
Gaster " Evet şimdi ilk öncelikle benim adım Gaster . 23 yaşındayım. Gördüğünüz gibi bir doktorum. He birde unutmadan şu bagajdaki benim salak kardeşim." dediğinde beyzayla gülmeye başladık.
" Benim adım Duru . 19 yaşındayım. " bir süre durdum. " Ben tek çocuğum ." dedim.
Beyza " Beyza adım. 18 yaşındayım. 2 kardeşim var. Hepsi birbirinden salak ." dedi.
Tanışmıştık. Gaster , Beyzayla sohbet ederken bende cama bakındım. Gideceğimiz yerde kötü hislerim vardı. Acaba bizi ne bekliyordu? Ne olursa olsun her şeyi öğreneceğim.
Birden Gaster' a döndüm. " Gaster biz tam olarak nerdeyiz?" dedim.
Gaster " Yaratıklar dünyası ."
"Peki sana güvenebilir miyiz ?" dedim.
Gaster " Onu sana bırakıyorum. Ama ister güvenmeyin ister güvenin yaralarınızla hep ben ilgilencem." dedi.
Gelmiştik. Bir otel gibi bir yere gelmiştik. Gaster önden gidip kapıyı açtı. Gaster " Siz girin ben Pelin'i alırım." dedi.
Beyzayla içeri girip etrafa bakındık. Yeni insanlar ve tanıdık yüzler vardı. Gaster gelip " Yaratılış oteline hoşgeldiniz." diyerek gülümsedi.
Savaş başlamak üzere ama ben ne olursa olsun dostlerımı koruyacağım.