Kimseye söylemeden eskiden hep gittiğim dağ başında bir evim vardı çok küçükken dedeme yaptirmistim dedem 3 ay boyunca ekibiyle uğraşıp yapmıştı sadece ben ve en yakınım ciğerim canım olan nisa biliyordu herkes onu tanıyordu ve çok seviyorlardı hemen oraya gittim heryeri dağıttım kırdım telefonunu ani bir sinirle duvara vurdum telefon telefonluktan çıkmış bir hurdaya dönüşmüştü oanki sinirle takmadım sinirim geçtiğinde odayı toparlayıp telefonumu elime aldım bir iğne yardımıyla hattımı içinden çıkarttım ve telefonu çöpe attım ve yattım uyandığımda saat 07.04 kalktım elbisemi çıkardım üstüme sweatshirt giydim(bu arada orada kış)altıma ise eve gidicegim için kısa şort tayt giyip evin kapısını kilitleyip motoruna atladım ilk önce telefoncuya girdim kendime yeticek güzel bir telefon aldim iPhone 15 aldım güzeldi çıktım tekrar motora bindim hemen eve vardım kapıdaki ayakkabılardan anlamıştım evde kimin olduğundan demir abi abim ve geri kalan ONBEŞ ARKADAŞI evet onbeş beni aramak için tam kapıyı calicaktim ki kapıyı açtılar
Abimin bir arkı- anaa bu kız burdaya
Herkes- NEE
Hemen içeri girdim hepsi oh çekip masaya oturdu demir abimle abim bana bakıyordu herşeyi anlattım içleri rahatladı ama demirin yüzüne bakmıyorum kırmıştı beni yanlarına oturdum zaten morelim bozuktu dokunsalar aglicaktim bı baktım herkesin elinde browni var hepsine teker teker bakıp ağlayıp odama çıktım
Abim-tövbe bismillah noldu lan
Demir- HAJSJSJSJSJSJS biz bu deliye çikolata almadık ya ondan ağladı gitti deli
Abim- harbiden gerizekalı bu kız gidin alın biriniz
Biri- alıp geliyorum abi hemen
Demir-ben şuna bı bakıp geliyim
Abim- okey
Demirden bakış açısı
Yukarı nehirin odasına çıktım....
