Moda Akademisi’nin salonu tıklım tıklımdı. Işıklar yanıyor, kameralar yerlerini alıyor, jüri koltuklarına oturuyordu. Her öğrenci, yıllar süren emeğini son bir yürüyüşle taçlandıracaktı. Ama herkesin aklında tek bir soru vardı: Gölge Tasarımcı kimdi? Azra kuliste derin bir nefes aldı. Tasarımlarını tek tek kontrol etti. Kumaşı değil, kalbini kullanmıştı. Renk seçimleri, dikiş detayları ve mesaj… Hepsi ona aitti. Lina ve Derin ona son kez sarıldı. “Sen zaten kazandın,” dediler. Podyumun ışıkları yandı. Öğrenciler birer birer çıktı. Her biri farklı bir tarz, farklı bir dünya sundu. Azra, sırası geldiğinde kalbi göğsünden fırlayacak gibi attı. Ama yürümeye başladığında, salon sessizleşti. Kumaşlar değil, duygular yürüyordu podyumda. Azra’nın tasarımları sadece göz kamaştırmıyordu. Bir hikâye anlatıyordu. Kendini bulma, kaybolma, yeniden ayağa kalkma. Jüri hayran kaldı. Ve sonra… Son yürüyüş için podyuma başka biri çıktı. Yüzü maskeliydi. Gölge Tasarımcı. İzleyenler şaşkınlıkla bakarken, Azra öne çıktı ve mikrofonu aldı: “Bu kişi kim olursa olsun, bizim gibi biri. Ama tasarımlar sadece kumaşla yapılmaz. Ruh gerekir, cesaret gerekir. Kopyalanamaz.” Salon ayakta alkışladı.Jüri, birinciliği açıklarken Azra’nın ismini söyledi. Ama Azra gülümseyerek sahneden indi. “Ben zaten kazandım,” dedi Lina’ya, “Kendime inandım.” Moda Akademisi artık onun için sadece bir okul değil, bir başlangıçtı.
Bölüm 30
Final defilesi
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.