Kadın son gücü ile ayağa kalktı sağ elindeki bıçağı kavrarken bir yandan omzundaki yarayı tuttu . Yüzünde iğrenç bir gülümsene ile Sue’ye baktı . Aşağlar biçimde haykırarak konuştu . -Asla sağ çıkamayacaksın burdan ! Sefil ucubenin tekisin ! Ülkeden sürülmüş bir şeytansın sen ! Asla yenemezsin beni..buna izin vermem . Sue karnındaki açık yaraya baskı yaptı ancak acısını belli etmemek için alaycı bir biçimde gülmeye devam etti . Sue: Baban da ölmeden önce buna benzer şeyler söylemişti . Kadının yüzündeki iğrenç gülümseme yok oldu . Yüzünü öfke bürüdü ve çığlıklar eşliğinde son hamlesini yapmak için koştu . Sue’de hiç vakit kaybetmeden atıldı . Bıçaklar kulak tırmalayan ses ile havada çarpıştı . Sue kadına tekme atarak geri itti . Kadın dayanamadı ve haykırarak koştu . Bedenler birbirine çarptı . Kan yere aktı . İkisi de kalbe saplanan bıçağa baktı . Sue bir adım geri çekildi . Kadın kalbindeki bıçak ile yere yıkıldı . Sue derin bir nefes verdi savaşın bitmesi ile rahatladı ancak huzur bulmadı ve onca yorgunlukla ve karnına açılmış zaten kanamakta olan yarasının acısına dayanamadı ve kedini yere attı . Gökyüzüne baktı yüzünde zaferin verdiği üstünlük görülüyordu . O sırada gökler sanki Sue’nin zaferini kutluyormuş gibi yağdı . Yağmur damlaları Sue’nin yüzüne çarptı , kan kokusu toprağa karıştı ve gök ardından yırtılır gibi zaferle gürledi . ______________ (2 Hafta sonra) Sue yıkık dökük eski barakasında yatağa oturdu ve karnındaki bandajı açtı . Yavaşça ayağa kalktı ve yarısı kırılmış ve puslu aynada yarasına baktı . İlk halinden daha iyiydi ancak en ufak yanlış harekette geri açılırdı . Sue bandaji çıkardı ve su ile yarayı temizlemeye başladı . Yüzü hafif bir acı ile ekşidi ancak dayandı . Yeni bandajı sararken gözü duvarda asılı Kral Teo’nun portresine ilişti . Kahve rengi saçları ve yeşil gözleriyle portreden sırıtıyordu . Sue bandajı bitirdiğinde ayağa kalktı ve yaklaştı . Şu sözleri tükürür gibi söyledi . Sue: Göklere…Yüce Tanrılara yemin olsun ki neye mal olursa olsun kelleni elimde tutacağım…Kral Teo!! ________________ (O sıralarda Mint Sarayı) Kral Teo tahtında oturmuş düzenlediği eğlenceyi izliyordu ki Yaveri tarafından rahatsız edildi . Eğlencesi kesildiğinde öfkelenen Teo sesindeki anlaşılır öfke ile yaverinin yaklaşmasına izin verdi. Teo : Söyle…ne hakla bozarsın keyfimi ? -Özür dilerim efendim.. ancak bilmeniz gereken bir mevzu olduğunu düşünüyorum . Teo : Neymiş ? -Sue… Teo öfke ile baktı yaver kendi cümlesini düzeltti . -Yani… Hain Sue. Ülkenin girişinde savaşırken görüldüğü söyleniyor . Teo birden bembeyaz kesildi . Tüm şarkıları durdurdu . Tek bir emirle herkesi salondan kovdu . Teo : Ne dedin sen ? - Ülkeye giriş yapmış efendim. Teo : Bunca yıl sonra mı ? Ama nasıl ?! -Bizde bilmiyoruz efendim. Teo öfke ile yaverin boğazını sıktı . Haykırarak bağırdı . Teo : NASIL BİLMEZSİNİZ ?! Size bunun için ödeme yapıyorum ! Benim sayemde boğazınızdan yemek geçiyor be ! Teo yaveri savurarak arkaya itti ve kendi saçlarını gerginlikle geriye attı . Teo : Ülkedeki askerleri iki katına çıkartın ! Çarşılarda bile korumalarım gezecek… ANLAŞILDI MI ! Yoksa hepinizi asarım ! Yaver başını korku ile sallayarak çıktı salondan . Teo boşluğa odaklandı . Teo : Demek geldin ha… Gel bakalım , gel de eceline kavuş zavallı Sue . ____________________ Üç gün daha geçti Sue evdeki son ekmeği de iki gün önce zaten bitirmişti . Artık açlıktan ölmemek için çarşıya , pazara inmek zorundaydı . Üstüne siyah bir pelerin geçirdi ve yüzünü siyah tül ile gözleri görünecek şekilde kapattı . Çarşıya indi . Pazar boyunca etrafını izleyerek yürüdü . Her yerde askerler vardı . Kral Teo’nun emrinden sonra güvenlik artmıştı . Sue hızlı fakat dikkatli adımlarla ekmek tezgahlarına yaklaştı . Ekmeklerden birini alıp tülün ardından kokladı . Tezgah sahibi görünce bağırdı . - Almayacaksan oyalanma ! Bırak ekmeği ! Sue: Ne kadar acaba ? - 3 Altın . Sue cebindeki son iki altını çıkarıp gösterdi . - Altının yoksa çek git ! Ekmek yok sana ! -Sue adamın yüzüne anlamsız gözlerle baktı tam gidecekken adam arkasından seslendi . - İki altın..ve kabzandaki bıçağı isterim . Sue : O bıçak olmaz.. - İki altına da ekmek olmaz ! Sue düşündü ve yapacak bişey olmadığından önce altınları sonra bıçağı uzattı . Adam tam bıçağı alacakken Sue’nin yüzündeki tül düştü . Adam hızla Sue’nin elinden yakaladı . Bir hışımla bağırdı . - HAİN ! SUE BU ! HAİN SUE ! Pazarın köşesindeki askerler bunu duyduğunda koştu . Sue elini adamdan çekmeye çalıştı ancak adam bırakmadı . -YAKALAYIN ! Sue tezgaha çıkıp adamın yüzüne tekme attı bıçağını elinden bırakmadan tezgahtan atladı ve koşmaya başladı . Peşindeki üç asker de arkasından son hızda koşuyordu . Sue pazarı birbirine kattı . Sağ tarafından koşarken küçük bir pazarcının tezgahını yola atıp zaman kazandı tellerden atlayarak izini kaybettirdi . Soluklanmak için durduğunda karnındaki ağrıyı hissetti . Yarasının dikişleri patlamıştı . Kanaması vardı . Küfretti ve bandajı bastırdı . O sırada yanındaki binanın çatısından iki tane siyahlar içinde adam atladı . Ödül avcıları oldukları her hallerinden belliydi . Adamların birinin belinde bıçaklar diğerinde ip vardı . Sue yarasını tutarak koştu . Avcılardan biri Sue’nin saçlarına asıldı . Sue’nin kafası geriye yattı . Son anda geriye dönüp bi hamleyle elinde tuttuğu bıçakla adamın bileğine kesik açtı . Adam acıyla saçlarını bıraktı . Sue fırsatı değerlendirip koşmaya başladı . Ancak yarasından dolayı yeterince hızlı değildi . İzini kaybettirmek için ara kısıklara girdi sola saptı ve sonra sağa . Avcılar hala peşindeydi . Diğer sapağa döndüğünde önünde kocaman duvar vardı. Burası çıkmaz sokaktı . Bıçağını sıkıca kavradı ve hemen arkasında dikilen avcılara döndü . Sue : Gelin bakalım ! Avcılar aynı anda saldırdı . Biri sağdan biri soldan sıkıştırdı . Sue hızlı hamlelerle her bir darbeden kaçtı ancak arkasındaki duvarı hesaba katmayıp geriye adım attığında sıkıştı avcılardan teki o sırada Sue’nin bıçak tutan eline bıçak sapladı. Sue acıyla kendi bıçağını bıraktı adamdan kaçmak için öne atladığında avcı önüne geçerek onu yere düşürdü . Sue kalkmaya çalışırken diğer bir avcı belindeki ipi Sue’nin boynuna geçirdi tüm gücüyle sıktı .Sue elinin acısını unutup boynundaki ipi tuttu gevşetmeye çalıştı ancak nefes alamıyordu . Sue çaresizce yere yıkıldı . Son kez nefes almaya çalıştı ama olmadı . Elleri düştü . Gözleri kaydı gökyüzüne son kez bakmaya çalıştı sanki son günü olduğunu biliyordu . İçinden böyle olmamalı dedi intikamını almadan ölmek yok diyordu ancak artık kaçış yoktu . Gözleri bir kez kapandı ardından son kalan hali ile geri araladı vücudu tamamen yıkıldı . İp artık iyice gerildi boynunu kesiyordu . O sırada adamların ikisi de havaya kalktı . Adam korku ile ipi bıraktı . Sue derin nefeslerle öksürdü ipi boynundan attı köşeye süründü ve duvara dayalı oturdu adamlara baktı ikisi de havaya süzülüyordu ve bağırıyorlardı önce sağdaki avcının kafası patladı. Sue dehşetle izledi ne olduğunu anlamadı. Ardından diğer avcının kafası patladı parçaları Sue’nin yüzüne düştü . Avcıların bedeni yüksekten yere düştü . Çok yakından kadın kahkahası duyuldu . Kahkaha o kadar güçlüydü ki tüm sokak boyunca yankılandı ve sesinden de bu vahşetten zevk aldığı belliydi . Kadın gökten uçarak indi , tam Sue’nin önünde tek bir bakışı bile dehşete sokan gözlerle durdu .
Bölüm 1
1 Bölüm (Çıkmaz Sokak)
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.