İçeriğe geç

Minsungmom

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Minsungmom

Bölüm 7

•Bölüm 5• Tanıyorum Seni

Jisung gözlerini açtığında Minho, Jisung’u kendine doğru çevirmiş, uyandırmaya çalışıyordu. Minho: Jisung, iyi misin? Jisung, Minho’nun yüzüne baktığında onun ağladığını gördü. Minho, Jisung’a sarıldı. O an sanki kimse asla birbirinin hayatından gitmeyecek gibiydi. Ömür boyu sürecekti her şey. Minho: Bir an çok korktum. Hiç uyanmayacaksın ya da uyku felci geçireceksin sandım. Jisung: Mal, uyku felci öyle bir şey değil. Minho: Nasıl bir şey? Jisung: Anlatırım ben sana sonra. Minho çekildi ve Jisung’un saçını düzeltti, sonra yine dağıttı. Jisung: Neden bu kadar umursadın ki? Minho: Umursamam lazımdı. Arkadaşınım sonuçta. Jisung: Daha yeni arkadaş olduğun birine bu kadar ilgi vermek de… ne bileyim. Minho: Instagram yorumu gibi konuştun .d Jisung güldü, Minho da güldü. Bu tarz şeyler her zaman aşkta yaşanacak diye bir şey yoktur. Eğer çok değer verdiğin bir arkadaşın varsa o arkadaşlık, aşktan daha önemlidir; bunu unutmayın. Minho: Neyse, uyandığına göre hadi bahçeye inelim bu sefer. Jisung: Tamam, olur! Minho jelibonları da aldı ve hemen önden bahçeye indi. Jisung güldü ve peşinden gitti. Jisung: Manyak, bekle! Minho: Oh be, nefes alıyoruz. Ne güzel, değil mi? Jisung, Minho’yu izliyordu sadece. Çünkü biliyordu ki Minho, aslında sanaldaki Minho’ydu. Bu durumu ona belli etmeyecekti. Minho’nun kolundan tuttu ve merdivenlerden aşağı indiler. Jisung: Evet be, nefes aldık sonunda! Minho bir yandan jelibonlara dadanmıştı. Jisung: İyi ki arkadaşız he. Minho: Daha yeni arkadaş olduk, bismillah. Jisung: Evet, doğrudur. Minho bahçede çalışanın açık bıraktığı hortumu aldı ve Jisung’a tuttu. Jisung da Minho’nun dibine girdi ve hortumu ona çevirdi. Minho: Ya jelibonlar gitti! Jisung kahkaha atmaya başladı. Minho da Jisung kahkaha atınca suyu daha çok yüzüne tuttu. Jisung: Müdür bizi kesecek! Minho: Kimin suçu acaba? Jisung: Kimin acaba? Minho güldü ve hortumu hemen yere bıraktı. Minho: Delil bırakmayalım. Jisung: Sudan mahvolmuşum burada! Minho: Güneş altındasın, iki dakikaya kurursun. Jisung: İnşallah. Minho: Bir de bana jelibon borçlusun. Jisung: Sen de bana kıyafet borçlusun. Minho: Getiririz, sıkıntı yok. Jisung: Okul kıyafetiyle görünce seni gülme krizine gireceğim, eminim. Minho: Neyse ki 2. gündeyiz. Bunu sonraki günler yapmış olsaydık müdür kesin yerdi bizi. Jisung: Ben ne diyorum, sen ne diyorsun? Minho: Diyoruz bir şeyler işte. Jisung, kıyafeti kurusun diye üstündeki suyu sıkıyordu. Minho da jelibonlarına üzülüyordu. Minho: Kendime o ördek yastıklardan alacağım. Jisung: Ha, bu elinde bıçak tutan ördekli yastıklar. Minho: Evet, onlardan alacağım! Jisung: Tam senin tarzın yastıklar. Minho: Sanki beni çok tanıyorsun ya. Jisung: Belki tanıyorum, beta, ağlama. Minho: Nereden tanıyorsun sanki? Minho iç ses: Noldu lan, anladı mı acaba? Jisung: Ben insanı dış görünüşünden tanırım. Minho: Haa, doğru. Jisung gülüyordu. Her şeyin farkındaydı çünkü. Minho da sadece etrafı izliyordu. Jisung kaldırıma oturdu, üstüne tam güneş vuruyordu. Minho: Kay lan, ben de oturacağım. Jisung: Lan koskocaman yer, geç otur bir kenara. Minho: Banane ya! Jisung kenara doğru kaydı, Minho yanına oturdu. Havaya baktı. Jisung da Minho’ya bakıyordu. Mutluydu çünkü gerçekten her şey çok güzeldi. Bir şarkının sonlarına doğru partinin güzelleşmesi gibiydi her şey. Belki dostlukları da öyle olacaktı. Jisung: Arkadaşlarıma çok değer veririm, biliyor musun? Minho: Biliyorum. Lan… yani bilmiyorum, nereden bileyim? Jisung: Haa, bilmiyorum diyorsun. Sanal arkadaşlıklar çok önemlidir benim için, özellikle gerçekte tesadüfen tanıştığım zaman. Minho: Hmm, ilginç mi– Jisung’a baktı ve hemen kafasını çevirdi. Minho iç ses: Ya biliyormuş ya… Minho: Benim su altında nefes alma iddiamı ne yapacağız? Jisung: Leğene sokacaksın kafanı. Minho: Hani leğen nerede? Jisung: Yarın getiririm. Minho: Haa, tamammm. Hadi gidelim ya! Minho hızlıca kalktı ve okulun içine girdi. Jisung da ayağa kalktı, üstünü silkeledi ve gülerek Minho’nun peşinden gitti. Jisung: Ya, bekle! Minho bir anda merdivenlerin orada durdu ve geri geri indi. Jisung, Minho’nun arkasına geçti. Müdür merdivenlerden indi ve ikisine baktı. Müdür: Ne bu haliniz? Jisung: Hocam, o ıslattı. Minho: Hemen sattı, aa! Hocam, kuru iftira. Onun suçu, bakın jelibonlarım gitti. Müdür ikisine ciddi şekilde baktı. İç çekti ve yanlarından geçerken: Müdür: Bugün ilk gün diye bir şey demiyorum ama şımarmayın. Jisung: Doğrudur, haklısınız hocam. Jisung, Minho’ya baktı ve hemen önden topukladı. Minho da peşine kovalamaya başladı. Minho: Hain, gel buraya!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.