İçeriğe geç

Minsungmom

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Minsungmom

Bölüm 2

•Giriş 2•

Her zamanki gibi saçma bir edit yapıp Instagram hesabıma atmıştım. Tutacağından emin değildim ama yine de atmıştım. Sonuçta bir şey kaybetmemiştim. Bir süre sonra videomun keşfete düşmesiyle başladı tüm hikayemiz (yani hikayem). Biri beni komik bir şey yazarak hikayesine eklemişti ve ben de hikayesine yanıt verdim. Mesaj: Hikayesine yanıt Ldnskfwbxlsbxowbxlwdb Canım sıkılmıştı, ortaya böyle bir şey çıkardım. O’nun yanıtı: Aferin. Ben: .d Mesajlarıma kalp bıraktı ve sohbetimiz bitti. (7 gün sonra) O’nun hikâye attığını gördüm ve hikayesine yanıt verdim. Gayet güzeldi çizimi. Ben de çizimini övmek istedim. O’nun da hoşuna gitmişti sanırım. Hemen ardından tüm yanıtlarımın olduğu bir video paylaştı ve o günden sonra işte bizim, kendimiz açısından unutulmayan (en azından benim açımdan öyle) dostluğumuz başladı. Romanıma hoş geldiniz! Okul sabahı bir klasiktir, hepimiz yaşamışızdır. Hele ki yeni taşındığım bir şehirde okulun yolunu ezberlemem kesinlikle biraz zorlayıcıydı. Bu yüzden ilk gün beni babam tramvay ile okula götürdü. Geliş yolu tamam da, gidişi ne yapacağız bilmiyordum. Okula girdim. Telefonlar ilk gün serbestti neyse ki… Ama Minho da okuldaydı; bu yüzden ona mesaj yazamazdım. “Ha, Minho kim?” derseniz, romanın başlarını neden okumadınız derim ama neyse… Minho, hikayeme yanıt veren çocuk işte. Sınıfta biraz sosyalleştim. Lise 1 ergeniydik ama klasik ergenler değil tabii. Ergen olduğumu hep söylerim ama pişman olunacak bir şey değil. Geri dönüş yolunu bulmam biraz zor oldu tabii… Okul çıkışı babamın dediği yere gittim ama meğersem geliş durağı farklı, gidiş durağı farklıymış. İkisinden de aynı yere varamazdım yani… İki saat gidiş durağını aradım ama bulamadım. İnsanlara sordum, birçoğu bilmiyordu. Biraz da konuşkan bir insandım tabii. Durağı zar zor buldum ama bunun sonucunda insanların güler yüzlülüğüne ve şehre alışmıştım. Eve gittiğimde Minho ile yazışma şansım olmuştu. Bu benim için baya güzel bir şeydi. Minho: N’aptın, okul nasıl geçti? Ben: İyi valla, alıştım gibi. Senin nasıl geçti? Minho: Bende klasik ya, ortama zaten alışkınım. (Minho benden bir sınıf küçüktü.) Ben: O zaman bu mükemmel bir şey! Gündelik konuşmamızı falan yaptık ve gayet eğlenceliydi. Zamanla okula daha fazla alıştık, zaman daha güzel geçti. Arkadaşlığımız ilerledi. Ben ona edit yapıp atıyordum, o da aynı şekilde. Mükemmel bir dostluk oluşmuştu. Tabii bunun okul öncesi de var. Biz 9 Temmuz’da konuşmaya başladık ve baya devam etti bu dostluk. Yazışmadığım gün özlüyordum. Bazı arkadaşlıklar olur, o arkadaşlığı kaybedince insana zarar verir ya, benim de dostluğum böyleydi. Bana zarar verdi kaybedince… Yine de bir şekilde devam etti bu dostluk. Minho değil aslında Reyyan’dı o kişi. Jisung değil aslında Zeynep, yani bendim o kişi. Bir gün bu romanı okursan, “Tek suçlu ben değildim,” demek isterim. Neyse… O zaman yeni bir başlangıç! Minho ve Jisung’un garip hikayesi: İkimiz üzerine yazılmış, bazı olayları gerçekten esinlenilmiş ama gerçeklikle alakası olmayan romanım: MINSUNGMOM’A HOŞGELDİNİZ GÜZELLER YA DA YAKIŞIKLILAR! CRİNGE OLACAK BİRAZ DA N’OLACAK, DÜNYAYA BİR KERE GELİYORUZ! MUAH 💋❤️‍🩹

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.