İçeriğe geç

MİNEVRA ⚔️TUTKUNUN ARKA PERDESİ

Bölüm 6 · 2 dk okuma

MİNEVRA ⚔️TUTKUNUN ARKA PERDESİ

Bölüm 6

Minevra ile karanın tanışması

Çarpmamızın etkisine hızla savruldukTam bıçağımı kaldıracakken adam iki elini yavaşça havaya kaldırdı.

"Sakin ol... Sana zarar vermeyeceğim." dedi.

Sesindeki sakinlik beni bir an duraksattı ama yine de geri çekilmedim.

"Sen kimsin?" diye sertçe sordum.

Adam hafifçe gülümsedi.

"Beni arıyordun. Daha doğrusu... kader seni bana getirdi."

Kaşlarımı çattım. "Ne saçmalıyorsun sen?"

O sırada ormanın derinliklerinden dalların kırılma sesi duyuldu. İkimiz de aynı anda sesin geldiği tarafa döndük. Sanki karanlığın içinde biri bizi izliyordu.

Adam aniden kolumdan tuttu.

"Burada kalırsan ölürsün. Bana güvenmek zorunda değilsin ama benimle gelmek zorundasın."

Ne olduğunu anlayamadan beni peşinden sürükledi. Fenerimin ışığı ağaçların arasında savrulurken arkamızdan gelen ayak sesleri giderek yaklaşıyordu. İçimde tek bir soru vardı:

Bu yabancı gerçekten beni koruyor muydu, yoksa asıl tehlike onun kendisi miydi?Adam kolumu bırakınca birkaç adım geriye çekildim. Elimdeki bıçağı hâlâ sıkıca tutuyordum.

"Sen kimsin?" diye tekrar sordum.

Adam derin bir nefes aldı.

"Adım KARAN . Bu ormanda tek başına dolaşmaman gerekiyordu."

"Benim ne yapacağım seni ilgilendirmez."

"O zaman neden buradasın?" diye sordu gözlerimin içine bakarak.

Bir an sustum. Babamın söyledikleri aklıma geldi. "Karanlık ormanın getirdiği yabancı..."

İçimi garip bir ürperti kapladı.

"O sözleri nereden biliyorsun?" dedim şaşkınlıkla.

Karanın yüzündeki ifade bir anda ciddileşti.

"Çünkü yıllardır o yabancı benim."

Tam o anda ormanın derinliklerinden uzun ve ürkütücü bir uluma duyuldu. Kuşlar bir anda havalanırken etrafı sessizlik kapladı.

Karan hızla bana döndü.

"Koş!"

Hiç düşünmeden peşinden koştum. Ağaçların arasından geçerken arkamızdan gelen ağır adımlar toprağı titretiyordu. Fenerimin ışığı titriyor, nefesim kesiliyordu.

"Ne oluyor?" diye bağırdım.

"Durursak ikimiz de yaşayamayız!"

Yaklaşık beş dakika koştuktan sonra eski, taşlardan yapılmış yıkık bir kulübenin önünde durduk.

Karan kapıyı hızla açtı ve içeri girmemi işaret etti.

Kapı kapanır kapanmaz dışarıdan güçlü bir darbe sesi geldi.

Kulübenin duvarları sarsılırken ikimiz de nefesimizi tuttuk.

Ben fısıldayarak sordum:

"Kapının arkasında... ne var?"

Karan bana baktı.

"Onu görmemen senin için daha iyi."

Tam o sırada kapının altından içeri siyah bir gölge sızmaya başladı...

Bölüm sonu

1 yorum