İçeriğe geç

Mimar Bey? Yarı Texting

Bölüm 34 · 2 dk okuma

Mimar Bey? Yarı Texting

Bölüm 34

Mimarın evine geldiğimizde arabadan indim.

Ben inince hepsi indi aynı civciv yavruları gibi beni takip ettiler.

Mimarın önünde dikildim.

Ona en sert bakışlarımı atarak anahtarı eline tutuşturdum.

"Al sende anahtarını" diyerek arkama dönmüş giderken iki tane kol belimi sardı.

"Ama gitme özür dilerim" dediğinde için ısınmıştı ama bu kadar kolay pes edemezdim.

"Mimar bırak beni" dediğimde hafifçe kıkırdadı.

"Sinirin azalmış" dedi alayla

"Hiçte bile!" diye çıkıştım ona

"Peki sen öyle diyorsan" dediğinde hala eğlendiği belliydi.

"Bırak beni"

"İstemiyorum"

"Ama ben istiyorum"

"Tamam öyleyse" diyerek beni bıraktı ama bu sefer de beni kucağına aldı.

Abimlere seslenerek

"Beyler kapıyı açar mısınız kardeşiniz çok çırpınıyor" dediğinde Barlas abim onu onayladı.

"Haklısın o hep öyleydi"

"Aaabiii" diye bağırdığımda

"Ne yaptım ki "dedi masum masum

Bu sırada Baran abim cebinden anahtar çıkararak kapıyı açtı.

Lan daha benim yedek anahtarım yoktu!

Ne ara bu kadar yakınlaşmışlardı.

Mimar beni zorla eve sokarken Barlas abim içeriye girerek kapıyı içeriden kilitledi.

"Bırakabilirsin" dedi Mimara doğru.

Mimarda ikiletmeden beni indirdi.

"Sizin bu yaptığınız adam alıkoymak!" diye bağırdım.

"Çokta umurumdaydı" dedi Baran öküzü.

"Evden çıkamazsın arka bahçeye çıksan bile kaçamazsın balkondan atlasan bile -ki atlama güzelim- korumalar seni getirir o çok sevdiğin Ceyhun bile seni bana getirir yani benden kaçamazsın" diyerek bana göz kırptı Mimar

Ona karşı başımı salladım.

"Bana kalacağım yeri göster" dedim somurtarak

Mimar tam ağzını açacaktı ki ona Baran abim engel oldu ve kulağına bir şeyler söyledi.

Mimar onu başıyla onaylayarak bana kalacağım yeri gösterdi.

Bunu yaparken hiç konuşmadı.

Sonra aşağıya geri döndü.

Bende yatağımın baş ucunda bulduğum tarçınlı kurabiye yemeye ve 'Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu' kitabını okumaya başladım.

Bir süre sonra

Kitabın ortalarına doğru hüngür hüngür ağlıyor ve adama sövüyordum.

Tarçınlı kurabiyem bittiği için tarçınlı kurabiye yapmak için ağlıya ağlıya aşağıya indim.

Mutfağa geçtiğimde önce ellerimi yıkadım.

Sonra bir margarini eritmek için ocağa kordum.

Dolaplar ağızlarına kadar dolu olduğu için istediğimi bulmak çok kolaydı.

Sonra bir tatlı kaşığı tarçını boş kaseye doktum...

Kurabiyelerim hazır olunca fırına verdim ve pişmelerini beklerken abimlere bakmaya karar verip mutfaktan çıktım.

Önce salona baktım orada yoktular.

Sonra bahçeye baktım orada da yoklardı.

Sonra bir çığlık sesi ve küfürler işittim sesin geldiği yer birinci katın son odasından geliyordu.

Koşarak odaya girmemle kafama yastık yiyip yere düşmem bir oldu...

Bölüm sonu

3 yorum