Yazarın Anlatımıyla (yani benimm)
Mimar oyuna kendini çok kaptırmıştı.
Arada sırada Kamere baksa da son 20 dakikada hiç bakmamıştı.
Maçın daha ilk yarısında olmalarına rağmen çok heyecanlı ilerliyordu.
İki takım başa başlardı.
Maçın ilk yarısının kaderini değiştirecek olan şutu Mimar atacaktı.
Mimar hazırlandı, sonra koşarak topa vurdu.
Top doksana giderek gol oldu.
Tam o anda gözleri Kamere kaydı.
Sırtını ağaca yaslamış, kendine çekmiş olduğu ayaklarına başını gömmüştü.
Uzaktan uyuyormuş gibi görünüyordu.
Mimar huzurla ona baktı sonra maça devam etti.
Üzerinden baya zaman geçmiş olmasına rağmen Kamer hala uyanmamıştı.
Mimarı harekete geçiren son şey sahanın önünden son ses araba geçmiş olmasına rağmen Kamerde hiç bir hareket olmamasıydı.
Mimar hızla üzerindeki futbol BİB 'ini çıkararak sahanın sonuna doğru koştu.
Hızlıca sahadan çıkarak Kamerin yanına geldi.
Kamerin yanına çökerek kafasını kaldırdı.
"Kamer" diye seslendiğinde cevap yok
Kameri kendine çektiğinde vücudu hiç kıpırdamıyordu.
"Kamer uyanır mısın?" gene cevap yoktu.
Bir koluyla Kamerin belini diğer koluyla da bacaklarını kavrayarak onu kucağına aldı.
Zaman kaybetmeden arabaya doğru ilerledi.
O sırada Çağan zaten arabaya gitmiş ve çoktan çalıştırmıştı bile.
Mimarda arabaya bindiğinde arkadaşlarından biri kapıyı onun için kapattı.
"Haydi sür çabuk hızlı haydi!" dedi Eris.
Kamer için çok endişeliydi.
Çağan o sırada arabayla son sürat ilerliyordu.
Bazen kırmızı ışıkta geçiyor bazen arabaları sollayarak ilerliyordu.
En sonunda Hastanenin önünde durdu.
Eris tekrardan Kameri kucağına almaya hazırlanırken Çağan onların kapısını açtı.
Mimarda hastane aciline koşar adım giriş yaptı.
Kameri bir sedyeye yatırarak onunla ilgilenmeye başladılar.
Bir süre sonra Kameri özel bir odaya aldılar ve açıklama yapmak için hemşire geldi
"Hanımefendi kendini çok yormuş uzun zaman kendini aç bıraktığı için şekeri düşmüş ve bayılmış serumu bitsin doktorumuzun izni olursa çıkışını yaparız."
"Teşekkürler" dediğinde hemşire onu başı ile onaylayarak odadan çıktı.
Bu sırada hastanedeki doktorlardan biri hastanenin aciline bugünlük yardım eden kalp doktoru Baranın yanına gelerek
"Baran 1254 numaralı oda da Kamer Gürsoy adında bir hasta var bu seninki" dediğinde Baran bir an olsun durmadan asansöre koştu.
Asansörün kapısı açıldığında hızlıca içeriye girdi.
İçeridekiler çıkınca 2. kat yazan tuşa 4-5 defa bastı.
2. kata çıktığında asansörden indi ve kat hemşirelerinin olduğu yere giderek hasta hakkında bilgi aldı.
Sonra 1254 numaralı odanın kapısını çalarak içeriye girdi.
Daha sonra odada gözlerini dolandırdı.
Gözü bir noktada durmuştu.
Durduğu noktada Mimar vardı.
"Siz hastanın nesi oluyorsunuz?" dedi.
"Ben sevgilisiyim" dediğinde Baranın gözleri büyüdü.
"Nesisin nesisin?"
"Sevgilisi?" Mimarda bu sırada bir doktorun neden bunu sorguladığını anlamaya çalışıyordu.
"Beyefendi gidin 'sevgilinize' bir sandviç ve bir vişne suyu alın" dediğinde Mimarı odadan kovuyordu
Mimarda mecburen aşağıya inip bir sandviç ve vişne suyu alarak geri döndüğünde o doktor hala oradaydı.
Ama bu sefer Mimarı boğacakmış gibi bakıyordu.
Bu sırada Kamer hareketlenmeye başladı.
Hafifçe gözlerine araladığı sırada içeri iri cüsseli bir adam girdi.
Kamer kendine geldiğinde gözleri doktorda ve iri cüsseli adamda oyalandı.
"Abi"

