İçeriğe geç

Mike Roald Ve Büyünün Şehiri

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Mike Roald Ve Büyünün Şehiri

Bölüm 1

Bölüm;1. Mike Roald

Vonka Üniversitesi – I. Seri

.

1. Bölüm – Mike Roald

Mike Roald on yedi yaşındaydı ve bugüne kadar hayatında olan biten hiçbir şey, ona özel biri olduğunu düşündürmemişti. Vonka şehrinin dar sokaklarında büyümüş, sabahları aynı seslerle uyanmıştı: alt kattaki fırının metal kapısının gıcırtısı, karşı komşunun radyosu, rüzgârın eski binaların arasından geçerken çıkardığı uğultu. Boyu 1.70’ti; kalabalıkta kaybolacak kadar sıradan, ama aynaya baktığında kendisine yabancı hissedecek kadar da farklı.

Saçları siyahtı ve ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir türlü düzgün durmazdı. Annesi bunu hep gülerek söylerdi: “Baban da böyleydi.” Ama ardından susardı. Mike babasını hiç tanımamıştı. Onun hakkında sorulan her soru, evin içine görünmez bir sis indirirdi.Bu yü zden Mike öğrenmeyi kitaplardan seçmişti.

Annesinin küçük kitapçısında geçen uzun saatler boyunca, raflardan eski efsaneleri, unutulmuş şehirleri ve sözde büyücülerle ilgili kitapları indirir, arka sayfalarına kadar okurdu. Büyünün gerçek olduğuna inanmazdı ama bazı hikâyelerin içinde açıklayamadığı bir şey vardı. Sanki kelimelerin arasında nefes alan başka bir dünya gizlenmişti.O gün her şey çok farklıydı.Mike okuldan çıktığında hava alışılmadık derecede ağırdı. Gökyüzü gri bulutlarla kaplanmış, rüzgâr sokak aralarında garip bir ıslık çalıyordu. Çantasını omzuna daha sıkı asarak her gün geçtiği yolu izledi. Her şey aynıydı ama bir şey… yanlış hissediliyordu.

Fırının önünden geçerken metal kapı bu kez kendi kendine kapandı. Mike irkilerek durdu. Kapının kapanışı, sanki onu fark etmiş gibiydi. Etrafına baktı; kimse yoktu. Kalbi hızlandı ama kendini toparladı.

“Yorgunum,” diye mırıldandı. “Hepsi bu.”

Eve vardığında annesinin kitapçısının ışıkları yanıyordu. Kapıyı açar açmaz eski kâğıt ve mürekkep kokusu onu karşıladı. Bu koku her zaman onu sakinleştirirdi. Annesi tezgâhın arkasında eski bir defteri inceliyordu.

— Geç kaldın, — dedi başını kaldırmadan.

— Okulda fazladan ders vardı, — diye yalan söyledi Mike. Aslında ders bitmişti ama eve gitmek istememişti. İçindeki huzursuzluk, dar duvarlar arasında daha da büyüyordu.

Merdivenlerden odasına çıktığında masanın üzerinde bir zarf olduğunu fark etti. Zarf, açıkça ona ait değildi. Ne adres vardı ne de pul. Sadece adını taşıyordu:

Mike Roald

Elini uzatırken parmaklarının titrediğini fark etti. Zarf soğuktu. Normal bir soğuk değil, kemiklerine işleyen bir soğuk.

Zarfı açtı.

İçinden kalın, krem rengi bir kâğıt çıktı. Üzerindeki yazı altın rengiyle parlıyordu, sanki mürekkeple değil de ışıkla yazılmıştı.

Vonka Üniversitesi’ne kabul edildiniz.

Mike’ın nefesi kesildi.

Vonka Üniversitesi. Kitaplarda okuduğu, efsane diye anlatılan, ama varlığı hiçbir zaman kanıtlanamayan yer.

Alt satırda tek bir cümle daha vardı:

Büyü seni seçti.

O anda odadaki saat durdu. Tik tak sesi sustu. Rüzgâr pencereden içeri girdi ama perde hareket etmedi.

Mike farkında olmadan fısıldadı:

— Bu… imkânsız.

Kâğıt hafifçe titredi. Ve Mike, ilk kez hayatında, zamanın ona cevap verdiğini hissetti.

Bu, sıradan bir davet değildi.

Bu, bir uyanıştı.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Elerine sağlık betimlemelere bayıldım ama bana sanki bana bazı yerlerde info dumping yaptığını fark etim ve bu pek iyi olmamış çünkü okuru bu baya sıkabilir ki beni sıktı.

    1Yanıt