Sabah uyandığımda saat çoktan 11.00’di. Yasmin’i elbiseler içinde gördüm.
”Ne o düğüne mi gidiyorsun?”
”Burak evleniyor Mika.”
Lika tekrar bana merhaba diyordu.
”NE?!?!?!?!?!!”
”Evet, hadi giy ve dene şu elbiseleri.”
Ağlamaya başladım. Bu olamazdı.
”Mika, uyan tatlım! Çok ateşi var.”
Yasmin’e baktım. Orataya düğün yoktu ve saat sabahın altısıydı.
Kabusmuş…