"Bak ne güzel annen öğrendi." Dedi Azra bedenimi onun yatağından kaldırdım. Annemden sonra evden bir iki parça alıp Azra'ya gelmiştim ve bir gün geçmişti Sabahın yedisiydi. Beni rahatlatmaya çalışıyordu.
"Güzel de biz ne yapcaz nerede kalcaz?"
"Annen işe girer halledersiniz." Kafamı salladım ben de çalışcaktım ama bunu ne anneme ne de yakınımdakilere söylerdim. Çalıştığımı duyarlarsa çalıştırmazdı. Ama artık işler değişmişti.
"Benim okula gitmem lazım."
"Sen git Ben de dinleneceğim." Başını salladı, yanağımı öptü ve evden çıktı.
"Kızım kahvaltı hazırladım." Özlem Teyze kapıyı açıp içeri girerken konuştu.
“Sabah Azra ile yemek yedim, sen yiyebilirsin, afiyet olsun.” başını sallayıp odadan çıktı. Şimdiden canım sıkılmıştı ne yapacaktım ben?
(3 saat sonra)
Tatlış💓: Bil bakalım ne olduuğğğ
Defne: Noldu ğ kullanmışsınn 🙂
Tatlış💓: Arslan hoca senin durumunu sordu. Bir şeye ihtiyacın olursa onu arayabilirmişsin.
Tatlış💓:

Defne:

Tatlıs💓: Aşk görüyorum hocammmm.
Defne: Bok yolundasın hala aşk diyon
Tatlış💓: Susssssss ben anladımmm zaten iki gündür ne hikmetse ona karşı yumuşadın.
Defne: SİKTİR GİT KENDİ AŞK HAYATINA
Tatlış💓:

Ona görüldü atıp çıktım. Demek Arslan hoca beni sormuş. Aşık diye yorumladım. Ayrıca artık ani hareketler yapmadığım sürece rahatça yürüyebilirdim oturmak bana göre olmadığı için tabi ki de yarın okula gidecektim.
Otura otura kök salmıştım. Yavaş bir yürüyüş iyi olabilirdi. Ama bacağım dikişliydi. Yavaş yürürsem bir şey olmaz. İçimde yaptığım münakaşa sonrası yavaşça ayağa kalktım.
"Özlem abla ben biraz yürüyüş yapacağım."
"Kuzum bacağın o haldeyken nereye?" Bulaşıkları yıkarken benle konuşuyordu.
"Zaten minik egzersizler iyi gelirmiş." Dedim yalandı.
"Ee öyleyse git bakalım ama geç kalma." Kafamı salladım. Evden çıkıp durağa doğru yürüdüm. Azra'nın okuldan çıkmasına iki saat vardı biraz dolaşıp çıkışta onunla eve dönerdim. Durağa ulaşınca otobüsü beklemeye başladım. Artık hayatımızda babam olmayacaktı. Bu yüzden istediğim şeyleri alabilirdim. Annem babam kadar sıkı değildi kıyafetime karışmazdı. Ama babam yüzünden sesini çıkarmıyordu. Bunun için mutluydum. Artık rahattım hiç değilse. İstediğim ile istediğim saatte buluşabilirdim. Aklıma Arslan hoca geldi. Bana yardım ettiği zamanlar benim ona karşı cesur tavrım aklıma gelinde yanaklarımın yandığını hissettim. Kalbim de küt küt atıyordu.
Küt küt (opsiyonel)
Bana rüya gibi geliyordu. Bana karşı tavrı bile hayal edelecek cinstendi. Herşeyi ile mükemmeldi. Kusurları bile onu kusursuz yapıyordu. Onun yanında kimse korkuda hissetmezdi. Tüm heybetli ile korurdu. Hayatında ki kişi çok şanslı olacaktı.
Hayırlı olsun sen aşık olmuşsun.
Aşk büyük bir kavramdı. Hoşlanıyordum ama aşık değildim. Asla. Telefonumun titremesi ile ondan mesaj geldiğini gördüm. Kalp kalbe karşılıklı.
Gereksiz kişi: Nasılsın?
Defne: İyiyim hocamm.
Gereksiz kişi: Bacağın iyi mi?
Defne: İyi hatta yarın okula geri döneceğim.
Gereksiz kişi: Ne bu acele?
Defne: Ne o hocam özlemediniz mi beni?
Gereksiz kişi: yazıyor...
Gereksiz kişi: çevrimiçi
Gereksiz kişi: yazıyor...
Gereksiz kişi: çevrimdışı
Ders başlamıştı çevrimdışı olmasının sebebi oydu muhtemelen. Ama görüldü yemiştim... Başkası atsa koymazdı. Bu adamın görüldüsü niye koyuyor?
Gelen otobüs ile hızla bindim. Otobüste fazla kişi yoktu. Cam kenarına oturdum ve kulaklığımdan şarkı açtım. Maneskin- Caroline gelmişti şansıma. Ben yaşıtlarım aksine Türkçe dinleyemiyordum. Genellikle yabancı takılırdım. Türkçe de dinlerdim tabi mesela Sezen Aksu, Teoman, Bergen ama dinlemeyi tercih etmezdim çünkü insanlar genelde acı çektiklerinde dinlerler bu şarkıları ve ben günümün %98 i acı ile geçerken yabancı dinlemeyi tercih ederdim.
La gente dirà: “Non vale niente”
Non riesce neanche a uscire da una misera porta
Ma un giorno, una volta lei ci riuscirà
İnsanlar “hiçbir şeye değmez” diyecekler”
Sefil bir kapıdan bile çıkamıyor.
Ama bir gün, bir kez başarılı olacak
Şu an okulun yakınlarındaki bir kafedeydim. Azra'nın çıkmasına bir saat vardı ben de Latte içiyordum. Canım da çok sıkılıyordu. Keşke konuşacak biri olsa yanımda.
Demez olaydım.
Dilim kopsaydı da demeseydim.
Cem masamın yanına geldi ve oturdu.
"Naber la?" Yerine oturmuştu cebinden sigara çıkarmıştı.
"Yakma rahatsız oluyorum." Dedim ama o beni duysada omuzlarını banane anlamında indirip kaldırdı.
"Burada ne işin var?" Dedim arkama yaslanarak.
"Azra'nın çıkmasını bekliyorum." Bu dediği ile sinirlendim.
"Ya Azra'yı salsana."
"Nedenmiş o?"
"Çünkü abisi yaşındasın muhtemelen onu kullanıyorsun! Bak buna müsade etmem canı yanarsa ölümün ellerimden." Dedim. Bana doğru yaklaştı.
"İlk olarak yaş farkı sikimde değil alt tarafı dört yaş." Demek ki Arslan'dan küçüktü.
"İkinci olarak kötü bir şekilde tanıştık ama ben asla bir kadını üzmem. Azra'ya aşığım demiyorum o da değil zaten sadece hoşlantı. İkimiz de yan yana olmaktan mutluyuz." Dedi mantıklı konuşmuştu.
"O kadar kız içinden bula bula benim arkadaşımı buldun."
"Valla bir işe yaradın ilk defa. Senin sayende tanıştık."
"Nasıl?"
"Orası bana kalsın." Gözlerimi devirdim. Annemi aramam lazımdı. Aklıma gelen fikir ile sırıttım.
"Ben biri ile konuşup geliyorum." Dedim ve masadan kalktım. İçeceğin fiyatını ödemesinde sıkıntı olmazdı. Hızla okulumun önüne geldim yarım saat sonra çıkacaklardı. İçeri girip bahçede bir banka oturdum ve annemi aradım.
"Alo anne?"
"Kızım nasılsın?"
"İyiyim ben sen nasılsın?"
"İyi olmaya çalışıyorum seni bu şekilde bıraktığım için üzgünüm-" konuşmasına müsaade etmedim.
"Anne yaşadığın şey kolay değil ama artık her şey daha güzel olacak. Değil mi?"
"Tabi olacak kızım bu akşam seni alcam ev kiraladım orada kalacağız." Dedikleri ile mutlu olmuştum. O adamdan kurtulmuştum.
"Parayı nereden buldun?"
"Kızım senin annen cin gözlü her ihtimale karşı bir yerde para biriktirdim ben bugüne nasipmiş." Dedi. Annem gerçekten çok zeki bir kadındı bir tek aşk ta çok aptallaşıyordu.
"Şimdi kapatmam lazım görüşürüz annem." Dedim.
"Görüşürüz kızım." Telefonu kapattım. Saate bakınca 15 dakika kaldığını gördüm. Yanıma gelen Arslan hocayı fark edince kalbim hızlandı.
"Burada ne işin var?" Dedi ayakta duruyordu.
"Hocam ikidir kalbimi kırıyorsunuz bu kadar benden nefret ettiğinizi bilseydim hiç gelmezdim."
"Defneciğim nefret etmek değil bacağını çok yoruyorsun."
Defneciğim diyen ağzını...
"Azra'yı bekliyorum." Dedim o da yanıma oturdu.
"O Cem ile takılacaktı çıkışta bekleme boşuna."
"Hayır benimle gelecek!" Dedim sinirle, üç yıllık arkadaşım beni değilde orangutanı seçecek hali yoktu.
"Göreceğiz onu." Dedi. Ardından zil çaldı Azra beni görmesi ile yanıma geldi o sırada Cem de yanımıza geldi.
"Kızım ne işin var burada?" Dedi bana sarılarak.
"Azra seni alıp eve götürmeye geldim." Dedim o sırada Cem Azra'yı kollarımın arasında aldı.
"Hayır biz sinemaya gitcez." Şaşırarak Azra'ya döndüm.
"Azra beni ekip onunla mı gideceksin." Dedim gözlerimi açarak o sırada Arslan hoca konuştu.
"Yalnız Cem ekilmiş olur sen değil." Sinirle ona döndüm.
"Bal gibi de ben ekiliyorum." Tekrar önüme dönünce Azra ile Cem'in adeta kaçarcasına okuldan çıktığını gördüm.
"Hep sizin yüzünüzden. İhanetin acısını iliklerime kadar hissediyorum." Dedim Arslan hocaya dönerek. Evde Azra'ya hesap sorardım.
"Yürü arabaya." Dedi ve önden ilerledi ben ise hala yerimde dikiliyordum bana dönerek hadi bakışını attı.
"Rica edin çok kabasınız." Sesli bir nefes verip yanıma geldi.
"Benim ile arabaya binmek ister misin?" Düşünür gibi elimi çenemin altına koydum.
"Hmmm... Hayır." Dedim ve önden ilerledim. Arabanın yanından geçerken kolumu tuttu ve hızla arabanın kapısı açtı o sırada nefesini boynumda hissediyordum.
"Sözlü notlarını-"
"Tamam biniyorum!" Dedim sözünü keserek boynuma değen nefesi dengemi şaşırtmıştı. Hızla arabaya bindim ve yüzüme yelpaze yaptım.
"Çok mu sıcak?" Dedi sırıtarak.
"Havalar sıcaklamaya başladı ondandır." Dedim o sırada arabayı çalıştırdı. Telefonumu çıkarıp Azra'ya yazmak için mesajlara girdim. O sırada araba yavaşlayıp durdu ve telefonum elimden çekildi.
"Ne yaptığınızı sanıyorsunuz!" Dedim ona doğru uzadıkça o telefonu benden uzağa götürüyordu.
"Gereksiz kişi mi?" Hızla kemerimi çözüp ona doğru yaklaştım bir elim alttan bir yerden destek alırken diğer elimle ona uzanıyordum. Anında dondu fırsattan istifade telefonumu aldım. Onun aşağı baktığını fark edince bakışlarım aşağı inince elimin erkekliğinin yakınında olduğunu fark ettim. Yutkundum ve geri çekildim. O da öksürüp arabayı çalıştırdı.
"Sabır..." Dedi sessizce ve camı açtı.
"Bu yaptığınız hiç etik değil." Dedim sinirle utançtan yanaklarım yanıyor ellerim hafif titriyordu.
"Senin öğretmenini o şekilde kaydetmen çok mu etik?" Gömleğinin iki düğmesini açmıştı.
"Buna da mı karışacaksınız!"
"Bir dahakine elini koyduğun yere dikkat et küçük." Dedi.
"Telefonumu almasaydınız!" Sonra yolculuk sessiz geçti. Evin önüne gelince inecekken beni durdurdu.
"Telefonuna beni o şekilde kaydetme."
"Neden?"
"Gereksiz olmayacak kadar önemliyim." Egosu boyundan uzun(!) Boyu çok uzun tartışılır.
"Hm bakarız." Dedim bana uyarıcı ama benim seksi bulduğum bakışlar attı. Hızla eve girdim çarpan kalbime elimi koydum. Yukarı doğru çıkarken sırıtıyordum. Bunu fark edince kendimi düzelttim. Neye sırıtıyorsun!
"Azra nerede kızım?" Kapıda bekleyen Özlem ablayı görünce ne desem diye düşündüm.
"O voleybol takımında ya antremana kaldı." Başını salladı ve içeri geçti. Hızla telefonumu çıkardım.
Defne: Azra annene antremana kaldığını söyledim.
Hızla ismini değiştirdim benim huyumdu hislerime göre isimler de değişirdi.
Hayırsız👎: Aşkım bebeğim canım çok teşekkür ederim.
Defne: Kes.
Hayırsız👎: Ya Defne bak ben çok mutluyum üzme beniii.
Blöf yaptığımı çok iyi biliyordu.
Defne:

Defne: sen git orangutanla konuş.
Hayırsız👎: Bdudbsjdkskeoe o patlamış mısır almaya gitti.
Defne: Bu arada ben bir bok yaptım.
Hayırsız👎: NE YAPTIN?
Defne: Ben senin yüzünden Arslan'ın arabasına bindim ya.
Hayırsız👎: EEEEEEE
Defne: Benim bir anda telefonumu aldı.
Hayırsız👎: SENİN ONU NASIL KAYDETTİĞİNİ GÖRDÜ.
Defne: Daha kötüsü oldu!
Defne: ONUN ELİNDEN TELEFONU ALMAK İÇİN ONA DOĞRU UZANMIŞTIM.
Defne: Sonra bir yerden destek alıyordum orası o şeyin yakınıymış ve ben oraya bildiğin elimle bastırıyordum!
Hayırsız👎: O BİLDİĞİMİZ ŞEY Mİ
Defne: EVET!
Hayırsız👎: AĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAGAGAGAGAGAGAGAGAGAGAGAGAYAATGAGAGAGGAAGAGGWGAGAGAGQGGQ
Defne:

Azra çevrimdışı oldu. Muhtemelen Cem gelmişti. Sinirle telefonu yatağa bıraktım. Bu kız ne fena bir şeydi! Telefonu tekrar açıp insanların attığı hikayelere bakarken Arslan hoca'nınkine denk geldim ve bir anda içimi kırgınlık ve öfke kaplamıştı.
@arss.aks

(Hikaye)
Bu kız da kimdi!
