Fotoğraf Arslan hoca ile o akşam öpüştüğümüz fotoğraftı. Bunu Şevval'in attığını yemin edebilirim ama ispatlayamam. Bu işle tek başıma başa çıkamazdım. Arslan hocaya yazdım.
Defne: Bana ayıracak zamanınız varsa bir şey hakkında konuşmalıyız.
Biti💔: Zamanım yok.
Onu bu şekilde kaydetmiştim. Ben fırattım o biti.
(Bilmeyenler için bir tiktok akımı.)
Defne: Konuşmaya meraklı değilim ama önemli.
Defne: *Ekran görüntüsü*
Biti💔: Ne fotoğrafı o?
Defne: O gece ki olayın fotoğrafı çekilmiş.
Biti💔: Hangi gece?
Defne: Bilerek mi yapıyorsunuz?
Biti💔: Evet.
Defne: O gece işte.
Biti💔: Hangi gece?
Defne: ARAMIZDA YAKINLAŞMA OLMUŞTU YA HANİ NE KADAR AÇAYIM KONUYU.
Biti💔: Hatırladım kim atmış peki?
Defne: BİLSEM SİZE YAZAR MIYIM?
Biti💔: Tamam sen numarayı at ben icabına bakarım.
Defne: *Numara*
Defne: Bir de özel hayat ile okulu karıştırmazsanız sevinirim.
Biti💔: Karıştırmıyorum.
Defne: yav he he konuşturtmayın beni.
Biti💔: Öğretmenin ile bu şekilde konuşmamalısın.
Biti💔: Ben öğretmeninim ya. Ondan.
Oturdum adamın tribini çekiyorum.
Defne: Evet öğretmenim gibi davranın.
Biti💔: Tamam.
Defne: Tm.
Tm yazım hakkında bir şey dememişti gerçekten kırmıştım onu. Beni önemsemiyordu. Bir defa ısrar etse... Çalan zil ile yerimden kalktım annem bu saatte gelmezdi hala gelmesine iki saat vardı. Kapıyı açınca Özgür abiyi gördüm.
"Naber kız?" Dedi yanağımdan makas alarak içeri girdi.
"İyi senden?"
"İyi iyi." Koltuğa oturduk.
"Çok mutlusun." Dedim ona bakarak.
"Sende çok üzgünsün." Dedi anlıyordu.
"Biri mi var hayatında?" Dedim.
"Evet."
"Oo kral çıkalı ne kadar oldu alemlere akmışsın." Dedim ve devam ettim.
"Nasıl bir kız?"
"Henüz hoşlantımdan haberi yok." Dedi benim yüzümden bir buçuk yılı gitmişti.
"Benim yüzümden neredeyse iki yılın gitti." Dedim arkama yaslanarak.
"Kızım saçmalama bir daha böyle konuşursan seni gönderirim oraya." Dedi ve devam etti.
"Gördüm o gün."
"Neyi?"
"Arabanın önünde... O adamla... Öpüş- ne öpüşmesi vakumluyordunuz birbirinizi." Dedi yanımdaki yastığı ona fırlattım.
"Abi ya!"
"Onun kim olduğunu da biliyorum." Dedi.
"Öğretmenim..." Dedim iç çekerek.
"Öğretmenin olmasını siktir et sonsuza kadar öğretmenin olmayacak ya sen mutlu musun?"
"Mutluyum ama olmaz abi imkansız."
"Değil."
"Adama tekmeyi attım." Dedim.
"Neden?"
"Öğretmenim."
"Kızım alcam ayağımın altına seni, bu adam seni üzdü mü?"
"Yaniii bana trip atıyor ve atarak üzüyor ama biraz çok az haklı." Dedim.
"Üzerse tekmeyi bas ama bak hep aklını kullanmamalısın bazen kalbi dinlemek iyi gelir." Dedi başımı salladım. Sonra biraz konuştuk ve gitti. Odamda bir saat kadar ders çalışıp kendimi yatağa attım.
@arss.aks

2848 beğeni
@arss.aks: 💪
Yorumlar kapatıldı
Bensiz de eğleniyordu. Onu riske atmaya gerek yoktu. En iyisini yapmıştım. Ama kalbimde cız ediyordu. Ben kabuğumda önceden mutluydum neden gelmişti ki.
@Defne_vrl:

229 beğeni
20 yorum
@defne_vrl:
@Onur_cevik: Her pozda güzel.
@Ozgur12: Bakmayın buna acı çekiyor 😔
↪️@defne_vrl: Zorba.
@Azra_bykl: valla ben çok mutluyum.
↪️@defne_vrl: ihanete uğradım!
🎸
Sabah alarmın sesi ile uyandım. Annem çoktan gitmişti. Kahvaltı hazırlamıştı bugün erken çıkacaktı. Bende karnımı doyurup evden çıktım. Dikişlerim alınacaktı bugün. Çıkışta hastaneye gitmeliydim.
Evden çıkıp otobüse bindim. Uğraşacak adam da yoktu ki neşeleniyim... Azra da kendine yakın duraktan binmişti. Yanıma oturdu.
"Günaydın aşko." Dedi.
"Günaydın."
"Of HADİ ARTIK HAREKETLEN." dedi beni sarsarak.
"Hareketliyim ben zaten." Dedim öyleydim gerçekten.
"Bu arada biz sevgili olduk." Dedi elimi alnıma koydum.
"Tanrım ihanete uğradım." Dedim Yeşilçam filmleri gibi.
"Kalbim başkasında anlasana." Dedi sesini onlara benzeterek.
Okula geldiğimiz için indik ve okula adımladık.
"El ele tutuştuk... Öpüştük." Dedi.
"Kızım özel hayatını neden bu kadaf detaylı anlatıyorsun."
"Ay haklısın."
Sınıfa girip yerimize oturduk. İlk ders coğrafya olduğu için uyuyacaktım.
Öyle de oldu ders boyu uyudum dört ders bitmişti. Öğle arasına girmiştik. Zaten önceden bitirdiğim konulardı. Arslan hoca mesaj atmıştı.
Biti💔: 11/B sınıfına gel.
Defne: Hayır.
Biti💔: 11/B sınıfına gelir misin?
Defne: peki.
"Ben lavaboya gidip geliyorum." Dedim Azra'ya.
"Geliyim mi?"
"Yok saçımı düzeltip gelcem." Kafasını salladı. Öğle arası olduğu için koridorlar bomboştu sınıfa girince Arslan hoca'nın beni beklediğini gördüm.
"Noldu?" Dedim. Tahtaya yaslanmıştı.

(Bunun gibi)
Yazarın anlatımından....
"Mesajı atan Şevvalmiş hallettim." Dedi Arslan bunun yanında Defne'nin çalıştığını da öğrenmişti.
"Tamam." Dedi Defne. Arslan onun böyle hissiz cevapları yüzünden kötü hissediyordu alışmıştı neşeli haline.
"Neden söylemedin?"
"Neyi?"
"Seni rahatsız ettiğini."
"Söylemem için yakın olmamız gerek."
"Olurduk da sen elinle ittin." Dedi çalıştığını bilerek yüzüne vurmamıştı bu Defne gibi bir kızı utandırabilirdi. Onu mahcup etmek istemedi.
"Sizde itilmeye meraklıymışsınız." Dedi Defne bu konuda ona kırgındı. Arslan doğruldu.
"Beni istemeyen birine ne yapabilirim?" Dedi sinirle.
"Beni hiç tanıyamamışsın." Dedi Defne Arslan'ın bu tutumu Defne'nin hiç hoşuna gitmiyordu.
"Çok dengesizsin." Dedi Arslan.
"Pardon!"
"Bir ara yakınlaşıyorsun bir ara uzaklaşıyorsun bir karar ver Defne."
"Ben ikimizide riske atmıyorum."
"Bana sormadan karar veremezsin, ben riske girmek istiyorum." Arslan'a sormadan böyle düşünmesi sinir ediyordu.
"Ben istemiyorum. Riske girmek istemiyorum." Dedi Defne Arslan onun için her şeye hazırken Defne'nin bu tutumu onu üzmüştü.
"Korkaksın." Dedi ve kapıdan çıkıp gitti.
Defne'nin anlatımından...
Arkasında beni bırakmıştı. Son söylediği ağırdı benim için. Evet korkaktım. Çok korkaktım belki. Bu korkaklık gerçektende hayatımda çoğu şeyi burnumdan getiriyordu. Sınıftan çıkıp kantine indim kahve alıp bir masaya oturdum. Düşünceli bir şekilde kahveyi bir anda içince dilim yanmıştı.
"Sikcem ama!" Sinirlenmiştim. Şu an bazı şeyleri yıkıp dökmek istiyordum.
"Naber?" Onur yanıma oturdu.
"İyi."
"Sorduğun için sağ ol ben de iyiyim."
"Sormadım ki." Dedim bir dakika deja vu anasını satıyım. Onur'un ifadesi bozuldu.
"Of özür dilerim Onur biraz sinirliyim de kusura bakma." Dedim anlayışla gülümsedi.
"Sıkıntı değil."
"Sen niye çıkmadın dışarı?" Dedim gerginliği azaltmak için.
"Yok ya canım istemedi." Dedi. O sırada Arslan hoca kantine girdi. Onur bahane zamanlama şahane.
"Eee kızlar dm attı mı?" Dedim bana anlamaz gözlerle baktı sonra attığım fotoğrafa yaptığı yorumu hatırladı.
"Yazdılarda bakmadım."
"Neden?"
"Başkasını bekliyorum." Dedi göz kırparak o gözünü GÖTÜNE sokmak var ama Arslan hoca var sakin cevap ver Defne.
"He o yüzden gece kulüpte on kıza yavşıyordun." Dedim bunu gülerek söylemiştim. Görsün çatlasın.
"Sen kıskandın mı?"
"Ay saçmalama Onur sana yanaşmadığımı biliyorsun." Dedim bunu yüzüne söylemiştim kaç defa.
"Bir gün o da olacak güzelim."
"Kıyamet günü o gün." Dedim ve masadan kalktım. Az kalmıştı öğle arasının bitmesine sınıfa çıktım. Açıkçası çocuk gibi oyun oynuyorduk Arslan hoca ile. Sınıfa girdim.
"Azra kör Olcan bırak şunu." Dedim telefonu işaret ederek.
"Yaa aşkım sen iste yeter ki." Yine Cem bunu mutlu etmişti.
"Ders ne?"
"İngilizce."
"Ağlıycam ya!" İngilizce dersini hiç sevmezdim. İngilizcem güzeldi ama o hoca var ya. O kadın düşman başına.
"Bende..." Çalan zil ile sustuk sınıf yavaş yavaş dolmaya başladı.
"Listeden rasgele kaldırmazsa ben Defne değilim." Dedim sinirle.
"Kaldıracak ve bize denk gelecek." Dedi haklıydı. Derse giren hoca ile sustuk.
"Sayfa 58 açalım." Dedi kadın yaşlıydı ama o ses... Benim sesim o kadar çıkmıyor. On dakika sonra tekrar konuştu.
"ÇOCUKLAR HAZIRLANIP GELİN DEDİM. LİSTEDEN SEÇİYORUM." dedi bağırarak o sırada sınıfa nöbetçi girdi.
"Defne Vural Arslan hoca çağırıyor." Çağırılmama sevindim çağıran kişiyi duyunca üzüldüm. Sınıftan çıktım. Hiç değilse şirret karıdan kurtuldum. Arslan hoca edebiyat panosunun önündeydi.
"Gel yardım et bana." Dedi. Yanına gittim.
"Başka öğrenci mi yoktu?"
"İngilizce dersini sevmiyorsun kurtardım seni teşekkür bekliyorum."
"İngilizce dersini sevmediğimi nereden biliyorsunuz?"
"Senin hakkında çok şey biliyorum güzelim." Dedi.
"Ne bu samimiyet yerinizi bilin." Aramıza bir defa daha duvar çektim. O kağıtları bana veriyordu ben panoya sabitliyordum o da toplu iğne ile tutturuyordu. En üst kısma kağıt tuttum. Parmak uçlarımda kalkmak zorunda kalmıştım. O ise tam arkamdan benden uzun olduğu için üzerimden uzanarak iğneyi taktı takınca arkamı döndüm elleri iki yanımdan panoya sabitlenmiş bir şekilde bana bakıyordu. Çok yakındık.
"Okuldayız." Dedim yutkunarak.
"Olsun." Bu adam bir şey mi içmişti! Kolunun altından geçerek kurtuldum. Tam sınıfa yürürken bana s
eslendi.
"Defne?" Ona doğru döndüm.
"Efendim?"
"Hiç mi şansım yok?" Dedi şansı var mıydı?
Bölüm sonuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuğğğğğg
Attım ama bence güzel oldu.
Defne'nin cevabı ne olur?
Aralara entrikalar sıkıştırcam çok.
OY DA ATIN ZAHMET OLMAZSA
teşekkür ederim 😽
Görüşürüzzzzzzz💅💅💅💅💅🎸🎸🎸🎸🎸



