Keyifli okumalar dilerim☆
___________
Saat sabahın 4'ü dükkan'da ki masanın başında nerdeyse uyumak üzereyidim ki telefon çaldı.
Biliyordum ki gelen arama gene o Freddy Fazbear's Pizzeria dükkanın'dan gelen bir aramaydı. Bitkinlik ile açtım telefonu
-buyrun?
-Freddy Fazbear's Pizzeria dükkanın'a-
-evet, evet biliyorum; sigara ve alkol istiyorsunuz gene. Birazdan siparişiniz elinize ulaşır iyi günler.
Ve aramayı suratına kapattım
Çünkü bu konuşmayı o güvenlik görevlisi ile her gün yapıyorduk.. cidden her gün yapıyorduk.
Siparişleri hazırladım ve bir poşete koydum. Bu gün perşembe'idi ve
Perşembe günleri gece vardiyası na sadece ben kalırdım.
Açıkça şuanda bu siparişi hiç götürmek istemiyordum, o güvenlik görevlisini'in sesi bu gün sanki daha da bir sert ve soğuk kanlıydı , yada sadece ben öyle düşündüm o adam her zaman aynıydı; sigara ve alkol içmekten buruşmuş dudakları, çökük göz altları, soğuk bakışları ve o herkese nefret haykıran sesi sanırım William afton'un oğlu'nun böyle olmasına şaşma'maliyim
Hazırladığım şeyleri bisikletim'in sağ koluna astım ve dükkanı tamamen kapatmak için geri döndüm, bu siparişi verip çıkmak istiyordum bu günlük bu kadar yeterdi
Saat 4.25 geçiyordu ben ise pizzacı'nın önünde Micheal afton'u bekliyordum, aslında her zaman dışarıda olurdu geldiğim de fakat bu sefer sanırım gecikmiş ti
10 dk geçmesine ragmen hâlâ gelmemişti bu soğukta beklemem değilde eve gidip uyumam lazımdı bu yüzden dükkana girmeye karar verdim.
Kapıyı hafif itirdim ama kilitlenmiş'ti, siparişi unutup gitmiş olamazdı değil mi?
Dükkanın acil çıkış kapısına ilerledim ora açık olabilirdi.
-----
Tahmin ettiğim gibi acil çıkış kapısı açıktı ve direkt güvenlik odanın yanındaydı bu yüzden onu aramam gerekmiyordu
Güvenlik odasına doğru ilerledim ve masada sızmış olan güvenliğe baktım.
Siparişi verip gitmek istiyordum bir an önce, bu adamın beni öldüre bilicek olması düşüncesi nedense içimi bir anda kapladı, sonuçta o bir seri katilin oğlu hata Kendi kardeşinin de katili, düşüncelerim bedenimin korku sarmasına dahada yardımcı oldu.
Kendimi toparlayıp yanına gittim ve hafifçe onu dürttüm
-bay afton, bay afton
Bir anda irkilerek uyandı ve eline nerden geldiğini bile fark edemediğim bir levye alı verdi, sanırım düşüncelerim gerçekleşiyor du...
-HEY!? SEN?..
Kaldırıldığı levye'yi üzerime indirmeden durdu ve konuşmaya devam etti
-SENİN BURADA NE İŞİN VA-
cümlesini bitirmeden kolidordan sert adım sesleri gelmeye başladı.
Onun burada yalnız çalıştığını sanıyordum oysa..
Beni hızlıca kapının önünden iterek kapıyı kapattı. Elimdeki poşet bir yana savrulurken ben ise yere düştüm
Ona dönerek bağırmak için yeltendim
Fakat odanın camından kenarda duran animatronik oyuncağı görünce sesimi dahi çıkaramadım
Mor veya mavi renkteki bu robot ile kapıda ikimiz'le de sessizce bakıştıktan sonra geri döndü ve yavaşça gitti
-o sahne dışında hareket edebiliyor mu?..
Soruma cevap vermeye pek gerek duymadı, bakışları zaten yeterliydi.
Evet bu animatronik dışında hareket ediyorlardı..
-peki buraya neden geldi?
-kadın kokusu alabiliyor bu yüzden büyük ihtimalle
Anladım dercesine başımı salladım hala çok gergindim.
Sonra onun ufak kıkırtısını duydum, bu durumda gülebilir miydi?
- Son dediğim yalandı buna inandın mı cidden?
Yüzünde alaycı bir ifade vardı, dediği seyi tekrar düşününce ne kadar saçma bir açıklama olduğunu fark ettim.
-pekala o zaman gerçeği söyle o ne arıyordu burada!?
Kapıdan uzaklaşıp yerdeki poşete doğru yürüdü içinden sigarasını aldı, alkol şişesi yere düşünce kırılmıştı içe bileceği sadece sigarası kalmıştı.
Sigara paketini açtı masasına oturdu ve ekrana bakarken bir dal yaktı ve ardından sorumu yanıtladı.
- sadece o değil hepsi hareket edebiliyorlar ve buraya beni öldürmek için her gece geliyorlar
- nasıl yani
-daha fazla birşey sorma sana anlatacak halim yok
Cevap vermedim, hayır vericek bir cevabım yoktu ona ısrarla anlatmasını isteyenezdim zaten isteyebilicek bir halde de değildim.
Bu korkunç olaydan sonra buradan çıkmam gerektiğine emin oldum ve kapıyı açmak için yöneldim ki kolumdan tutu
-burada kal dışarı çıkarsan ölürsün
-ne saçmalıyorsun? O çoktan gitti
kameralara doğru parmağını uzattı, ekrana kafamı çevirdim ve yanımızdaki koridorun sonunda duran Bir tilkiye benzeyen bir animatronik vardı.
-o çok hızlı koşar, eğer kapıyı bir kere açarsak geri kapatana kadar bizi öldürmüş olucak.
Sessiz kaldım.
Şuanda çok korkunç bir yere düşmüştüm ve istemsizce gözlerim dolmaya başlamıştı bile, yanaklarıma hafiften yaşlar akarken köşeye çömeldim.
-bunları nasıl atlatıcaz
-onlar hareket ederken bu zor
-durucaklar mı ki?
-evet
-ne zaman durucaklar?
-saat 6 da
- saat şuan kaç? Ne kadar kaldi
-1 saatimiz daha avr
Sesizce iç çektim bir saat burda durmam gerekliydi ve sanırım kapıyı açmadığımız sürece 1 saat çok kolay gecicekti en azından bu yüzden rahattım
----------
Saat 5.52
8 dakika , sadece sekiz dakika sonra rahatlıkla burdan çıkacağım.
Güvenlik çoktan masanın başında bir kez daha sızmıştı, böyle bir durumda uyuyabiliyor olması oldukça korkutucu
Ya o uyurken gelseler yanına ve kapılar açık olsa?
Bu durum sonucunda olacakları düşünmek bile etrafın ne kadar kırmızıya bürünebiliceğini tahmin etmeme yizin vermiyor. Sanırım parçaları bile kalmaya bilirdi..