Her okula gittiğimde zorbalığa uğrayan birisi olarak.Bu kadar zorba nasıl olabildiğime bende inanamıyorum.Hani o dizilerde kötü çocuk varya heh işte o benim .Bu bilgileri neden verdiğimi bilmiyorum ama devam ediyorum.O kötü çocukların her zaman kötü olmak için bir nedeni vardı.Belki benimde vardı ama bunu ilerleyen zamanlarda konuşacağız.Çok gereksiz info verdiğim için asıl hikayeye geçemiyorum.Artık başlamam lazım.Her merkez hasatanesine gittiğimde bir garipliğin olduğunu biliyordum gizlice dışarı çıkarılan hastalar doktorların ani şekilde işten kovulması.Bunların hepsinde bir haripliğin olduğunu farkediyorum ama susuyordum taki ablamın son evre kanser olması ve hastaneye yatırılmasına kadar.
Yine annemin bağırmasıyla irkildim ve saate baktım eğer biraz daha size bir şeyler anlatmaya devam edersem okula geç kalcaktım.Ayağa kalkıp annemin yanına gittim ve beni azarladıktan sonra yapacaklarımı ve hareketlerimi hızlandırarak devam ettim.Hemen hazırlanıp çantamı alıp hemen çıktım.Durağa doğru yürürken telefonumu elime aldım ve selinin attığı mesajı farkettim.
Selin: Nasılsın? Dünden sonra seni merak ettim ama dinlenmen gerektiğini düşündüğüm için rahatsız etmedim .Okula geliyorsun değil mi?
Teo:Ne kadar iyi olabiliyorsam o kadar iyiyim ve maalesef geliyorum.
Selin:Dünden sonra okula gelmenin ne kadar iyi olacağını düşünmüyorum .
Teo:Neden?
Selin:Çünkü bir kaç kişi senin videonu çekmiş ve bütün okul seni izliyor.
Teo:Kahretsin.Neyse bunları okulda konuşuruz.Otobüs geliyor görüşürüz.
Selin:Tamam.öptüüüüm.
Teo:Bende öptüüüm.
Eveet.Nerde kalmıştık.Otobüse bindim.Okula yaklaştıkça daha çok geriliyordum.Okulun binasını gördüğümde kalbim daha hızlı atmaya başlamıştı.Ölücek gibiydim…Otobüsten inip hızlıca sınıfa doğru yürüyordum.Herkesin bana baktığını hissedebiliyordum.Bana bakıp kahkaha attıklarını duyuyordum her yürümeyi hızlandırdığımda kahkahaları daha çok şiddetleniyordu.Artık hızlı yürümeyi bırakıp sınıfa doğru koşmaya başladım.Sınıfa girdiğimde o mükemmel zorbalarımla bakıştık.Acaba bugün için benimle ne gibi planları vardı.
Hemen sırama oturdum ve çantamdan kitapları çıkardım.Çantamdan kitapları çıkartırken poğaça almayı uttuğumu farkettim.O anki telaşla unutmuşum poğaça almayı kantindende yemek almayı hiç istemiyordum.Çünkü katinci abinin bir keresinde sevmediği kişilere ve sinir olduğu kişilerin istediği şeylerin içine arkada gizlice sümüğünü sürdüğüne ve içine tükürdüğüne şahit olmuştum.Tabi ki sınıftakilere bunun hakkında uyarmıştım ama adam çok yakışıklı ve karizmatik olduğu için herkes; “olsun isterse ağzıma tükürsün,isterse sümüğünü çıkartmaya yardım edebilirim”gibi şeyler söyleyince şok oldum evet adam yakışıklıydıda bu kadarda değildi utanmasalar ağzıma sıçsın diyeceklerdide zor kurtardım kendimi.Tabi ben bunları söyledikten sonra bütün okula yayıldı.Birde hiç yetmezmiş gibi kantinin satışları arttı.Kantin çok kalabalık olunca isteklerde artıyor.İstekler artıncada kantinci dahada yoruluyor ve herkese sinirleniyor.Bunun ne demek olduğunu siz çok iyi tahmin ediyorsunuzdur.Zaten kantine gitsemde o kalabalığın arasında istediğim şeyi alamazdım.
Ayrıca girmekte istemem.Yapacak bir şey yoktu bugün aç kalıcaktım.Sınıfta durmak istemiyorum.Çünkü büyük ihtimalle birazdan kapıdan içeri diğer mükkemmel zorbalarım giricekti.Artık bu mükkemmel zorbalarımı tanıtma zamanı gelmişti.Evet o üçleme;barış,mert,can üçlemesi teker teker anlatalım şimdi.
Can:Aralarındaki en masum olan.Aslında zorba değil ama kendini zorba sanıyor ve arkadaşları var zannediyor ama maalesef ki yok.Onu sadece kullanıyorlar ve ne yazık ki ailesi iflas edicek çok üzüldüm.Gerçekten
Mert:Aralarındaki en büyük olanı.Yaş olarak tabikide.En büyükleri oldukları olduğu için tabi emirleri veren o.Kendini yenilmez sanıyor ama aynı zamandada en korkakları da.Abisinin erkeklerden hoşlandığını duymuştum duyunca şok olmuştum.Çünkü abisiyle bir ara çok samimiydik ve sürekli yanıma geliyordu neyse.
Barış:barış en kaba dayı olanı ,bunun dışında başla bir özelliği yok .Hepsinin ortak bir özelliği var.Kafalarının boş olması ve aynı kafaları gibi hayatlarınında boş olması.
Neyse bunlarda daha sonra konuşulcak konular. Hemen arkadaş grubumun yanına gittim.Ömer,ada,nida,eylül onlarlada bu aralar sürekli buluşma hayali kuruyoruz ama hiç bir zaman gerçekleştiremiyoruz ama bir gün gerçekleşecek inanıyorum.Yanlarına gidip merhaba dedim.Sanki az zorbalanıyormuşum gibi arkadaşlarımda zorba her ne kadar bazen alınsamda seviyorum onları.Hemen beni zorbalamaya başladılar ama tatlı bir zorbalama.Bazen o kadar ciddi zorbalıyorlar ki hiç masum gelmiyor.
Ada:Jdjdoskdoeısjsısjejsısj izlemeden duramıyorum
Nida:Eziiik,alınmıyorsun dimi
Bunları her gün yaşadığım için o kadar umursamıyordum.Tam seviye atlayıp temaslı bir zorbalamaya geçeceklerken zil çaldı.İyikide çaldı çünkü temaslı zorbalamayı kimse yaşamak istemez heleki ada varsa.Neyse herkes yerine oturdu bir ben kalmıştım.Bir tek ayakta benim kaldığımı görünce hızlıca yerime geçmek istedim.Yerime geçmek için mert ve barışın yanından geçmek zorundaydım tam ortalarından geçerken iki elin eşofmanımda olduğunu hissettim ve gözümü kapattım açtığımda eşofmanım yerdeydi.
Benim her şeyim ortadaydı.Eşofmanımla beraber boxerı’m da biraz inmişti ve her şey ortadaydı tam olarak gözükmesede biraz dar bir boxer giydiğim için her şey ortadaydı.Hemen eğilip eşofmanımı yukarı çektim.Olaylar çok hızlı gerçekleşiyordu.Daha ben olanların farkına varmazken bazıları telefonla beni çekmeye nasıl başlamıştı.Bu olay dünkünden daha kötü bir olaydı.Tabiki daha kötülerinide yaşadım.Mesela örnek vermek gerekirse.
Okula gitttiğim herhangi bir günde hiç bakmadan sırama oturduğumda sıra kalçama yapışmış.Bu çok iconic oldu
Yine her hangi bir gün ve yine okuldayım ve okula girdiğimde benim travesti olduğumu konuşuyordu bütün okul.Öyle olsam bilirim heralde
Hee bir de az daha okuldan atılmama sebep olan,benim adıma yine erkek hocaya yazdıkları bir aşk mektubu.Mektubun yarısında da cinsel içerik vardı.Kendimi aklayana kadar az daha okuldan atılıyordum.Neyse ki bir süre sonra birisi itiraf etti ben gördüm diye.Yani mektubu yazarlarken.Tamam maalesef artık şimdiki zamana geri dönelim.
Bu anlar yaşanırken arkamda hocanın olduğunu sınıftan çıkmaya çalışırken farketmiştim.Bu sefer zorba arkadaşlarım benimle dalga geçmiyordu yanımda duruyordu.Gerektiği zaman yanımda oluyorlar ama bazen asıl yanımda olmaları gereken zaman farkedemiyorlar.Hemen dışarı çıktım ve tuvalete gittim neden tuvalete gittimi bilmiyorum ama gidiyorum.Şu an ne kadar utandığımı bilemezsiniz.Bir daha o sınıfa gitmek zorundaydım ama nasıl gidicektim.Asla gidemem gidip ne yapacağım.Zorbalarımın beni daha çok zorbalamasına izin mi vereceğim.Asla gidemezdim ama ne yapıcaktım illaki gidecektim.Şuan mantıklı düşünemiyorum.
Ne yapacağımı bilmiyorum ama sakin olmalıyım.Yanımda ömeri farketmemiştim.
Ömer:Bence şuanda sınıfa gitmelisin çünkü sen gittikten sonra hoca sinirlenip mert ve barışın eşofmanını indirmişti.
Teo:Ne!!!
Ömer:Aslında iyi ki gelmemişsin.Çünkü hiç iyi bir görüntü yoktu.Neyse yani bir tek senin utanmana gerek yok.Hatta senin utanmana gerek yok,o yüzden hadi kalk sınıfa gidelim.
Teo:Yapıcak bir şey yok,hadi.
Ömer bana olanları söyleyince içimin yağları erimişti ama hala sınıfa gitmeye korkuyordum.Çünkü sınıftakilerle çok samimi olmuştuk bu konu içerisinde çok durduk.Biraz garip bir okuluz.Sıkıldım büyük ihtimalle sizde sıkılmıştınız.Zaten tuvalette kötü bir koku vardı.Kalkıp sınıfa doğru ilerledik.Sınıfın kapısından içeri girdiğimde büyük bir ciddiyet vardı.Sırama doğru ilerledim.Sınıfta mert ve barış yoktu.Büyük ihtimalle müdür yardımcısının yanındaydı.Umurumda bile değillerdi.Okulun birmesine çok az vardı bugün 3 ders vardı ben birazcık atladım size bazı yerleri anlattım .Şuanda büyük bir zaman diliminde kaybolduk gibi oldu.Şöyle özetliyim eşofmanımın inmesi ve şuan ,anlatırken şimdiki zaman ondan önce anlattıklarım da anlatırken ,şimdiki zamandı sadece arasında olan 1 saat yok.Umarım anlamışsınızdır çünkü bunu sürekli yapıcam.
Son dersin bitmesine 3 dk kalmıştı.Bugün eve bizimkileri çağırmıştım.Çünkü nasıl olduğunu anlamadığım hepimizin favori dizisi vardı.
Evde güzel bir yemek partiside olucaktı.Ben bunları anlatırken zil çalmış.Bunu yanıma ada gelince farkettim.Hepimiz toplandık aynı eve gittiğimiz için aynı otobüse bincektik.Normalde zaten adayla ben aynı otobüsle gidiyorduk bazen nida bizimle geliyordu.
Eylül:Knk üzülme ama çok dalga geçtim.jsmıdkdkodmskc
Eylül hepimizin suratındaki ciddiyeti görünce o da ciddileşti.Dolabımız eşyaları koyup okuldan çıktık.
Otobüs durağına doğru yürüyoruz.Umarım eve gidince ablam televizyona konmamıştır.Çünkü her cuma aynı şey oluyor.Sürekli televizyona konuyor.10 dakika’dır beklememize rağmen hâla otobüs gelmemişti.Nida şimdiden söylenmeye başlamıştı.Nida bir hayvan olsaydı kaplumbağa olurdu.Çünkü hayatı ağır çekimde yaşıyordu.O kadar yavaştı ki yolda yürürken hep arkada kalırdı.
Ben bunları anlatırken yine vakit geçmiş.Otobüs geliyordu.Kartımı çıkartım içinde para olup olmadığını bilmiyordum basınca hep beraber öğrenecektik.Otobüs önümüzde durdu.İlk ben bindim neyseki yetersiz bakiye demedi ama bakiyeniz azalmıştır dedi.Olsun bunada okeyim.Neyseki otobüsle hemen eve gidebiliyorduk.Hemen ön koltuğa oturdum.Arkada oturmayı sevmezdim.Zaten beni araba tutuyordu.
Oturduğum koltuk çok sıcaktı.Büyük ihtimalle birisi yeni kalkmıştı.Telefonumu açıp reels kaydırmaya başlamıtım.Yine salak saçma şeyleri haber yapmışlar.Hemen atlıyordum kedi köpek videoları gelince rahatladım.Çünkü beni rahatlatıyordu.1 2 dakika sürdü.Sonra ada’nın dürtmesiyle geldiğimizi farkettim.Kalkıp kapıya doğru ilerledim.Şöföre arka kapı diye bağırdım duymuyor.En sonun sinirlenip şiddetli şekilde bağırdım bu sefer duymuştu.Bana bağırmaya başladı.”Ön kapıyı açmışımya burdan insenize”Bende daha çok sinirlendim.”Niye o zaman önden inince arka kapıdan inişlerimizi yapalım diyosunuz”İndim sonra
Ada:Tamamdır bombardıman boy.
Teo: E heralde ne zannettin.Hadbildiracötör.
Eylül:ısjsıkejooekdpkekdke
Nida:puhahahahaha
Ömer:Hadi artık eve gidelim dizi başlıyacak daha yemek yiyeceğiz.
Teo:Ömer bunu önerdiğin için sağol.O zaman koşmalısın nida bile senden daha hızlı yürüyor.
Bunu söyledikten sonra koşmaya başladım.Zaten ben koşunca onlarda koşmaya başladı,Sitenin önüne gelmiştik bile.Artık bu bir yarış haline gelmişti.Sitenin kapsını açıp koşmaya devam ettim en önde koşuyordum.O kadar hızlı koşuyordum kendimi durduramadım.En önden gidip binanın kapsını açtım.Artık yarış bitmişti ,yarışın birincisi bendim.Diğerleride geldikten sonra merdivenlerden çıkmaya başlamıştım.Kapıyı açtıktan sonra hep beraber içeri girdik.
Salona girdikten sonra ablamı yerde yatarken ve kırılmış tabağı görünce gözüm kararmaya başladı ve yere düşüşümü hissetim.