İçeriğe geç

Merkür Retrosu

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Merkür Retrosu

Bölüm 1

*0.1

Kitap yarı texting olduğu için size ilk bölümler uzun gelebilir ama oldukça kısa yazmaya çalıştım. Biraz kafa dağıtmak amaçlı ve her gün aklıma düştüğü için buraya döküp rahatlamak amaçlı paylaşıyorum. Yani ciddi okumanızı istemiyorum. Asıl yazar kimliğim bu kitap değildir!

İyi okumalar!

Mavi Gri- AltÜst Olmuşum

Karanlık ve ürpertici olan kütüphanede ne kadar süre ödev yaptım bilmiyorum ama elimdeki tüm testleri bitirebilecek kadar uzun süre olduğundan emindim. Toparlanıp eve gitmem gerekiyordu. Normalde bu saate kadar kütüphanede kalamazdım ama şehir dışından gelen akrabalar bir türlü rahat vermiyordu ve bu yüzden annem burada çalışmama izin vermişti.

Çantama düzenli şekilde koyduğum testlerden başımı kaldırmama sebep olan bir gürültü koptu. İçimdeki merak tutkunu insanı durdurmayıp camdan dışarı baktım. Kalabalık olan kütüphanenin önü ikinci kattan daha net gözüküyordu.

Tanımadığım iki adam birbirlerine bağırıyor ve her an kavga çıkacak gibi tetikte duruyorlardı. Korkumu bastırmaya çalışarak tekrar önüme dönüp çantamı hazırladım. Annem birazdan beni arabayla alacaktı. Kendisi bizzat arayıp belirtmişti. Masanın üzerinde duran telefonuma uzandım ve saate baktım: 22.38. Gözlerim şaşkınlıkla açılmıştı. Beş saattir burada sabit şekilde ders çalışmıştım. Kendimle gurur duydum ve çantamı omzuma attım. Beni o sıra durduran ve bedenimi buz gibi kesen bir şey oldu.

Silah sesi..

Korkudan ne yapacağımı kestiremiyordum. O anlık merak ve korkuyla camdan aşağı baktığımda o adamlardan daha genç gibi gözükenin elinde silah vardı. Diğeri ise yerde yatmış ve sanki az önce vurulmamış da üstünden çok zaman geçmiş gibi kan yayılmıştı her yerine. Kandan nefret ederdim ve silah benim için kabustu.

Bana yine o günü anımsatmıştı.

İçimdeki canlanan korkuyla bu sefer kütüphanenin içine doğru koşturdum. Titreyen elimle telefona uzandım ve sakin olmaya çalışarak anneme yazdım.

Merkür: Anne sakn gelme silah sıkıldı ve sanirim ölü var xok oorkuyroum

Annemm: Kızım sen ne diyorsun bekle geliyorum.

Anneme tekrar bir şeyler yazacağım sırada omzuma dokunan elle yerimde sıçradım. Çığlık atmamak için kendimle kısa bir savaş vermiştim.

Uzun boylu koyu kahve saçlara sahip benim yaşlarımda olduğunu tahmin ettiğim biriydi.

"Hey! Sakin ol, nefes al. Çok kötüsün sanki."

Aynen geri zekalı az önceki silah sesi de hayaldi, bir tek ben kötüyüm.

Silah sesini duymamış mıydı bu?

Kötü olduğumu belirtmemem gerektiğini bildiğim için kendimi nefes alarak toplamaya çalıştım. Kimsenin beni kötü görmesine dayanamazdım.

"Hayır, ben iyiyim. Sadece biraz korktum. N-ne oldu orada?"

Çocuk tüm olanların aksine oldukça sakindi. Vereceği cevabı duymak istemiyordum ama ne olduğunu bilmek de şu an hakkım diye düşünüyordum.

"Sadece Dinçer ailesiyle Sayer ailesinin birbirleriyle olan atışmaları. Zaten böyle olacağı belliydi. Duymuşsundur onların adlarını. Sen iyi misin?"

Söylediklerinin üzerime düşünmeye başlamıştım. Kimdi bu Dinçer ve Sayer aileleri? Çok mu önemlilerdi? Çocuğu önemsemeden kalkıp aşağı inmeye başladım. Aşağıda herkes telaşlı gözüküyor ama bu telaşın altında sanki bunların devamı olacak korkusu var gibiydi. Herkes bu iki aileden korkuyor gibi hissettiriyordu ortam.

Arkamdan gelen az önceki çocuğun sesini duymazdan gelerek dış kapıya ilerledim. Annemin geldiğini siyah arabasından anlamıştım. Daha sonra krem rengi ceketi, bol kesim keten, kahverengi pantolonu; kumrala kaçan dalgalı saçları, kahve gözleriyle dikkat çeken annemi gördüm. Gelen geçenle konuşuyor, olayı anlamaya çalışıyordu.

Ben de olayı anlamak istiyorum.

Her zaman meraklı ve olaylara müdahale eden birisi olmuşumdur. Huyum kurusun ne yapayım.

Annemin yanına gidip kollarımı bana güven veren ince beline sardım. İhtiyacım olan tek şey güvendi. Bir anlık korku yaşamış ve donakalmış da olsam etkisi hala üstümdeydi, hala titriyordum. Annem yanında olduğunu çok dikkat etmediğim kadınla konuşmasını bitirip bana döndü.

"Merkür iyi misin?"

Başımı olumlu anlamda sallayıp arabanın ön koltuğuna ilerledim. Burada olan şeylerin normal olmadığını biliyordum. Hissediyordum, aşırı gergin bir hava vardı ama kimse çaktırmamaya özen gösteriyordu. Çünkü en ufak hareketleri bu yaşamdan kopmalarına sebep olurdu.

Bölüm sonu

2 yorum