İçeriğe geç

melodi

Bölüm 5 · 3 dk okuma

melodi

Bölüm 5

5.Bölüm ( Zaman İle Yarış)

sonrasında odadan ilayda ile burağı çıkardıktan sonra yerlerimizi almıştık şişeyi bu sefer ilayda çevirmişti ve ben ile aytaça denk gelmişti aytaç bana muzip bir gülümseme ile

Aytaç

-doğrukluk mu cesaret mi ?

Mila

-doğruluk

Aytaç

-en travmatik anın ne?

dediğinde akılma gelen seneryo akıl almaz dercede kötüydü

Mila

-anlatmak istemiyorum

Aytaç

-kötü bir şey mi dedim

Mila

-yok neyse

burak şişeyi kaldırdı ve çevirdi bu sefer soran taraf ben cevaplayan burak olmuştu muzip bie gülümseme ile burağa baktım

Mila

-doğruluk mu cesaret mi?

Burak

-doğruluk yenge

Mila

-peki hoşlandığın yakınındaa olan biri var mı?

Burak

-var 2 yıldır var yenge hemde deliler gibi aşığım

Mila

-kim peki ???

Burak

-bir soru hakkın var yenge

Mila

-peki

1-2 saat daha oynadıktan sonra tam gece 1 buçukta ilayda ayağa kalkıp elini kapıya doğru gösterdi ve

İlayda

-gidiyoruz

hepimiz şaşkı bir ifade ile ona bakarken bu soruyu soran kişi abisi aytaç olmuştu

Aytaç

-nereye ?

İlayda

-ehhehehehhe hadi abi hepiniz hazırlanın işte sorgulamayın beni hadiii bu arada üstünüze koyu tonlar giyin

Aytaç

-peki

yanımda okul kıyafeti getirmiştim başka kıyafetim yoktu ama İlayda bana kendi kıyafetlerinden vermişti üstümde siyah bir yüksek bel pantolon ve üstüne de siyah bir crop giymiştim saçlarımı toplamıştım ve bir tane ceket geçirmiştim İlayda ise üstüne siyah bir kot tulum giymişti ve içinde gri bir tişört ile güzel bir kombin yapmıştı saçlarını açık bırakmıştı sonrasında eline parmaksız eldiven başına da bir şapka taktı üstüne de crop benzeri bir ceket giymişti çok sevimli duruyordu ama uzaktan sanki eve girmiş hırsızdan farkı yoktu odandan çıktıktan odandan çıkmadan önce çantaya bir şeyler koyan İlayda yı gördüm sonra aytaç ile karşılaştım aynı ceketi giyiyorduk galiba abi kardeş takım ceketiydi ve oda benim gibi baştan aşağı siyah giymişti sonrasında Burak geldi ve oda siyah bir ceket ile pantolon giymişti üstünde gri bir tişört vardı İlayda ile aynı renkler giyinmişti Burak İlaydanın odasına gitti girmesi ile çıkması bir oldu

Burak

-ilayda yok

Aytaç

-nasıl yok?

Burak

-işte yok

Mila

-aşağa bakalım belki bizi bekiliyordur

Aytaç

-iyi fikir hadi

kapının önüne çıktık ve gördüğümüz şey ile ağızmız açık kaldı çünkü ilayda bir yarış arabası ile sırtını yaslamış halde bizi bekliyordu

Mila

-oha yuh ne ara indin bu araba ile bizi bekledin kanka?

Aytaç

-kendi kardeşimin robot olduğunu düşünmeye başladım

Burak

-birde bana sor kanka

İlayda

-ya bir kezde beni sorgulamayın

Aytaç

-şimdi sevgili kardeşim ilayda nereye gidiyoruz

İlayda

-abi hani sen ile ben bi aralar yaptığımız çılgınca iddalar vardı ya

Aytaç gülümseyerek

-evet?

İlayda

-evet

Aytaç

-yok artık sen nasıl geri mi

İlayda

-evet döndüm

burak ve ben anlamsızım şekilde birbirimize bakarken aslında başımıza geliceklerden habersizdik bu iki deli kardeş bizim başımızı belaya sokucaktı 1 saat sonra büyük bir alanında yarış arabaları ile dolu olduğunu gördüm tabi hemen yanında barda vardı insanlar içtikleri kağıt bardakta olan içkileri yere fırlatıyordu ve deli gibi dans ediyorlardı cidden ne için gelmiştik arabandan inip bize doğru gelen bir adam gördüm adamın üstünde siyah atlet ve siyah kot pantolon vardı kollarının yarısı dövme kaplıydı ve saçlarını sıfıra vurdurmuştu direk ilaydayı görür görmez sarıldı ilayda karşılık verdikten sonra bize doğru döndü

İlayda

-burak ve mila bu barış tanıtıştırayım

Barış elini bana doğru uzattığında tutmak için elim havalandı ama aytaç benden önce davranıp elini tutu

Aytaç

-ben aytaç buda sevgilim mila

aytaça doğru döndüğümde sanki benimle gerçekten sevgiliymiş gibi davranıyordu az önce beni mi kıskanmıştı

a hayır beni kıskanamazdı ne alaka ne kıskanması ben düşüncelerim ile boğuşurken aytaçın belimi tutması ile o düşüncelerden sığırıldım ona doğru döndüğüm ise göz gözeydik o benim dibimdeydi gözlerinde kaybolmak isterdim o an

sadece akılımda aytaç ve ben vardık şu an kalabalık bir yerde olmasak onu kendime çekip delicesine öpebilirdim dur hayır yapamazdım ben ne diyordum kendime gelmeliydim gelmeliydim çünkü bunu yapmak zorundaydım hızlıca ondan ayrıldım

Mila

-ne yapıyorsun ya?

Aytaç

-sevgilime yaklaşıyorum ne var bunda

beni kendine çekti daha çok dib dibe girmiştik göz gözeydik nefeslerimiz birbirine değiyordu ona doğru eğildim biraz fısıldayarak

Mila

-aytaç biz sadece küçük bir oyunun içindeyiz

Aytaç

-biz sadece birbirine aşık iki genciz

Mila

-aytaç ama biz

Aytaç

-biz

sustu bu sefer gözleri konuştu gözleri bir çok şeyi anlatır oldu o an anladım aytaç aslında şu kısacık zaman diliminde

bana aşık olmuştu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.