İçeriğe geç

MELİNDA

Bölüm 2 · 5 dk okuma

MELİNDA

Bölüm 2

İSTENMEYEN KOLTUK

Ben Melinda ,

günlerden cumaydı o kadar uykum vardı ki uyanmak dahi istemiyordum. Dün gece babamla tartıştık diye uyuyamadım sabaha kadar. Kendi kendime düşündüm neden bu kadar çok tartışıyoruz babamla hep böyle mi olacaktı. Halbuki babam beni çok sever. Her ne kadar evlatlık olsam bile. Ben bebek iken babam beni bi evin kenarında poşete sarılmış bi halde bulmuş. Daha yeni doğmuşum göbek bağım kesildiği gibi poşete sarılmış ve çöpün kenarına bırakılmıştım. Babam hemen beş hastaneye götürdü. Polis falan geldi her şeyi anlatmış onlara soğuktan donmak üzereyken bulmuş beni. O sıra babam yeni evlenmiş. Hemen annemi aramış anne dediğime bakmayın aramız pek iyi değildir. Yıllarca hep beni babamın gayrimeşru çocuğu olduğumu düşündü. Babam defalarca söyleyip test yaptırmasına rağmen hiç inanmadı. Çünkü beni orda bulduğundan beri beni hiçyaptırmasına rağmen hiç inanmadı. Çünkü beni orda bulduğundan beri beni hiç bırakmadı. Evlat edinmek için defalaca başvuruda bulunmuş. En sonunda da dayanamayıp kaçırmış. Sonrada bir filimde hayranı olduğu kızın adını koymuş bana "MELİNDA" Sıla hanım çok kızmış onabiz bu ismi kendi kızımıza koyacaktık diye. Ta o zamandan başlamış beni sevmemesi. Ama yıllarca kendimi sevdirmek için elimden geleni yaptım ama olmayınca olmuyor. İşte böyle bir hikaye benim hayatım. Bu sabah dövüş eğitimim var ve sabah daha 07:00 alarm zır zır çalıyor. Gözüm kapalı çalar çalar susar diyorum ama susacak gibide değil. Hafifçe gözlerimi araladım ve elimle alarmı aramaya başladım. Ama hep yanı yerde duran saat yoktu ve susmuyordu. Gözlerimi açtım bi anda babamı karşımda gördüm. Elinde alarm dikilmişti karşıma. Hemen doğruldum ve

yataktan çıktım.Bende kalkıyordum baba.

Seninle bir şey konuşmam lazım.

Ne oldu baba kötü bir şey mi var?

Hazırlan aşağı in seni bekliyorum. Dedi ve alarmı komedinin üzerine bırakıp çıktı. Hemen kıyafetlerimi hazırlayıp duşa girdim. Ayılmak için ılık bir duş aldım. Kıyafetlerimi giyindim, saçımı kurulayıp bağladım ve hemen aşağı indim. Babam yemek masasında tek başına oturuyordu. Her zaman oturduğum yere doğru gittim babama dörüp

Günaydın babacım. Deyip yerime oturdum.

Günaydın kızım, diye karşılık verdi. Sonra devam etti

Hem kahvaltını yap hemde beni çok iyi dinle. Bende sen etmeden kahvaltımı yapmaya başladım.

Biliyorsun ki son zamanlarda tartışmalarımız arttı. Dediğinde yavaşladı ve sanki lokmalar boğazıma dizilecek gibi hissettim ve yavaş yavaş yemeğe devam ettim. Kafamı evet dercesine salladım ve babamı dinlemeye devam ettim.

Melinda ben seni çok seviyorum kızım. Dedi"Kesin bi ama geliyor "diye düşünüyorum bende.

Ama.. içimden al işte demiştim.

Sen artık büyüdün biliyorsun ki pazar günü doğum günün ve 18 olucaksın kızım. Ben de artık yaşlandım. Senin bir süre benim işlerle ilgilenmeni istiyorum.

Ama baba!

Sözümü bitirmedim Melinda! Bende susup sessizlik içinde dinlemeye başladım.

Birazdan Salih gelip seni alıcak. Yıllarca seni bunun için büyüttüm melinda. Bütün eğitimleri aldın. Söyleyecek bir şeyin var mı?

Baba ben kimseyi öldüremem biliyorsun yıllaca sana bunu anlatmaktan çok yoruldum. Ben kimseyi öldürmek istemiyorum. Hem sen yıllarca yakalanıcam korkusundan aylarca evden çıkmadığın zamanlar oldu.

MELİNDAA, diye elini masaya vurarak bağırdı.

Ben senin için annele savaştım yıllarca boşanma aşamasına bile geldik ben senden yine vazgeçmedim. Şimdi karşılığı olarak bana bunu mu layık görüyorsun?

Babam, bak kardeşim Mehmet var, şahin var, neden onlar değilde ben hatta Mehmetle aramızda sadece bi kaç ay var. Beni bulduğunda annem hamileymiş. Beş ay sonra da Mehmet doğumuş. Benim gördüğüm eğitimi o da aldı. Üstelik o senin öz evladın.

Melinda susar mısın artık! Sesizce başımı öne eğip bekledim. Gözlerimden yavaş yavaş yaşlar süzülüyordu saklamak için kafamı hafif yana çevirdim. Babam ağlamamdan nefret ederdi. Babamı çok seviyorum ama onun mafyacılık işlerini yapmak istemiyorum.

Ben artık yapamıyorum ben bir liderim. Yarın öbür gün bir şey olursa eğer bana başa geçmeye hazır olmalısın. Kardeşlerin bunca zaman lüks hayatlar yaşadılar hepsi benim işim sayesinde. Artık ailemizi sen geçindireceksin. Ehliyetin, evin, arabaların, hizmetkarların hepsi hazır bu pazar günü parti yapılacak evde. Sende git üzerine bir şeyler al Salih geldi her halde. Gözüm yaşlı bir şekilde masadan kalktım "Neden diğer çocukları değilde ben diye düşünmeyi bıraktım çünkü onlar öz ben üvey. Onların başına bir şey gelmesin diye Türkiye'ye gelmelerine bile izin vermiyor."

Merdivenlerden yukarıya doğru çıkarken sürekli bu cümle kafamda dönüp duruyordu tabi yaşlarda durdurak bilmeden aşağıya süzülüyordu. Üzerime kısa deri ceket aldım saçlarımı taradım dudağıma bir ruj sürüp aşağı indim. Babamın yüzüne bile bakmadan botlarımı giyip çıktım. Salih abi gelmişti tek kelime etmeden arabaya doğru yürümeye ettim Salih ahi arabanın kapısını açtı.

devam ettim.

Buyrun Melinda hanım.

Bir de sen başlama Salih abi ya "Melinda hanım" ne Allah aşkına.

Olur mu öyle şey artık sen Melinda Hanımsın. Dedi tebessüm ederek, yandan gülerek arabaya bindim. Yerime oturur oturmaz elime arabada bulunan buzdolabından bir şişe içki aldım. Kapağını açtım tam içecekken Salih abi:

Sakın deneme bile çok önemli işler var ayık olman lazım. Dedi bende sinirli bir şekilde şişeyi yerine bıraktım. Ve uyumaya karar verdim gözümün önüne babamın bana söyledikleri geldi ve uykum kaçtı. Telefonu elime aldım ve haberlere bakmaya başladım. Bir anda kendi adımı ve babamın fotoğrafını gördüm. Büyük bir manşet atılmıştı.

"ÜNLÜ İŞ ADAMI SERVET KARAKOÇ PAZAR GÜNÜ İŞLERİNİN TAMAMINI ÜVEY KZI MELİNDA' YA BIRAKIYOR" Hemen altında haberin yazısı vardı."Ünlü iş adamlarından olan Server KARAKOÇ şirketlerinin başına üvey kızı olan Melinda KARAKOÇ'u geçireceğini bildirdi. Pazar günü 18 yaşına girecek olan Melinda KARAKOÇ artık KARAKOÇ şirketlerinin patronu olucak ve herkesin aklına gelen ilk soru neden öz çocukları değilde üvey kızı?

Şaşkınlıkla habere bakarken Salih abi aniden frene bastı telefon elimden fırladı bende az kalsın yere düşecektim. Korkuyla Salih abiye ne olduğunu sordum.

Salih abi ne oldu iyi misin?

İyiyim küçük hanım.Siz iyi misiniz, bir yerinize bir şey oldu mu?

Yok yok abi. Ne oldu neden ani fren yaptın?

Işık bize yeşil yanarken hızla bir araç geçti çarpmamak için fren yaptım. İyisin değil mi bir şeyin yok?

İyiyim abi iyiyim. Dedim, olayın şokunu atlat atlatmaz yola devam ettik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.