
yukarıda Sahra ve gizemli çocuğumuz var .
İyi okumalar .Öpüldünüz .
Kafamdan geçen milyonlarca düşüncelerden Anka'nın beni omuzlarımdan tutup sarsmasıyla ayrıldım.
- Sahra sana diyorum! Ne oldu?
Saklayamadığım şaşkınlığımla ,
- Orada gücümü kullanamadım
Anka geriye dönüp ellerini saçlarında gezdirdi.
- Bunun tek bir yolu var ,Alpadus'a gitmemiz lazım ama nasıl
Bana döndü düşünür gibi sağ sola bakınıyordu
- Alnımdaki ize bak
Anka dediğimin üzerine hemen alnıma yaklaşıp baktı, kaşları çatıldı benden uzaklaşarak
- Siyah renkte ve içi boş bu ne anlama geliyor
- Siyah mı? İzi hiç siyah görmemiştim
Anka ellerini birbirine vurdu,
- Bilge bizi duyuyor musun ? yardıma ihtiyacımız var
Ve bilgenin sesi yükseldi
- Duyuyorum Anika sen misin?
- Evet benim, oraya gelmemiz lazım ama benim seyahat için gücüm yok
- Sahra seni get- olamaz korktuğum başıma geldi
Sesi kesildikten sonra Anka ile bakıştık ve bilge yanımızda belirdi bize iki elini uzattı ikimizde elini tuttuktan sonra sis ve bulut karmaşasından sonra kendimizi Alpadusta bulduk.
Bilgenin odasındaydık Anka yüzüme hem merak hemde korku dolu gözlerle bakıyordu.
- Ne olmuş bilge güçlerimi mi almışlar o yüzden mi izim siyah?
Bilge alnımdan gözlerini alamayarak bakıyordu o sırada yaptığı sihir ile havada kitaplar uçuyordu.
Bir süre sonra baktığı kitapta ne okuduysa bakışları beni buldu,
- Ne olmuş güçlerini almadıklarını söyle ?
Ben bilgeye küçük köpek yavrusu gibi bakarken yanıma geldi
- Almaya çalışmışlar daha doğrusu izini kurcalamışlar
- hı bu ne anlama geliyor
- Sahra gücün çok ağır herkes taşıyamaz
Alnıma dokunup devam etti
- Bu sana bağlı ve çok güçlü , biri tarafından kilitlenmiş
Büyük bir kahkaha attım
- demek ki güçlerimi alamamışlar
- kilitlenmiş bu güzel bir şey de olabilir , kimin kilitlediğine dair bir bilgin varmı
- Peki o kilidi nasıl açacağız
- kim kilitlediyse o açabilir
Ankaya ve sağ sola bakıp gözlerimi kaçırdım
- Kimseyi görmedim hatırlamıyorum
- İşte bu kötü kim olduğunu hatırlaman lazım yoksa güçlerini tamamen kaybedebilirsin
Bilge bana keskin bir bakış attıktan sonra içimi korku sardı
- Sizi eve götürmek şuan için en mantıklısı buradakiler seni farketmesinler
Kaşlarımı çatıp bilgeye doğru yürüdüm ve göğsünden ittirdim,
- Sence bu benim için önemli mi güçlerimi kilitlemişler insanların ne düşündüğü umrumda mı sanıyorsun
Anka olanları gözleri büyümüş şekilde izliyordu o sırada Bilge üzerini düzeltti masasına doğru yürüdü ve masanın arkasında kaşlarını kaldırıp oturmadan konuştu
- Onu kendi başına iş yapmadan önce düşünecektin.
şimdi yapacağımız şeyler belli eve gideceksiniz ve hatırlamaya çalışacaksın
Tek kolunu masaya dayadı ve parmağı ile masaya vurdu ve ekledi
- Sence burada kalsan sana ulaşmaları daha kolay değil mi ? Burada gizleyemeyiz
Yerde üst üste dizilmiş kitap yığınına tekme attım
- ah kahretsin!
- Bilge haklı gidelim
Gözlerimi devirdim ve elimi bilgeye uzattım ,Bilge bizi bir çırpıda eve getirdi.
Anka'dan
Sahraya bakıp başımı iki yana salladım , gözlerini çevirip yatağına girdi.
Uyumadığına yemin edebilirdim , saklanıyordu ve bir şey saklıyordu bilgenin bilmesi gereken türden ama neydi , neden saklıyordu ?
Onu izledim tam 2 saat sonra yatağın altında kıpırdanmayı kesti uyumuştu , onu 2 saat boyunca ayakta tutan şey neydi ve benimle neden paylaşmıyordu anlayamıyordum .
Komedinin üzerinde ki telefonu aldım belki buna bir şeyler yazmıştır . Telefonu açtım telefonun kilit ekranında yabancı bir adam vardı , sevgilisi miydi acaba?
Gerçi sevgilisi olsaydı arardı kimse aramadı gelmedi arkadaşından başka.
Telefonun kilit ekranını açtım ve arayan numaralara ve mesajlara baktım ama hiçbir şey göremeyince oradan da çıktım.
Ekranı döndürmeden önce notlarını gördüm belki buraya yazmış olabilirdi.
Notlarına girdim , tek bir not vardı o ise
' koyu kırmızı kumaş '
Bu da neydi şimdi , bu koyu kırmızı kumaşta neydi? yazdığı güne baktım bugün sabah bilgeyle konuşmadan önce ,ne saklıyorsun Sahra?
Sabah Sahra' dan
Akşamdan kalma düşünce kalabalığıyla gözlerimi açtım ve yatakta oturur pozisyona geldim sağımda ki pencereden dışarı baktım daha sonra sola döndüm Anka sabaha kadar hiç uyumamış olacak ki kızarmış gözleri ile bana bakıyordu.
-Neden uyumadın?
-Merak ettim?
-Neyi merak ettin ?
Anka'nın bir ima edermişçesine anlamlı bakışlarından kurtulmak için gözlerimi kaçırdım ve yataktan kalktım , dolaba doğru yürüdüm ve dolaptan beyaz kolsuz crop altına bir kot şort çıkardım o sırada
- koyu kırmızı kumaşı diyorum ne zaman söyleyecektin ?
Anka'dan duyduğum sözler üzerine donup kaldım , Anka yanıma gelip beni kendine çevirdi
- Sana diyorum Sahra! hatırlamıyorum bir şey dedin ama bir şeyler olmuş ne oldu?
Başımı çevirip dolaba yöneldim
- Olmadı bir şey
-O zaman bu kumaş ne ?
Ankaya döndüm ve yanından sıyrılırken
-Bilmiyorum tamam mı bilmiyorum o kumaş ne ? Bana nerden nasıl geldi bilmiyorum
Deyip elimde ki kıyafetler ile banyoya girdim kıyafetleri kenara atıp lavobanın aynasından kendime baktım ve simsiyah duran alnımdaki ize, yüzümü yıkayıp üzerimi değiştirdim .
Kapıyı açıp odama girdim Anka benden konuşmamı beklercesine bakıyordu.
- Sahra söyle artık ne oldu orada ne yaşadın anlat artık
Yatağıma gidip oturdum o da karşımdaki koltuğa ,önüme bakarak pes edip anlatmaya başladım
- Orada bir yatakta uyandım yüzümde de o kumaş
vardı kapalı bir oda gibiydi çok hafif ışık alıyordu
Anka meraklı bir şekilde beni dinliyordu
- Nerede o kumaş şimdi?
Ayağa kalkıp yatağın altından kumaşı aldım ve ankaya uzattım. Anka eline alıp her tarafına baktı.
- bu olamaz
Telaşlanarak ayağa kalktı yanıma gelip kumaşı bana göstererek
- Sen bunun kime ait olduğunu biliyor musun ?
Anlamsızca bakıp gözlerimi kumaşa diktim
- Hayır bilmem mi gerekiyor
Anka ellerini birbirine vurup konuşmaya başladı
-Bilge duyuyor musun beni?
-Evet duyuyorum sorun nedir?
-Sahra bulunduğu gün bir kumaş parçası ile geldi bu kumaş koyu renkte kırmızı ve sanırım bir pelerin kumaşı
-Bu kumaşı takabilecek tek vampir tanıyorum o da Drakula
Kafam karışmıştı o kişi neden beni öldürmek istesin ki
- Saçma neden beni öldürmek istesin sonuçta o da bir vampir ve safkan ben safkan bile değilim
-Ama çok güçlüsün zaten seni öldürmek için istediğini zannetmiyorum başka bir şey yok mu sadece kumaş mı?
Anka bana bakarak
-Anlat hadi Sahra
Güçlü bir nefes çekerek
-Çok karanlık bir odadaydım çok Hafif ışık yayılıyordu içerde ben çıkmak için kapı ararken arkamda biri belirdi o na döndüm bana doğru geliyordu bende geri kaçtım ve dizlerimi çöküp gelme dedim sana zarar vermem dedi sonra ona sihir yapmaya çalıştım benimle dalga geçip beni eve getirdi bu kadar daha öncesini bilmiyorum
- bizden niye sakladın
Bilge bana bakarak konuşuyordu Anka bizi dinliyordu ama ben buna bir cevap bulamıyordum
-Bilmiyorum korktum sizi riske atarım sandım
- tamam bunu yarın konuşucaz şimdi yatmalıyım
Bilgenin sesi kesilince odanın kapısından çıkıp merdivenlere yöneldim Anka ardımdan yanıma gelip
- Nereye gidiyorsun
-Sofra hazırlamıştım sabah ama ziyan oldu
-Ee şimdi nereye o zaman yemek yoksa
-Açım Anka kan alıcam senden mi almamı istersin yoksa dolaptan mı
Anka bana büyümüş gözler ile bakarken bende aşağı inmiştim.
- bende öyle düşünmüştüm Anka
Mutfağa girdikten sonra dolabı açıp kapağında olan kan şişesini elime aldım kapağını açıp bir yudum aldım , odama çıkınca farkettim ki Anka da aç gibiydi
-Sen istemiyormusun?
-Yok sen iç
Anka bana biraz kızmıştı ama ne de olsa affeder diyerekten kan şişesini bitirip yatağıma yattım arkam dönük iken
-Orada yatmaya kararlıysan sana bir yatak alalım
Dinledim ama ses yoktu bayağı kızdırmışım,
Bende günün yorgunluğunu gözlerimi kapatarak atabilirim sanırım diye düşündüm ve öylede yaptım
Kendinizi beğenmede ve yorumlarda göstermeyi unutmayın 🌼