Artık Gaster şatoya gelmişti. Heryer dağınık, tozlu ve notlarla doluydu. İnsan yavrusunu yavaşca çalışma masasına koydu ve izlemeye başladı. Zaten en yakın arkadaşlarını ölmüştü, bide çocuklarını görmek Gaster'ı duygulandırdı. Çocuk sonsuza kadar yetim kalmıştı... Böyle düşünürken birden odasının kapısı çalındı. Sonra daha gaster ayağa kalkmadan kapı açıldı. Kapıdan bir 3 yaşında gibi duran bir iskelet ve 7 yaşında olan bir iskelet çıktı.
"Çocuklar burda ne yapıyorsunuz? "
7 yaşındaki genç iskelet cevapladı:
"Uyku tutmadı Baba ya"
"O zaman koyun sayın?! "
"Papyrus'un horlamasından uyuyamıyorum o zamanda! " Eliyle 3 yaşındaki iskelet onu göstererek dedi. Gaster derin bir nefes aldı.
"O zaman kulak tıpaçı kullan! "
7 yaşındaki iskelet öf dedi. Sonra -bebeği farketmiş olsa gerek - sordu:
"Baba o insan mı? "
"Eeee..... "
Gaster bu sefer yakalanmıştı. Sans ağzını tutamayan bir çocuktu. Herşeyi söylerdi. O yüzden KRAL ASGORE'ye söyler diye korkuyordu. En sonda artık söyleyeyim diye düşündü:
"Evet oğlum o insana yavrusu. Artık bizimle büyüyecek"
"Pekiy ismiy ney ocak babay? " Diye sordu 3 yaşındaki iskelet
"Yonie" Dedi Artık Yonie'nin babası belliyecek kişi.


