İçeriğe geç

Melez'im

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Melez'im

Bölüm 2

2.Bölüm: Elimi Bırakma

İYİ OKUMALAR

Savaş bahçede okul hakkında ki işleri hallederken bizde gece ile birlikte yemek hazırlıyorduk. Hava kararmaya başlamıştı

"savaş nasıl?"

"onlarla karşılaşmaya hazır değil"

Makarnayı son kez karıştırdıktan sonra altını kapattım. Gece de salatayı bitirince artık ezberlediğim büyü ile sofrayı kurdum.

Aslında yemeği de büyü ile yapabilirdim ama yemek yapmak hoşuma gidiyordu sofra kurmaktan ise nefret ediyordum

Bizimkilerle olan bağımızı kullanıp onları çağırdım. Tek, tek tüm odaları gezemezdim. Ben üşengeç biriyim

Masaya oturduğumuzda ilk gelen her zaman ki gibi ege olmuştu

"çok açıktım"

"ne zaman doydun ki"

Gece'nin dediği ile ona katılırcasına başımı salladım. Ege bizi umursamadan makarnasını tabağa koydu

Diğerleri de geldiğinde servisi yaptım. Masaya oturduğumda savaş önce bana sonra da boş olan önüme baktı

"sen yemiyor musun?"

"şu büyüyü yapayım sonra yerim"

Büyü konusunda iyiydim ama ev taşıma gibi büyük büyüler bünyemi zorluyordu ve bu da beni strese sokuyordu. Stresli olunca canım hiçbir şey yapmak istemiyordu

Savaş bir süre daha bana baktı. Ona göz kırpıp iyi olduğuma inandırdıktan sonra yemeğine döndü.

Sessiz geçen yemeğimizi savaşın konuşması böldü

"okula kaydımızı yaptırdım evi götüreceğimiz yeri de tuttum. Yarın başlıyoruz, yalnız bir sorun var alkım sen haftanın iki günü vampir bölümüne üç günü kurt bölümünde okuyacaksın"

Hepsi şokla bana bakıyordu. Bunu istemiyordum. Onlardan ayrı kaldığım zaman onların başına bir şey geleceğini düşünüyordum

"olmaz onu o vampirlerin içinde tek bırakamayız"

"bu durum benimde canımı sıkıyor bora ama yapacak bir şey yok"

Herkesin ne kadar gerildiğini fark ettiğimde onları rahatlatmak için sesimin kendinden emin çıkmasına dikkat ederek konuştum

"merak etmeyin ben kendimi korurum hem bir meleze bulaşmak aptallıktır"

Ne kadar bu iş canlarını sıksa da hepsi kabul etmişti. Yemeğin geri kalanı sessiz sakin geçmişti. Yemekten sonra etrafı toplayıp hepimiz salona geçtik.

Büyüyü yapmak için odamda ki kitabımı getirdim. Ne kadar ezberlemiş olsam da işimi garantiye almak istiyordum

Büyü kitabında sayfaları karıştırdıktan sonra istediğim büyüyü buldum.

"başlıyorum"

Hepsini başını salladığında derin bir nefes aldım ve büyülü kelimeleri söylemeye başladım

Büyü bittiğinde geçişi tüm bedenimde hissetim. Camdan dışarı baktığımda olmuştu. Başarmıştım.

hissettiğim yorgunluk ile sendelediğimde savaş kurt hızını kullanıp yanıma gelip dirseklerimden tutmuştu. gözlerinde endişe bariz bir şekilde görünüyordu

"iyi misin?"

"büyü... yordu biraz"

O geçişi hissetmek çok kötüydü. Sanki bütün organlarım vücudumdan çıkıp geri gelmişti. Savaş beni koltuğa oturttuğunda o da yanıma oturdu ve beni göğsüne yasladı

Aldığım koku ile başımı kaldırdığımda Ege'nin elinde ki kan torbasını gördüm. Patlayıcı madde tutar gibi elinde tutuyordu

Bu hareketi bile beni gülümsetmişti. Daha fazla dayanamamış olacak ki kanı bana doğru fırlattığında havada yakaladım.

Tıpasını açmak için elimi götürdüm ama bir türlü açamadım. Büyü yüzünden ellerim titriyordu. Tüm dengem şaşmıştı

"bırak ben hallederim"

Savaş kanı elimden alıp tıpasını açtıktan sonra dudaklarıma dayadı. Büyük yudumlarla içmeye başladım.

Bütün kan boğazımdan aşağıya aktığında derin bir nefes verdim. Kendime gelmiştim

"daha iyi misin?"

"şimdi iyiyim"

Savaş yavaşça ayağa kalkıp boş kan paketi salondan çıktı iki saniye sonra yanıma gelip bir şey dememe izin vermeden beni kucağına aldı

"biz yukarıdayız"

Kurt hızını kullanarak yukarı odama götürdü. Beni yavaşça yatağa bıraktığında yatağa yerleştim o da yanıma gelip üstüme yattı. Belime sıkıca sarılıp başını boynuma gömdü. Onun bu hareketi ile yüzümde ki tebessüm ile elimi saçlarına atıp onlarla oynamaya başladım

"bir süre büyü yapmasan iyi olacak melez'im kurt tarafın çok gelişmedi"

büyülerimi karanlık kurt olduğum için yapabiliyordum ve haklıydı kurt tarafım buz cadısı tarafım kadar gelişmemişti

"o kadar önemli bir şey değil sadece büyük bir büyü olduğu için"

"olsun"

sıkıntılı bir nefes aldı. Sinirliydi, üzgündü canı yanıyordu. bu şehir ona geçmişini hatırlatıyordu

"savaş hadi anlat"

başını kaldırıp bana baktı

"neyi"

"içinden geçenleri, şuan ne düşünüyorsan anlat"

başını geri boynuma gömüp uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra konuşmaya başladı

"onunla karşılaşmaya hazır değilim. Aynı zamanda sana ya da çeteye bir zarar vermesinden de korkuyorum"

Başını hafif kaldırıp bana baktı. Kahverengi gözlerinin içi dolmuştu

"ben korkak birisi miyim?"

Küçükken yaşadığı psikolojik baskının onda bıraktığı izlerinden biriydi. Saçlarında ki elimi yanağına indirdim. Yeni çıkmaya başlayan kumral sakallarını okşadım

"hayır, sen korkak biri değilsin unut bunu"

"ama yıllar geçmesine rağmen onlardan korkuyorum"

"çünkü onlar sana çok kötü şeyler yaptılar canını yaktılar bunun korkaklıkla bir alakası yok"

Başını tamam anlamında sallayıp başını geri boyun girintime yasladı. Kokumu içine çekti

"yarın elimi hiç bırakma olur mu?"

"hiç bırakmayacağız söz... Hadi uyu biraz"

"şu buz büyünü yapar mısın?"

huzursuz olduğu ya da kabus gördüğü geceler odanın içinde buzdan bir gökyüzü oluşturuyordum bu ona özgür olduğunu hatırlatıyordu. dediğini yapıp gücümle tavanda buzdan şekiller yaptım. daha sonra saçlarıyla oynamaya devam ettim. Ne zaman saçları ile oynasam hemen uyurdu aynı şekilde bende onun saçları ile ne zaman oynasam uykum gelirdi.

Şimdi olduğu gibi, gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bıraktım

SON

NASILDI?

EN SEVDİĞİNİZ SAHNE?

SİZCE OKULDA NE OLACAK?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.