İçeriğe geç

Melez'im

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Melez'im

Bölüm 1

1.Bölüm: Yeni Okul

YENİ HİKAYEME HEPİNİZ HOŞ GELDİNİZ. BU SEFER DAHA FARKLI BİR HİKAYE İLE KARŞINIZDAYIM UMARIM BEĞENİRSİNİZ

BAŞLANGIÇ TARİHİNİZİ YAZAR MISINIZ?

HAZIRSANIZ BAŞLAYALIM

İYİ OKUMALAR

"bu kaçıncı kavganız her seferinde arkadaşlarınıza zarar veriyorsunuz artık yeter sizi okulumda istemiyorum"

Müdürün bağırması ile başımı sertçe kaldırıp ona baktım. Kimse bana bağıramazdı özellikle normal insanlar

Tam bir adım ileri gidecektim ki savaş kolumdan yakalayıp beni durdurdu. Ona baktığımda bakışlarıyla beni uyarıyordu.

"Gözlerini sakla"

dediğinde başımı yere indirdim. Gözlerinin rengi yeniden değişmişti Sakinleşmek için derin bir nefes aldım

Yine bir okuldan atılmıştık. İnsanlarla ettiğimiz kavgalar yüzünden istisnasız her dönem okuldan atılıyorduk. Nedeni ise o aptal insanların bize sataşmasıydı. Onlardan üstün olduğumuzu gösterememek canımı sıkıyordu

Müdürün odasından çıktığımızda ege bize döndü ve gülümseyerek konuşmaya başladı

"evet buradan da kovuldu sırada ki okulumuz hangisi"

Ege... yeniay klanının en güçlü kurtlarından biriydi ve çetede ki en eğlenceli kişiydi. Her olayı dalgaya vurabilen bir karakteri vardi. Tek kelimesi ile herkesi gülümsetebiliyordu ama onun damarına basarsanız, sevdiklerine zarar verirseniz işte o zaman bittiniz demek

Ege'nin bu dediğine karşı bora kafasına vurdu. Ege bunu beklemediği için öne doğru sendeledi ama düşmeden dengesini korumayı başardı.

"geri zekalı okuldan atıldık... bak hala gülüyor"

Bora... o ise aramızda ki en korumacı ve sinirli kişiydi. Tabi bunda gölge klanından olmasının da etkisi büyüktü.

"sakin ol boraaşkım ben işin eğlencesindeyim"

"hala eğlence diyor"

Onlar tekrar tartışmaya tutuşacakken savaş aralarına girdi.

"başlamayın yine, önce bir eve gidelim sonra düşünürüz"

Savaş... Sürünün lideri, bora'ya göre daha sakin bir yapısı var ama sevdiklerine zarar gelmesi işte o zaman asla sakin kalmaz ve hiç istemeyeceğiniz şeyler olurdu

Hepimiz çantalarımızı alıp bahçeye çıktık. Bu okula daha 2 ay önce gelmiştik. Çok kalmayacağımızı biliyordum zaten. Açık otoparkta duran 3 motorun yanına gittik. Normalde hepimizin kendi motoru vardı ama biz Gece ile diğerlerinin motorlarına binmeyi seviyorduk

Bende bugün bora ile birlikte gelmiştim. motoruna binince kaskı bana uzattı

"al bakalım MELEZ kız"

Söylediği kelime ile yüzümde bir tebessüm oluştu

Buz cadısı, vampir ve kurt meleziydim. Aynı zamanda karanlık kurt klanının betası olduğum için büyü gücüm vardı. ve bu dünyada ki en güçlü melezdim. Aslında babamda kurt ve vampir melezi ama ben aynı zamanda büyücü ve buz cadısı olduğum için ondan daha güçlüydüm

Çoğu kişi melez olmamdan dolayı benden kaçarken sürü hep benim yanımda olmuştu

Kaskı alıp taktıktan sonra Bora'nın arkasına bindim. kollarımı sıkıca beline sardığımda motor gürültülü bir şekilde çalıştı

Rüzgarla birlikte kaskın dışında kalan saçlarım uçuşuyordu. Bunu hep çok sevmiştim.

Bir süre sonra eve gelmiştik. Motorları park ettikten sonra birlikte eve girdik.

Boğazımda hissettiğim kuruluk ile montumu bile çıkarmadan kendimi mutfağa attım. Bugün o aptal insanlar beni çok kışkırtmıştı bu da vampir yönümün kan susuzluğuna neden olmuştu.

Kenarda duran mini siyah buzdolabının içinden bir torba kan çıkardım. Tıpasını açıp içmeye başladım.

Soğuk kan boğazımdan her geçtiğinde kendimi daha güçlü hissediyordum. kan bittiğinde torbayı dudaklarımdan çekip kenarda duran çöpe attım. Rahatlamanın verdiği his ile arkamı döndüm

Ve işte beklediğim manzara bana yüzünü buruşturarak bakan 3 adet kurt

"hadi ama çocuklar artık alışın buna"

Dediğimde hepsi yüzlerini daha çok buruşturdular. Boranin gözleri sarı rengini almıştı

"o kan beni çok kışkırtıyor lütfen yanımızda yapma mavişim"

Haklılardı. Bu onları çok kötü yapıyordu. Özellikle dolunay zamanı ama acelem vardı

"okulda kendimi zor tuttuğum için oldu bir dahakine dikkat ederim"

Ege başını salladığında bora ile üst kata yöneldiklerinde savaş yanıma geldi. Kahverenginin en güzel tonu olan gözlerini benim gri-mavi gözlerime kilitledi. Elini kaldırıp dudaklarıma götürdü

"ne kadar o şeyden iğrensem de kan içerken çok tatlı oluyorsun"

Başparmağı ile dudağımın kenarında kalan kanı sildi. Elini yüzümden indirip konuşmaya başladı

"hadi git üstünü değiştir sonra şu okul işini halledelim"

Üstüme baktığımda neden böyle dediğini anladım. Beyaz okul formam kan olmuştu. birazı benim çoğunluğu normal insanların kanıydı

Başımı sallayıp dudağından öptükten sonra merdivenleri çıktım. Evimiz iki katlıydı

Giriş katta salon,mutfak,ortak banyo ve hobi alanı vardı. ikinci katta ise odalarımız ve ortak banyomuz vardı

Bu evi ilk yaptığım büyü olan para büyüsü ile yıllar önce almıştık. Nereye gidersek evi de büyü ile yanımızda taşıyorduk

Odama girip boy aynasından kendime baktığımda güzel bir duşun iyi gelebileceğine emin oldum

Kapının arkasında duran havlumu alıp ortak banyoya gittim. şanslıydım ki banyo boştu. Evde sadece iki banyo vardı ve bu bazen sorun olabiliyordu

Özellikle sabahları

Suyu ayarlayıp duşakabine girdiğimde ılık su bedenime değdiği an gevşemiştim. Bir süre suyun altında durduktan sonra elime vanilyalı şampuandan sıkıp saçlarımı yıkamaya başladım.

...

Banyodan çıkıp odama girince camın etrafını saran kitaplığımla birleşik olan iki kapaklı dolabımı açtım. İçinden siyah tayt, mavi yarım atlet ve bana bol gelen beyaz bir tişört giydim. Büyük ihtimalle ege'nin dolabından çalmıştım.

Günlük takılarımı taktıktan sonra kenarda ki minik büyü kitabımı alıp saçlarımı kurutacak üyüyü yaptım

İki saat saçlarımın kurumasını bekleyemezdim. Odamdan çıkıp aşağıya indiğimde savaş ve bora salonda ki koltuklara oturmuş sehpaya dağılmış olan kağıtları inceliyorlardı. Yanlarına gittiğimde savaş kokumu almış olacak ki başını kaldırıp bana baktı

Kendimi onun yanına attığımda beni kendine çekip sarıldı. Burnunu kumral-mavi saçlarımın arasına gömüp kokumu içine çekti. Bu hareketi ile kendimi büyülenmiş hissediyordum.

"melez kız sen yanıma gelsene"

Bora'nın konuşması ile bakışlarımı ona çevirdim. bora gözlerini bize dikmiş bakıyordu. Korumacı olduğu kadar kıskançtı. Özellikle gece'yi kimse ile paylaşmak istemezdi.

"bora biz sevgiliyiz"

Savaş'ın gülerek söylediği cümle ile bora küçük bir çocuk gibi omuzlarını silkti

"bana ne kıskanıyorum ben onu"

Gülümseyip yanına gidip yanaklarını sıkmaya başladım. şuan o kadar tatlı gözüküyordu ki

"yerim seni, sen kardeşini mi kıskandın"

Bora anında kaşlarını çatmıştı

"kızım bir dur... lan dur"

Ellerimi zorla yanaklarından çektiğinde gülüp yanına oturdum. tam konuşacakken kapı sert bir şekilde çarpıldı. Kokusundan gelen kişinin gece olduğunu ve çok sınırlı olduğunu anlamıştım

Resmen gözlerinden ateş çıkıyordu. Yanımıza gelip sinirle konuşmaya başladı.

"yine ne yaptınız da okuldan atıldık ha"

Dediğinde hissettiklerim ile Neden sinirli olduğunu anlamıştım. Gece aslında okuldan atılmamıza kızmamıştı, düzeninin bozulmasına kızmıştı. Düzeninin bozulmasından nefret eden birisiydi

Savaş ayağa kalkıp gece'nin tam karşısında durdu. Bir süre sakinleşmesi için sustu ve sadece gözlerinin içine baktı. Eğer biraz daha sakinleşmeseydi kesinlikle kötü şeyler olurdu çünkü gözleri sapsariydi. İkisinin arasında ki bağ Bora ve benim aramda ki abi kardeş ilişkisi gibiydi.

Gece sakinleştiği zaman gözleri normale döndü ve savaş'a baktı

"anlat"

Dedi sabırsızca

"okulda aden hakkında ileri geri konuştular bizde kavga ettik"

Gece'nin gözlerinde ki öfke saniyesinde yok olmuştu. içimizden birine bir şey olmasına hiçbirimiz dayanamıyorduk

Yanıma gelip oturduğunda elimi sinirden titreyen dizine koydum. Şuan o çocukları parçalamak istediğine emindim. Bunda yaklaşan dolunayın etkisi çok büyüktü o ayrı mesele

"asıl sorunumuz şimdi hangi okula gideceğiz bizi bu sicille hiçbir okul almaz"

Bora haklıydı. Gidecek okul kalmamıştı. Son okula da büyülerim ile zar zor girmişti.

O an aklıma gelen fikirle onlara baktım. Büyük ihtimalle onlarda benimle aynı şeyi düşünüyorlardı. bİzi alacak son iki okul kalmıştı. Hepimizin bakışları savaş'ın üstünde durduğunda o da yerdeki bakışlarını kaldırıp bize baktı

"kurt akademisine gidemeyiz aden'in vampir tarafını da çalıştırması gerekiyor yani doğa üstü akademisine gidiyoruz"

Bunu söylerken bile ne kadar gerildiğini hissedebiliyordum. Bora bana baktığında yavaşça gözümü açıp kapattım. ikisi de mesajı alınca birlikte salondan ayrıldılar.

Savaş şuan çok sinirliydi ve sinirini kontrol altına almaya çalışıyordu. O okul ona acı veriyordu. Kaçmak istediği şeyleri hatırlatıyordu

Yerimden kalkıp yanına gittim. koluna dokunduğumda bakışları beni buldu

"eğer senin için zor olacaksa gitmeyebiliriz"

Başını hayır anlamında salladı. Kendinden çok bizi düşünüyordu

"sorun yok melez'im sadece... of biliyorsun işte onu görmeye hazır değilim"

Kendimi onun koluna yasladığımda beni kendine çekip saçlarıma bir öpücük bıraktı

"biliyorum ama biz senin yanındayız"

"hep yanımda olun"

"olacağız bizden kurtulamazsın"

"kurtulmak isteyen yok ki"

İçime bir hüzün çöktü. Onu, onları kaybetmek istemiyordum. Onlar benim tek ailemdi.

Umarım bu okulda sorun çıkmaz.

SON

İLK BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ?

SİZCE OKULDA Kİ SORUN NE?

KARAKTERLERİ SEVDİNİZ Mİ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.