Melekler diyarı,hayallerin ötesinde bir yerdir.Eğlencelidir,düzenlidir ve iyilik doludur.Aynı zamanda disiplinlidir ve kuralcıdır.Bu düzen içindir.Düzen gereklidir.
Bu harika diyarda benim görevimse düzeni korumak.Eğlenceyi eksik etmeden aynı zamanda disiplini de eksik etmeden düzeni koruyorum.Benim gibi birçok kişi daha var ama görevimi en iyi layığıyla yerine getiren benim.Bu yaptığımız şeye de "Kristal." derler.Anladığınız gibi bende bir kristalim.
Melekler diyarı,dünyadan çok uzaktır.Dünya kirli bir yerdir.Benim düzeni korumak dışında bir görevim daha var.Melekler diyarı dışında,dünyada ki kirli insanları arındırıyorum ve onları melekler diyarındakı meleklere çeviriyorum.Sorgulamak gibi bir hakkım yok,bana verilen görevi yapacağım.
Kristal meleklerin kaldığı tesisteki odamdayım.Bugün büyük bir tören olacak.Bilin bakalım bu tören ne için? Yeni bir rütbe atlayan her melek,yeni bir arma sahibi olur ve bunun şerefine bir tören düzenlenir.Bütün herkes bu törene davetli olur.Bu rütbeye atlamamıza karar veren yüce melekler diyarı kraliçesi.İsmini söylemeyeceğim,çünkü kendisine ismiyle hitap etmek yasaktır.Onu ismiyle bile anmam yasak.
Odamdan çıkıp diğer kristal meleklerle selamlaştım.
"Bugün için hazır mısın Cara?" dedi kristal meleklerden biri.
"Çok hazırım!" dedim kararlılıkla.
1 Saat sonra:
Törenin başlamasına dakikalar kalmıştı.Kalan dakikalar heyecanımı heyecan katıyordu.Bir kristal melek için yeni rütbe ve yeni rozet ona verebilecek en iyi ödüldür.Onu mutlu edecek tek şeydir.Kristallerin en iyisi olmak için herşeyi yaptım.Çocukluğumdan beri,çok sayıda eğitim gördüm.Yüce Melekler diyarı kraliçesine layık olmak için herşeyi yaptım.Şimdiyse 3. rütbemi ve rozetime kavuşacaktım.
"Kristal Cara,tören için sizi buyuruyorlar." dedi görevlilerden biri.Kafamı olumlu anlamda sallayarak tören alanına gittim.
Yüce kraliçe tören alanında bekliyordu.Kraliçeninin tam önünde durdum.Saygıyla eğildim.
"Yüce kraliçem,huzurunuzdayım." dedim.Kraliçe yerden kalkmamı işaret etti.Yüzüne baktım.
Kraliçe de garip birşeyler vardı.
Kraliçe yanındaki melek kuhafızlarla boğazını temizleyerek konuşmaya başladı.
"Kristal melek Cara,bugün burda olma sebebin..."
"Biliyorum efendim,yeni rütbe ve rozetimi alacağım!" dediğimin farkına vardım.Gevezeliğim tutmuştu yine.Lanet olsun!
"Sözümü kesme!" Dedi kraliçe sertçe.Ürperdim ve tekrar eğildim. "Özürlerimi sunuyorum,kraliçem." Dedim. "Lütfen lafınıza devam edin."
Kraliçe kendine çeki düzen verip tekrar konuşmaya başladı. "Kristal melek Cara,bugün burda olma sebebinin yeni rütbe ve rozet olacağını düşünüyorsun." dedi. "Ama yanılıyorsun."
Anlam veremeyerek ona baktım.Konuşmaya devam etti.
"Bugün melek diyarının kararıyla,elindeki rütbe ve rozetleri alıyorum." dediğiyle yutkundum.Boğazımda bir yumru oluştu.
"Neden?! Kraliçe,neden alıyorsunuz?" Dedim.Gözlerim dolmak üzereydi.
"Sayın kristal Ava,buyrun." dedi Kraliçe. Ava mı? Onun burda ne işi vardı? Ava... Küçüklükten beri rakibim.Yaptığım herşeyi kendine bir rekabet olarak gördü.Onunla anlaşmak imkansız.Onunla iyi anlaşma konusunda bütün deneyimlerim başarısız oldu.
Ava yüzündeki pişkin gülümsemeyle sadece saygı selamı verdi ve bana zafer kazanmış gibi olan bakışlarını dikti.
Eğilmeyecek miydi?
"Yüce kraliçe,kristal melek Cara'nın yaptığı bu durum için üzgünlüğümü belirterek başlayayım." dedi Ava.Ben ne yaptım ki? Üzgün mü? Yüz ifadesinden üzgün olmadığı apaçık!
Sihri yardımıyla dev bir ekran yansıttı.Bir video vardı.İzlemeye başladım.
Videoda,ben dünyada insanları kirliliğinden arındırmak için yaptığım şeyi yapıyordum.Sihrimi kullanıyordum.Kullandığım sihiri fani'nin üzerinde kullanıyordum.Fani elini kaldırdı ve konuşmaya başladı.
(Fani,sözlük anlamı:
- Fani:bir gün ölecek olan, gelip geçici, bir gün sona erecek olan, kalıcı olmayan, kalımsız, ölümlü.
- İnsan, dünya, dostluk, hepsi fanidir)
O gün,Cara dünyada fanileri kirliliklerinden arındırırken:
Cara,görevini yerine getiriyordu.Dünyaya inmiş,insanları kirli ruhlarından arındırıyordu.Bu onun göreviydi,yapmak zorundaydı.Yüce kraliçenin emri üzerine yapmalıydı.
Bazen içindeki bir ses ona 'Bu sen değilsin!' diyordu. 'Sen birini istemediği birşeye zorlayacak biri değilsin!" Cara her zaman o sesi susturuyordu ama o ses bir yerlerden yine haykırıyordu.Cara'nın güçlü iradesi olmasa,kapılır giderdi o sese ama neyseki vardı.Cara,melekler diyarında doğuştan bir peri olarak doğdu.Annesi,melekler diyarında sıradan biriydi.Babası ise... Bu konu hakkında konuşmak yasaktı ama yine de anlatayım.Cara'nın babası,melekler diyarından kaçıp giden biriydi.Bunu nasıl başardığı tartışma konusuydu ama bu konu açılınca hemen kapatılırdı.Bu konuyu üsteleyenler,kraliçenin gazabına uğrardı.Kraliçe,Cara'yı babasının gittiği gün buldu.Onun eşsiz azmini fark eden kraliçe,onu bir kristal yapmak için yetiştirdi.Daha küçükken onu eğitimlere tâbi tuttu.16 yaşına gelince de,kristallik için ilk adımını attı.Daha sonra rütbeler atladı,rozetler biriktirdi.Kraliçe onun itaatkarligini seviyordu.Kirlilikten arındırdığı adam elini kaldırdı.Zorlukla konuşmaya başladı.
"B-beni evde bekleyen çocuklarım var.Beni azad et." dedi.Adamın dediğiyle içindeki ses yine konuştu. 'Çocukları babasından mı ayıracaksın?!" dedi. 'Bu sen değilsin Cara!"
Cara sesini dinledi.Hiç yapmadığı bir şeyi yaparak sesini dinledi.Onu susturamazdı,çok haklıydı.Hemen sihrini geri çekerek adamın hafızasını sildi.Onu azad etti.
Günümüz:
O gün yaşananları Ava videoya çekmişti.Herkesın kınayan bakışlarını üzerimde hissediyordum. "Seni hain!" dedim Ava'nın üstüne yeltenerek ama bir anda ayaklarımın yerden kesilmesine duraksadım.Bunu yapan kraliçeydi.Kraliçe,sihrini kullanarak beni havaya kaldırmıştı.
Boynum sıkılıyormuş gibi hissediyorum.
"Melekler dıyarı'nın meslek taşlarımla senin melekler diyarına uygun olmadığına karar verdik.Rütbeni ve rozetini alıyorum." dedi kraliçe.Gözümden akan yaşla havadaki bedenim çırpındı.
"Hayır,kraliçe.Beni-" rütbelerim ve rozetlerimi alınca bağırdım. "Hayır!"
"Seni sürgün ediyorum Cara Lotus." dediğinde halkın arasındaki anneme baktım.Annem benimle kısa bir an göz göze gelse de hemen gözlerini çekti.
Annem bana bakmıyordu.
"Anne?" dedim konuşmaya çalışarak.Beni duydu mu emin değilim.
"Elveda." dedi kraliçe. "Hayır-" diyecektim ki itiraz edemeden bedenim boşluğa bırakıldı.Galaksi kadar derin bir boşluğa.Bedenim boşlukta kendini bıraktı.Ölecek miydim? Ölsem de umrumda değildi.Artık bunun bir önemi yok.Kristal melek olarak yaşamayacaksam yaşamamın bir anlamı yok.