Selamlarrr. Lar lar lar. Beni sevdiğinizi umaraktan birşey söyleyeceğim. Bana önceki bölüm sonu yüzünden çok kızmadınız değil mi ? 😞 Vicdansız dediğinizi duyar gibiyim ama demeyin. Olması gerekiyordu oldu. Ama üzülmeyin lütfen mutlu sahnelerimiz elbette olacak. Ve bu bölüm birileriyle tanışacaksınız 😉. Nehir ya da Mert'e neden sürekli birşey oluyo neden bir türlü vakit geçiremiyolar diyosunuz. Haklısınız da ama emin olun bende bilmiyorum. Neyse siz kitabı okumaya devam edin. Ben sizi mutlu edicem.
İyi Okumalar
Yener Çevik - Hüznü Hecem
~
İlahi Bakış Açısı
Etraftaki insanlar kaza geçirmiş arabaya bakıyordu. Bazı arabalar ise durmadan kaza yapan arabanın yanından geçiyordu. Ambulans'ı aramışlardı. Ambulans , olay yeri inceleme ekibi , polis ekibi , çekici ve itfaiye birlikte gelecekti. Küçük bir çocuk annesine bakarak" Anne arabada ki abi'ye uf olmuş. " dedi. Annesi buruk bir tebessümle , " Evet annecim uf olmuş. Ama büyük bir uf. " dedi. Küçük çocuk dudaklarını büküp. " Anne canı çok acımışmıdır ? " diye sorar annesine. Annesi " Tabii ki de acımıştır oğlum " der. Mert'in o an çektiği acıyı bir ALLAH birde Mert biliyordu. Küçük çocuğun annesi içinden , " Ya ALLAH sen şafisin. Şafi isminle şifa ver bu hastaya." diye dua eder. Küçük çocuk da " Amin. " der. Annesi ona bakıp gülümser.
Sonra siren sesleri gelir. Bir ambulans , iki polis arabası bir çekici ve itfaiye. Polisa arabası hemen aracın yanına yaklaşır ve arabayı durdurur. Arabadan inen bir polis " Dağılın çabuk ! " der. Ambulans , çekici ve itfaiye sırasıyla durur. İtfayeciler. Hemen arabanın yanına giderler. İtfayeciler gerekli ekipmanları aldılar. Mert'e bir şey olmamasına dikkat ederek. Uzun uğraşlar sonucu çıkartıldı. Arabayı çekici aldı. Mert'i ise hemşireler sedyeye yatırıp ambulansa aldılar. Olay yerine gelen polisler amirlerini aradı. " Hazar amirim adam kurtarıldı. Biz şimdi olay yerinin etrafında kamera görüntüleri varsa isteyeceğiz. " . " Tamam tamam. Adamın adını öğrenebildiniz mi ? " Hala olay yerinde olan polis elini ensesine attı. " Amirim iş saatleri içerisindeyiz biliyorum ama sanırım şu bi ara bizim karakola gelen bir arkadışınız. Ama adını hatırlamıyorum. " Hazar odasında seslice bir nefes verdi. " Mert Sönmez mi ? " Olay yerinde olan polis hemen hatırladı. " Evet amirim. O'ydu , Mert Sönmez. " Hazar sıkıntıyla elini alnına koyup ovaladı. " Tamam siz araştırın bir şey çıkarsa ortaya hemen beni arayın. " . " Tamam amirim. " dediler ve telefonu kapattılar.
Nehir'in Anlatımıyla
Saat 20.03'ü geçiyordu. Mert ve abim işten çıkmış olmalıydılar. Bu yüzden Merti aradım. Çaldı çaldı ama açmadı. Belki duymamıştır diyerek bir daha aradım ama bunda da ne kadar çalsada açmadı. Araba sürüyordur belki de diye düşünerek tiktok'a girdim. Nasıl olsa gelecekti.
Kuzey'in Anlatımıyla
Arabamı yakında müstakbel karım olacak kadınımın evinin önünde durdurdum. Yan koltukta ki çiçeği elime aldım ve arabadan indim. Kapısının önüne vardığımda kapıyı çaldım. Birkaç saniye sonra açtı. Karşısında beni görünce yüzüne gülümseme yerleşti. Kalbimi tekleten bir gülümsemeydi. Elimde ki çiçeği görünce hemen aldı. Kokladı. " Yaa aşkım ne kadar güzel kokuyolar. " Bu sırada ayakkabılarımı çıkartıp içeri girdim. Kapıyı kapattım. Elinde ki çiçeği vestiyere bırakıp kollarını boynuma sardı. " Sen daha güzel kokuyorsun bebeğim. " Yüzümü boynuna gömdüm. Kokusunu içime çektim.
İster aylar geçsin ister yıllar geçsin ben yinede her sarıldığımda yüzümü boynuna gömüp kokusunu içime çekecektim. Bu kokuya aşıktım. Ona aşıktım. Boynuna öpücükler kondurup başımı kaldırdım. Yanağından öptüm. Gözlerinden öptüm. Sonra dudağına minik bir buse bırakıp geri çekildim. " Hayırdır özlenmişiz kuzey bey. " dedi cilveli bir tonda. Cilveleri beni deli ediyordu. Kocaman bir kahkaha attım. " Beni seni her zaman özlerim güzelim. " Elimden tutup evinin salonuna götürdü. Koltuğa oturttu beni sonra kendisi kucağıma oturdu. Çantamı yere bıraktım. " Aşkım şimdi sana alacağım kıyafetleri ve elbiseleri göstericem. " dedi heyecanla. " Göster karıcığım. " dedim. Bir elimi beline yerleştirdim. Bir elimi ise güzel saçlarına. Yüzüne gelen saçları arkaya attım. Alnından öptüm. Hevesle anlatmaya başladı.
Ama benim aklım onun dudaklarındaydı. Alara bana döndürdü telefonu ama benim dinlemediğimi farkedince kızdı. " Ya kuzey dinlesene beni. " Dudaklarına baktığımı farkedince yutkundu. " Şimdi sırası değil aşkım. " Güldüm. " Neyin sırası değil yavrum ? " Bu sefer alara da dudaklarıma baktı. " Ö*üşmenin sırası değil aşkım. " Alarayı kucağımda yüzü bana dönecek şekilde oturttum. " Ama sana alacağım kıyafetleri gösterecektim. " dedi dudak bükerek. Büktüğü dudaklarına öpücük kondurdum. Dudaklarını yaladı.
( + 18 Sahne !!! )
Telefonu bırakıp yüzüme yaklaştı. " Bunun hıncını alırım kuzey bey. " dedi. " Lütfen al hayatım. " dedim bende. Dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Üst dudağımı dudaklarının arasına alıp emmeye başladı. Bende onun alt dudağını emiyordum. Ellerimi kalçasına koydum. Evde yalnızım düşüncesiyle oldukça kısa bir şort giymişti. Ellerimle kalçasını sıktım. Dudaklarımı sert bir şekilde ısırdı. İkimizde eş zamanlı inledik. Bir bebeğin annesinin memesini emer gibi öpüyordum dudaklarını. Alt dudağını emip çekiştirdim. Sonra dillerimiz devreye girdi. Dilini dudaklarımla yakalayıp emdim. Sonra dudaklarını öpmeyi bıraktım. Dilimi dudakların da gezindirdim. " Ahh kuzeyy. " diyerek inledi.
Boynuna yöneldi dudaklarım. Öptüm , öptüm , öptüm. Kucağıma aldım. Alaranın yatak odasına girdim. Yatağı şansıma büyüktü. Ama ondan önce kucağımda ki bedenini duvara yasladım. Boynunda ki etin küçük bir kısmını dudaklarım arasına alıp emdim. Isırdım ve yaladım. Bu işlemi boynunun her iki tarafına yaptım. Sonra tekrar dudaklarına yapıştım. Dolgun dudaklarının verdiği haz tarif edilemezdi. Dudaklarını emdikçe daha da zevk alıyordum. Sonra bununla yetinemedim. Sırtını duvardan ayırdım ve yatağa yatırdım. Ben üstte Alara altımdaydı. Kısa süreliğini dudaklarımız ayrıldığında derin bir nefes verdi.
Gözlerini gözlerime kilitledi. Cilvelenerek dudaklarını ısırdı. Fazlasıyla çekici bir kadındı. İki dudağını da dudaklarım arasına aldım. Emdikçe emdim. Sonra emmeyi bıraktığım da gözlerini kapatarak nefes aldı. Üstümde ki gömleğin düğmelerine gitti elleri. Hepsini teker teker söktü. Sonra ben yatakta oturdum. Gömleğimi çıkartıp bir kenara fırlattım. Sonra elim askılı bluz'una yöneldi. " Eşitlenelim güzelim. " Yatakta dikleşip bluz'unu tek seferde çıkarttı.
Gözlerim koyulaştı. Üzerinde bordo , dantelli bir sütyen vardı. Göğüsleri büyük olduğu için sütyenden taşıyordu. Göğüs oluğuna bir öpücük bıraktım. Gerdanından öpmeye başladım. Yavaş yavaş göğüslerine doğru indim. " Şunu aradan çıkartsak mı acaba güzelim ? " dedim gözlerine bakarak. Tam bu sırada Alara'nın telefonundan arama sesi yükseldi. " Kalk üstümden kuzey telefona bakayım. " Kalkmayacaktım. Boynunu öptüm. " Ya kuzey had- " lafını yarıda keserek dudaklarıyla dudaklarımı tekrar buluşturdum. Öpmeye başladım. İlk önce alt dudağını emdim bir süre sonra üst dudağını emmeye başladım. Bu sırada Alaranın elleri karın kaslarım da dolaştı. Baklavalarım'a teker teker dokundu. Öpmeyi bırakıp ellerine baktığım da bunu fırsat bilip altımdan çıktı.
( +18 Sahne Bitti !!! )
Nefes nefeseydi. Bluz'unu attığı yerden alıp giydi. " Devamı sonra aşkım kusura bakma. " diyip odadan çıktı. Yatağa yüzüstü attım kendimi. Sonra kalktım. Burada bıraktığım bir tişörtümü giyip aldım. Siyah dümdüz bir tişörttü. Alaradan " Nee ! " diye bir ses yükseldi. Hızlı adımlarla salona gittim. Hemen , " Ne oldu yavrum ? " diye sordum. Elini ağzına kapamıştı artık ne kadar şaşırdıysa. " Tamam Nehir tamam biz geliriz abinle siz hastanedesiniz dimi ? " dedi. Bir dk hastane mi ? " Ne hastanesi yavrum. " . " Tamam ağlama canım biz gelicez. " dedi ve telefonu kapattı. Ne ağlaması ne hastanesiydi ya !
" Aşkım Nehir Mert'i aramış ulaşamış. Sonra tekrar tekrar aramış , açmamış. Sonra senin arkadaşın Hazar aramış Nehir'i şey demiş sonra ' Mert kaza geçirmiş şuan hastanede. ' demiş aşkım. Nehir ve Hira hastanede şuan , ikiside ağlıyordu. " Bir an donup kaldım. Yutkundum. Umarım dostum'a çok ciddi bir şey olmamıştır. " Tamam güzelim kalk çabuk gidelim. Bana ters ters baktı. " Salak boynum'u sömürdüğün için ilk önce kapatıcı sürmem lazım moraran yerlere. " Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Odaya gitti. 5 dk sonra altında pantolon üstünde siyah bir tişört ve hırka vardı. Boynunda ki morarırıkları kapatmıştı. " Hadi gidelim kuzey. " Üzerime bir ceket aldım ve dışarı çıktık. Hızlıca araba'nın yanına gidip bindik. Hastaneye doğru sürmeye başladım.
25 Dk Sonra
Arabayı hastanenin otopark'a park ettim.
Hira'nın Anlatımıyla
Nehir'in omzunda ağlıyordum. Abim ameliyathane'deydi. Bildiğimiz kadarıyla 40 dk dır oradaydı. Hazar abi Nehir'i aramış abimin kaza geçirdiğini söylemişti. O an ikimizde zırıl zırıl ağlamaya başlamıştık. Çok korkuyordum. Apar topar hastaneye gelmiştik. Yaptığımız tek şey ameliyathane'nin önünde beklemekti. Abimsiz bir hayat düşünemiyordum. Babam gibiydi. Çok seviyordum abimi. Can'dan ötemdi. Kuzey abi ve Alara yengem buraya geliyordu. Annemlerin haberi yoktu. Ağlamaktan aklıma bile gelmemişti. Sonra bir ses geldi. " Hira , Nehir. " Kuzey abi'nin sesi'ydi. İkimizde başımızı kaldırdığımız da Kuzey abi ve Alara yengem buraya geliyolardı. Ayağa kalktım. Kuzey abi ye doğru koştum. Sarıldım. Daha çok ağlamaya başladım.
Nehir Alara'ya sarılıp ağlamaya başlamıştı. " Kuzey abi , abim 40 dakikadır orada. " dedim küçük çocuk edasıyla ameliyathaneyi göstererek. " Tamam abim , geçicek güzelim. Abin'i bilmiyor musun sen ? Abin güçlü ona bir şey olmaz. Hem bizi yalnız bırakmaz o. " Elleri saçlarım da dolaşıyordu. " Abim ne zaman çıkar kuzey abi ? " . " Bilmiyorum güzelim. Bizde bekleyip görücez. " Kuzey abi ben'i , Alara yenge Nehir'i koltuğa yöneltti.
2 Saat Sonra
2 saat olmuştu ve hâlâ ne abim çıkmıştı ne de bir doktor. Nehir'in bana uzattığı su şişesini aldım. Kapağını açıp bir yudum aldım. Telefonumu çıkarttım. Annemlere haber verecektim. Annem'i aradım. Anında açtı. " Kızım , efendim annecim. " Dudaklarımdan bir hıçkırık firar etti. " Anne abim. " dedi hıçkırarak. " Noldu abin'e kızım. " dedi telaşla. " Abim kaza geçirmiş. Biz 3 saattir hastanedeyiz abim hala çıkmadı ameliyathaneden. " . " Annem şaka yapayrum de bana. Bak yüreğim kaldırmaz kızım. " Keşke şaka yapıyor olsaydım. " Anne şaka yapmıyorum abim gerçekten de ameliyathane de. " Annem'in dilinden feryat döküldü. " Ula Cemal kalk ula. Oğlum hastanede kalk. Çabuk valizleri hazırla oğlumun yanına gidiyoruz. " . " Anne gelmeniz çok uzun sürer bırak sonra gelirsiniz. " dedim ama nafile. " Uzun yoluna da başlatma ula oğlum hastanede. Biz birazdan yola çıkarız kızım görüşürüz. " . " Görüşrüzü anne. " Diyip telefonu kapattık.
1 Saat Sonra
Saat gece 12 ye doğru geliyordu ve nerdeyse 4 saattir hastanedeydik.
Abimin üzerine sıçrayan camlar şeffaf olduğu onları temizlemeleri yüzünden bu kadar uzun sürmüştü. Kapı açıldı. Hepimiz ayağa kalktık. Ben hızlıca doktora sordum. " Abim nasıl ? Kötü bir şey'i yok dimi ? " diye sordum. Doktor " Üzerine sıçrayan camlar şeffaf olduğu için ve o camlar da kan'a bulaştığı için ameliyat bu kadar uzun sürdü. Sağ bacağın da doku zedelenmesi var. Alnında olan küçük çiziğe de dikiş attık. Çok yorulmamasına dikkat edin. Şimdi çıkartıp odaya alırlar. Geçmiş Olsun. " Derin bir ' oh ' çektim. Elim kalbimin üzerine gitti. Derin bir nefes alıp verdim. Nehir'e sıkı sıkı sarıldım. Nehir de bana sıkı sıkı sarıldı. Sonra ameliyathanenin kapısını açtılar. İçeriden abim yatakta kolunda serum ile çıktı. Gözleri kapalıydı.
Nehir'in Anlatımıyla
( 06.50 )
Gözlerimi boynumda ki ağrıyla açtım. Hira ile , Mert'in yattığı odada ki koltukta ikimizde sarmaş dolaş uyumuştuk küçücük koltukta. Boynum tutulmuştu. Gece Abimler eve gitmişti. Ondan önce hazar abi Mert'i ve bizi görüp , " Geçmiş Olsun. " diyip eve gitmişti. Koltuktan kalktım Saat'e baktığım da saat yedi'ye on vardı. Mert dün geceden beridir uyutuluyordu. Bugün saat 10 gibi uyandıracaklardı. Ya da kendisi uyanırdı. Koltuktan kalktım. Hira'nın başının altına yastığı tamamen yerleştirdim. Hırkasını üzerine örtüp banyoya gittim. Ellerimi yıkadım. Sonra Mert'in yattığı yatağın yanına gittim. Sağ eline serum takmışlardı. Sol tarafına geçtim. Elini tuttum. Yanağından öptüm. " Sevgilim , " dedim. Her ne kadar beni duymasa da onunla konuşmaya ihtiyacım vardı. " Seni çok seviyorum. Umarım iyileşirsin. Seninle çok güzel yerler gezicez. Birbirimize defalarca aşık olduğumuzu , sevdiğimizi dile getiricez. Ben seni göğsümde uyutucam. Saçlarından öpücem. Dün sabah senden önce uyanmıştım. Kalkmadım. Seni göğsümde görünce gülümsedim. Çok tatlıydın. O an kadar mutkuydum ki ve huzurluydum ki tarif edilemezdi. Sonra saçlarından öptüm ve geri uyudum. Keşke hemen uyansan sevgilim. " Bir kez daha yanağından öptüm. Sonra yataktan kalktım. Odadan çıktım. Koridorda ki bir bank'a oturdum. Telefonumu çıkarttım. Kendi internetimi açtım. Hemen bildirimler düştü. Trendyol'dan , zara'dan , instagram ve whatsap'tan. Whatsap'a girdim. Abim ve yengem mesaj atmıştı. İlk önce abiminkine tıkladım.
Yakışıklım 🤍 : Güzelim naptınız uyandı mı Mert ? İş çıkışı yanınıza uğrayacağım. Bir şey isterseniz yazın bana akşama kadar.
Gülümsedim.
Ben : Mert uyanmadı daha abi. Bir şey istersek yazarız sana sen işine odaklan. Kolay gelsin.
Dedim ve yengem ile mesajlaşmamıza tıkladım.
Alara Yengemm : Nehir işe gitmiyorum bugün. Öğlen yanınıza gelicem bir şey istiyorsanız söyleyin yemekte getiricem size.
Gerçekten de sevmeye başlamıştım yengemi.
Ben : Yenge sağol ama gerek yok , uğraşma boşver.
Yengem anında çevrimiçi oldu. Uyanık olmalıydı.
Alara Yengemm : Ne uğraşması canım bir şey olmaz , yapıp getiririm. Bir şeyler yemeyi unutmayın bayılıp bir köşeye kalırsınız sonra.
Güldüm.
Ben : Ya yenge tamam taman tamam yeriz bir şeyler.
Alara Yengemm : Mert uyanınca haber verin bana.
Ben : Tamam yenge görüşürüz.
Alara Yengemm : Görüşürüz.
Saate baktım. Yedi'yi on geçiyordu. Hastane kantini açıktır diyerekten kantin katına indim. Tahmin ettiğim gibi kantin açıktı. Sabah sabah ağır şeyler yemeyecektim. İki çubuk kraker , iki tane de su aldım. Sonra odaya geri çıktım. Hira hâlâ uyanmamıştı. Mert de uyanmamıştı. Aldıklarımı oda'nın bir köşesin de olan küçük masaya koydum. Sonra Mert'in yanına gittim. Yanağına bir öpücük kondurdum. Şuan uyanık olsa onu ikidebir gelip öptüğüme mutlu okurdu. Mert'in yattığı yatağın yanında ki tekli koltuğa oturdum. Bir süre sonra uyuya kaldım.
Hira'nın Anlatımıyla
08.54
Gözlerimi yavaşça açtım. Yanım boştu. Ben Nehir ile yatmıştım ama Nehir yanımda yoktu , nerdeydi ? Ayağa kalktım. Oda da gözlerimi gezindirdim. Abimin yatağının yanında ki tekli koltukta uyuyordu. Bir anda hızlı bir şekilde kapı açıldı. İrkildim. Gelenler Annem ve Babam dı. Gözlerim doldu. Koşup babama sarıldım. " Baba. " dedim. Ağlamaya başladım. " Ağlama kızım iyi olacak abin. " dedi. Annem abimin yanına gitti. Ellerini yanaklarına koydu. Alnından öptü. " Oğlum , paşam. İyi olacaksın annecim. Sen aslan gibisin. Benim oğlum iyileşir. "
