Selamsss
Yalın - Yeniden
İyi Okumalar
~
Tam 5 dk dır uyku mahmuru halimle duvar ile bakışıyordum. Yaz'ın geldiğini belli eden sıcaklık vardı. Bunaltıcı olmasada hissediliyordu. Renkli elbiselerimi , eteklerimi , tişörtlerimi ve tatil yapmayı çok özlemiştim. Yüzmek yazın yapılacak en iyi aktivitelerden birisiydi. En güzel kıyatlerimi giyip gezmeyi çok seviyordum. Gittiğimiz tatillerin sadece 3 tanesinde hira ile ikimiz gitmiştik sadece. Geri kalanlarında ; Abim , Ben , Mert ve Hira ile gitmiştik.
En sonunda pes edip ayağa kalktım. Telefonumdan saate baktım. 11.28 'di. Kahvaltı hazırlamaya çok üşeniyordum. En iyisi kendime bir güzel salçalı kaşarlı tost yemek ve yanına portakallı meyve suyu içmekti. Saçımı dağınık topuz yaptım. Geceliklerimi çıkartıp siyah bir eşofman ve beyaz bir crop-tişört giydim. Ayağıma mickey mouse'lı panduflarımı giydim. Odamdan çıkıp mutfağa doğru yöneldim.
Telefonumu çıkartıp hirayı aradım. " Buyrunuz hanımefendi. " Gülümsedim. Ekmekliğin içinden ekmeği alıp yarınsından biraz daha az kestim. " Yeni uyandım. Kahvaltı hazırlıyorum kendime. " . " Afiyet bal şeker olsun hayatım. Bende söyledim intenetten gelir 15 dk ya. Bu arada sen iyisin dimi ağrın sızın falan yok. " . " Ağrım yok hayatım sağol. Ben diyorum ki dışarı çıksak akşama kadar gezsek akşam da abimlerle eve döneriz. " dedim. " Mükemmel olur hayatım. Amma velakin ilk önce kahvaltımı yapmam lazım sonra banyo yapıp kıyafet seçip giyinmem lazım. Yani bunların hepsi 2 ya da 2 buçuk saat sürer. " dedi. " Evet hiroş aynı şeyleri benimde yapmam lazım. O zaman ikimizde hazırlanınca görüşürüz hayatım. Gökhan abiyi ararız bizi götürür avm ye. " . " Tamamdır hayatım bayss. "
Ekmeği yanından kestim. Dolaptan salçayı , tereyağı ve kaşar peynirini aldım. Kahvaltı bıçağı alıp ve salçadan biraz alıp ekmeğin içine sürdüm. Sonra biraz daha alıp sürdüm. Kaşar peynirinden 4 tane ince dilim kesip ekmeğin içine koydum. Sonra tereyağ ile ekmeğin üstünü yağladım. Sonra tost makinasının arasına koydum. Tost orada olurken malzemeleri yerlerine koydum. Dolaptan meyve suyunu çıkarttım ve bardağa doldurdum.
Cızırtı sesi geldiğinde tostu alıp tabağa koydum. Sonra mutfaktaki masamıza tostu ve meyve suyunu koydum. Telefonumdan Muhteşem Yüzyıl açtım. Bir yandan dizi izleyip bir yandan da kahvaltımı yaptım.
2 Buçuk Saat Sonra / 13.58
~
Nehirin Giydikleri






-
Hira nın Giydikleri






~
Üstüme boyundan bağlamalı beyaz bir crop. Altıma kahverengi bir etek. Kulağıma kurdele şeklinde küpe. Kolye olarak kurdeleli bir kolye seçtim. Beyaz bir topuklumu giydim. Saçımı düzleştirdim. Beyaz bir çanta alıp içine telefon , lipbalm , tarak , toka , cüzdan , ruj , peçete , rimel , ev anahtarı ve eyeliner attım çantama. Hiraya 5 dk önce mesaj atmıştım. Saçımı yapıyorum demişti. Telefonumdan gökhan abiye mesaj attım gelip bizi alması için.
15 dk sonra geldi. Arabaya bindim. Hiraya geliyoruz diye mesaj attım. Sonra hiraların evine doğru gidiyorduk. Hirayı alıp öyle geçecektik avm ye.
Ben : Abi biz hira ile avm ye gidiyoruz.
Anından mesajıma kalp bıraktı ve çıktı uygulamadan. Hiraların evinin önüne geldiğimizde. Hira ayakta bekliyordu. Arabaya bindi. Sonra Gökhan abi avm ye doğru sürmeye başladı.
Kuzeyin Anlatımıyla
Kafam zibilyon tane iş ile doluydu. Şuan ilgilendiğim dosya da eskişehir'e yeni atana ve savcılığa yeni başlayanların resimleri ve kişisel bilgileri vardı.Dosyayı ilk açtığımda ilk savcı kadındı. Leyla Övünç. 26 yaşında. Evli. Eşi mekanik mühendisi. Daha önce birçok dosya da başarılı olmuş. Leyla Övünç'ün belgesini inceleyip imzaladım , diğer kişiye geçtim.
Talha Türkoğlu. 28 yaşında. Evli. 1 kız çocuğu babası. 3 yaşında. Eşi anasınıfı öğretmeniymiş hamile kalınca bırakmış. Bu belgenin de geri kalanını inceleyip imzaladım. Geriye kalan 5 kişiyi de inceledim ve her birinin dosyasını imzaladım. Sırada ki dosyayı elime aldığımda kapı çaldı. " Gel. " Kapı çaldığında habibe abla elinde tepsiyle gelmişti. Kahveyi masama bıraktı. " Kolay gelsin oğlum. " Gülümsedim. " Sağol abla sanada. " Oda'dan çıktı. Kahve den bir yudum alıp dosyayı açtım.
U*uşturucu kaçakçılığı yapan birisinin dosyasıydı. Mehmet Aksoy. 38 yaşında. Bekar. Daha önce hırsızlıktan 3 yıl , adam yaralamadan 6 yıl hapis yatmış. Bu ikisinin sebebini okuduğumda ise ilkinde bir ailenin ; 4 tane altın bilerzik , 3 tane tam altın , 6 tane çeyrek altınını çalmıştı. Kahvemden bir yudum aldım. Bu altınların hepsi 346 Bin 358 lira ediyordu. Hırsızlık yaptığı aile zenginmiş. Neyse diğer suçunun belgesine baktım. Herhangi bir sebep yok yazıyordu. Çatmıştık yine psikopat suçluya. Elimle başımı ovuşturdum. Yine başım ağrıyordu. Çekmeceden ağrı kesici aldım ve kahvenin yanında gelen su ile birlikte içtim.
1 Saat Sonra
1 saattir bir olay üzerinde inceleme yapıyordum ve sona yaklaştığımı hissediyordum. Kafam da bu dosyada ki olayı çözmeye çalışıyordum. Cinayet dosyası çözer gibi hissediyordum desem yalan olurdu çünkü gerçekten de cinayet dosyası çözüyordum. Psikolojimi etkiliyormuydu ? Hayır. Zaten bunları bilerek istemiştim bu mesleği ama dünya da gerçektende bu kadar pis insanlar varmış. Daha temiz bir dünya olsaydı keşke. Her açıdan temiz olsaydı keşke.
Düşüncelerimden kurtulmak amacıyla telefonumu çıkarttım ve sevgilimi aradım. Biraz çaldıktan sonra açtı. " Sevgilim. " dedi. " Canım. " dedim. Kıkırdadı. " Özledin mi beni ? " . " Özlemek ne kelime özleminden öldüm bittim. " Ses gelmedi. " Ama böyle dersen dayanamaz yanına gelirim. " Sesimi kısıp. " Buraya gelirsen öpesim gelir o yüzden malesef yavrum. " dedim. " Neyse , aşkım şimdi sana izlediğim diziyi anlatıcam. " O konuştu ben dinledim.
Yarım Saat Sonra
" Sonra aşkım o adamın annesi , oğlunun sevgilisine kumpas kurmuş kızı istemediği için ve öldürmüş kızı. " Bu kadar olay benim incelediğim dosyalar da yoktu. Biricik sevgilim bunları nereden buluyordu bilmiyordum. Psikolojisi bozulmuyordur inşallah. " Sevgilim benim incelediğim dosyalar da bu kadar olay yok sen nerden buluyorsun bu dizileri. Ayrıca psikolojin bozulmuyormu senin. " dedim. " Ya aşkım psikolojimin bozulduğu yok. Ayrıca bunun gibi birçok dizi izledim ben. " . " İnşallah yavrum. " . " Yarın buluşalım mı ? " Ancak akşam vakti buluşabilirdik. " Çalıştığım için geç çıkıyorum hayatım o yüzden akşam yemeğine çıkarız. " . " . " Yeey. Tamamdır sevgilim. Hadi bays ben kaçtım görüşürüz öptüm. " Gülümsedim. " Bende öptüm sevgilim görüşürüz. " diyip telefonu kapattık.
Seviyordum. Canımdan çok seviyordum. Canımdı. Hayatımdı. Özlemekten ölünseydi şuan ölmüştüm. Çok sevmekten ölünseydi şuan ölmüştüm. Bazenleri onunla hayatlarımızı birleştirip bir ömür boyu aynı evde yaşama hayali aklıma geliyordu. Daha erkenmiydi emin değildim. Ya da istiyor mu ona da emin değildim. Ama bir ömür boyu aynı evde yaşasak gıkım çıkmazdı. Evlensek olurmuydu.
Bu nokta da aklıma düşen bir diğer kişi Nehirdi. 23 yaşına girecekti. Kendi işini görebilen , kendini savunmasını bilen bir kızdı. Benim kardeşimdi. Tek başına evde yaşayabilirmiydi ? Korkarmıydı ? Büyümüştü. Gözümün önünde her anına şahit olmuştum. Ailemiz bu dünyadan gittiğinde ben 9 Nehir 5 yaşındaydı. O gün elinden tutmuştum ve bırakmamıştım. Eve her işten geldiğimde kapıyı açıp " Hoşgeldin abi. " demeyi asla eksik etmiyordu. Hazırladığı yemekleri ben gelmeden asla yemiyordu. Böyle kardeşe can kurbandı. Ben kendi yuvamı kurmak isyordum. Bir yuvam vardı zaten canımdan. Ama sevdiğim kadından da bir yuvam olsun istiyordum. Kardeşimle bu halimizi görenler hala birbirimizi bırakmayışımız insanlara batıyordu. Bana " Büyümüşsün artık sevgilinde var zaten evlen kardeşin başının çaresine bakar zaten diyorlardı. " Nasıl bırakabilirdim. Sanırım Alaraya en kısa zamanda evlilik teklifi edecektim.
Bunu ilk önce Nehire söylemem lazımdı. Ama ondan önce onları barıştırmam lazımdı. Nehirin Alarayı sevmemesinin nedenini anlamoyordum. Alara ile onu ilk tanıştırdığım zaman onu dövmüştü. Kızmıştım. Sebep yokken neden yaprı diye. Sonrasında 2 gün konuşmamıştık. En sonunda dayanamamıştı , benden ve Alara dan özür dilemişti. Beni kıskandığı için yada beni paylaşmak istemediği için yapıyor olabilirdi. Büyük ihtianlle kıskanıyordu.
Neyse. Artık emindim evlenme teklifi edecektim. Onunla bir hayat sürecektim aynı evin çatısının altında. Şuan ne yapmalıydım acaba ? İlk önce nehire söylemem lazımdı. Sonra onunla birlikte bunları konuşmam lazım. Ben kendi kendime düşünürken mert içeri girdi. Dingil'i her gördüğümde Nehir ile sevgili olduğu aklıma geliyordu. Ve sinirden köpürüyordum.
" Hayırdır niye geldin. " dedim. Elinde ki 2. Kahve bardağını önüme bıraktı. " Dosyaları inceledim. Birkaç işim kaldı. Onları bıraktım. Bize kahve aldım geldim tatlım beğenmedin mi ? " A*tal bir herifdi. " Ne tatlımı lan y*vşak. Sağol. " dedim kahve bardağını göstererek. Sıkıntıyla derin bir nefes alıp verdim. " Sen ağzında baklayı çıkar bence yoksa daha çok kıvranacaksın. " Anlamıştı it herif.
" Alaraya evlenme teklifi etmeyi düşünüyorum. " dedim aniden. Kahvesinden bir yudum aldı. Trk kaşını kaldırıp sırıttı. " Büyüdünde evleniyor musun sen ? Damat olup gidecek minik kuş. " Sabırla yüzümü sıvazladım. " Lan g*rizekalı insan gibi birşey söylüyoruz şurada p*şt.