Yeni sezonla karşınızdayım ara vereli 1 ay yada 2 ay falan olmuştur. Bende o sürede tabikide 2. Kitabım Karanlıktan Aydınlığa ilk bölümünü 2025 10 ocak cuma günü yayımladım. Profilimden bakıp okuyabilirsiniz. Bilmeyenler için minik bir alıntı " Asena Nur Kılıçarslan ... Bi kitap karakteri , yaşadığı yer kurgu evreni ama yaşadıkları kurgu değil " güzelmikine sizce ? Neyse size
İyi Okumalar 🎀
🎀
Sezer Sarıgöz - Ayın Bile Ayrılıktı Sonu
Kuzey'in Anlatımıyla
Yatakta gerindim. Sabah sabah erken saatlerde uyanıp işe gitmeyi hiç sevmezdim ama kural buydu. Tam kalkacakken komidinin üzerinde küçük bir not kağıdı gördüm. Nehir mi bıraktı acaba diyerek elime aldım. Bu nehir'in el yazısı değildi. Kaşlarımı çattım , okumaya başladım " Merhaba kuzey öztürk kardeşin senin için çok değerli , emin ol kardeşin benim için de çok değerli ama kardeşin bir tek benim olabilir başka kimsenin olamaz ama mert sönmez denen o şerefsiz senin kardeşinle sevgili. Tüh ağzımdan kaçırdım en yakın arkadaşın kardeşim dediğin insan senin biricik kızkardeşin ile sevgili. Ama artık benim sevgilim olacak. " bu not kimden di ve nasıl mert ve kardeşim sevgili ve neden bundan benim haberim yok ve nehir şuan nerede. Bunu yazan kişi ne saçmalıyo acaba. Sinirle ayağa kalkıp nehir'in odasına gittim. Ama yatağında yoktu kaçırmışlardı " hanginiz benim kardeşimi kaçırdıysa belasını s*kicem lan " diye şiddetli bir şekilde bağırdım. Burda ki komidinde de bir not daha vardı , gidip aldım ve okudum " Seni Seviyorum Nehir Öztürk " sabır çektim. Üstüme pantolon ve kısa kollu giydim telefonumu alıp aşşağı indim. Merti aradım " ne var sabah sabah " sikicem ben seni bekle " ula it herif , adi şerefsiz sen kardeşimle niye sevgilisi lan ben sana güvendim emanet ettim onu sikicem belanı " yutkunma sesi geldi " sen nerden biliyosun , nehir mi söyledi " ha birde saklayacaklardı daha " mert olduğun yerden kıpırdama oraya geliyorum zaten nehir de evde yok " bir an duraksadı " nehir mi ev- " telefonu suratına kapattım.
Ceketimi alıp çıktığım da kapının yanında ki korumalar baygındı. O*o*s*u çocuğu adamlarımı halletmiş bi de. Arabamı garajdan alıp çıkarken burda ki birkaç korumanın da baygın olduğunu gördüm. Hiçbiriyle uğraşamazdım şimdi. Mert'in evine doğru arabayı sürerken elimi yumruk yapıp direksiyona vurdum. Nasıl anlamadım onların ben sevgili olduğunu , s*k kafalı bi insanım. Nehir bana söylerdi ama neden söylemedi. Ve nehir ortada yok nerde bilmiyordum. İş yerinde ki bizden sonra acil durum olursa diye yerimize geçecek 2 kişiyi vardı. Birisini arasam anlatırdı zaten , sedatı aradım " efendim abi " " sedat bizim mert ile önemli ve sıkıntılı bi işimiz var da gelemicez siz oğuz ile bizi idare edin biz gelmeye çalışıcaz " " tamam da abi kötü birşey yoktur inşallah " " malesef sedat ben sana gelince anlatırım görüşürüz " " görüşürüz abi " diyip kapattık.
🎀
Arabayı evin önüne park ettim. Hızlıca indim. Evin önüne gelip kapıyı sertçe çaldım. En sonunda açtı kapıyı. Açar açmaz yakasına yapıştım kapı ise arkamızdan kapandı.
Yazar Anlatımıyla
Kuzey eve girdiği gibi mert'in yakasına yapıştı. Sinirliydi. Yakasından tuttuğu gibi duvara yapıştırdı " ulan sen nasıl gözüme baka baka sevgili olmuşsunuz benim neden haberim yok , biz daha dün düğüne gittik lan ben sana emanet edip başka bir yere gittim , şerefsiz " diyip yumruk attı. Mert acı bir inleme ile yana sendeledi. Kuzey durmadı yakasından tutup bir kez daha yumruk attı. ( ay çocuğum gidiyo , ben yazmıyormuşum gibi ). Hira sese uyanıp uyku mahmurluğu ile salona girdi , girdiği an gözleri kocaman açıldı. Hemen kuzeyin koluna yapıştı " ay kuzey abi dur sabah sabah neyinin kavgasını ediyosunuz " kuzey kolundan tutan kıza dayanamayıp durdu. Mert dudağında ki ve kaşında ki kanı silip koltuğa oturdu , nefes alıp verdi. Hira şaşkındı uyanır uyanmaz gördüğü manzara feciydi , neden kavga ettiklerini bilmiyordu. Korkarcasına sordu abisine sordu " abi neden kavga ediyodunuz " kuzeye gözatıp cevapladı " nehir ile sevgili olduğumuzu öğrenmiş " dedi , hira'nın gözleri kuzey abisine döndü " kuzey abi " hiraya döndü " sende mi biliyodun hira " yutkundu " evet " dedi. Kuzey bir darbe daha yedi. Sıkıntılı ile bir nefes verdi. Kardeşi ortada yoktu " hira nehir bir yere gidecekmiydi sen biliyo musun " anlam veremez bir ses tonuyla " hayır " dedi. Hira o sırada abisine pansuman yapmak için oda dan sağlık çantasını almaya gitti. O sırada kuzey merte döndü " nehir yok evde iki tane not buldum biri benim odam da diğeri nehir'in odasın da ve kapıda ki ve bahçenin girişinde ki korumalar baygın " ortama derin bi sessizlik çöktü. Mert ise sevgilisinin kaçırılmış olduğu ihtimalini düşünmek istemiyordu.
Sakince sordu " kaçırılmış olma ihtimali yüzde kaç " kuzey cebinde ki notları merte uzattı , uzanıp aldı mert. Notları okurken kuzey sorusunu cevapladı " yüzde yüz çünkü kapıda ki korumalar baygın ve bu notlar hayra alamet değil , ben söyledim bizim yerimize geçtiler vaktimiz var " dedi. Mert uzun olan notu okuduğun da gözü seğirdi. İkinci not 4 kelimelik bir cümleydi ama mert'in sinirlendirmeye yetmişti.
Mert'in Ağzından
İlk not ta bizim sevgili olduğumuzu söylemişti. Ama ikinci nottaki tek cümle benim sinirlenmeme sebep olmuştu. Farkettiğim bir detay ile kuzeye döndüm , uzun olan notu uzattım " farkındaysan o notun son cümlesi ' Ama artık benim sevgilim olacak ' diyor nehire takık biri ya da eski sevgilisi olabilir mi " kuzey de bu detayı anlayınca kaşlarını çattı " olabilir ve uzun olan notta - artık yazan her kimse - kardeşimin onun içinde değerli olduğu , seninle sevgili olduğu için küfrediyor ve sizin ( sinirli bir nefes verir ) sevgili olduğunuzu bilen birisi " bu ihtimaller doğrultusunda birkaç şey bulabilirdik. Hira elinde sağlık çantasını ile elinde salona girdi. Konuşmaya devam etmemiz lazım dı ama hira gelmişti. " birşeyler konuşuyodunuz niye sustunuz " cevap vermediler , hira ikimizede umutsuzca baktı ve bana pansuman yapmaya başladı. Peçete ile dudağımda ki ve kaşımda ki kanı sildi. Kaşımda ki yaraya bakarken dudak büzdü " kuzey abi nasıl vurdun ya " güldüm. Ama dudağımda ki yara sızladı ve yüzümü ekşittim. Kuzey bana bakıp sırıttı , keyif alıyordu " ben odandayım mert " gözlerimi kırptım.
" abi kaşın hala kanamaya devam ediyo ve dudağın da " yanağından öptüm " iyiyim ben yavrum endişelenme , ayrıca sen yatsaydın ya ben pansuman yaptırırdım bir yerde " sinirli olduğunu sandığı bir ifade yapıp kaşlarını çattı " olmaz abicim , sabah sizin sesinize uyandım sizi öyle görünce neye uğradığımı şaşırdım " bir kez daha yanağından öptüm. Elime pamuk tutuşturup " şunu kaşına tut " dedi , dediğini yaptım. Başka bir pamuk alıp dudağıma hafifçe bastırdı. Endişelenmemesi adına tepki vermedim. Pamuğu çektiğinde gülümsedi , kanama durmuş olamlıydı. Başka bir pamuk ile üzerine tentürdiyot koydu. Yarayı temizledi. Elimi hira nın beline koydum. Elimde ki kanlı pamuğu hira ya verdim o da yanına koydu. Dudağıma ve kaşıma merhem sürdü.
Kuzey odadan telefon konuşarak salona girdi. " kalk karakola gidiyoruz " hira bunu duyar duymaz art arda soru sordu " Niye ? Noldu ? Neden ? Abimi mi şikayet ettin ? " güldü " valla edebilirdim de senin hatrına etmedim ama bizim başka bir işimiz var çıkmamız lazım ama önce mertle biz konuşalım o zaman sende sağlık çantasını yerine götür " kafasını sallayıp gitti. " hirayı evde tek mi bırakacağız " kuzey elini cebine attı " tek kalması tehlikeli olabilir " " o zaman söyleyelim hazırlansın bizimle gelir " kafasını salladı. Hira geldi yanımıza " yavrum sende geliyorsun hadi hazırlan ama oraya gidince çok soru sormak yok " hemen başını salladı. " mert silahını al yanına şarjörü dolu olsun yanına yedek şarjör de al " odasına gidip aldı , beline taktı silahını. Hira da hazırlanınca çıktılar.
🎀
( Akşam 19.26 )
Nehir'in Anlatımıyla
Burnumu çektim. Ağlıyordum. Buraya getirildiğimden beridir ağlıyordum. Beni getirenin kim olduğunu da bilmiyordum. Telefonum yanımdaydı dahaca farketmemişti. Abimi arayabilirdim ama beni farkedebilirdi çünkü oda da kamera vardı. Mesaj yazabilirdim ama telefon burada zar zor çekiyordu. Bir köşeye çekilip mesaj atabilirim. Mantıklı. Etrafa bakındım. Kaldığım yer büyük , sadece iki küçük pencere , köşede tahtadan eskimiş bir yatak ve aydınlattığını sanan lamba vardı. Yatağın altına girip mesaj atabilirdim. Yatağın yanına gidip kameraya arkamı döndüm. Sırtımı görüyordu sadece. Telefonu çıkartıp yatağın altına ittirdim. Tam altına girmek için meyledecektim ki kapı hızla açıldı. Ağlıyo numarası yaptım ama gerçektende ağlıyordum. O gelmişti , adını bilmediğim , yüzünü görmediğim kişi , beni kaçıran kişi. Ama yüzünde bu sefer maskesi yoktu. Yüzü görünüyordu.
Yüzünü inceledim. Koyu kahve kaşları , ela ya kaçan gözleri , solgun dudakları ve kahverengi saçları. Bir yerden tanıdık geliyordu ama çözemiyordum. Bana doğru geliyordu " gelme , gelme git " sırıttı aramızda iki adım kala durdu " naber nehir " dalga mı geçiyordu " beni kaçırdın nasıl iyi olmamı bekliyorsun şerefsiz " yediği küfürden zevk alırmışcasına " sağol sevgilim ben acıktım yemek yicem sende acıkmışsındır ben akşam yemeğimi yedim yapmadım seni bekliyordum hadi gel beraber yapalım " elini uzattı tutmadım ayrıca bu şerefsiz neden bana sevgilim diyordu " ben sevgilin falan değilim ne saçmalıyorsun sen " dudak büzdü " sevgilimsin itiraz etsende etmesende " uzanıp zorla elimi tuttu. Ayağa kalktım. Teni tenime değdikçe midem bulanıyordu. Beni ilk önce oda dan çıkardı. İlk defa oda dan çıkıyordum. Uzun , duvarlar yıkık dökük , rönesans tabloları gibi değişik tablolar , 3 - 4 tane kapı vardı , ilerledik koridorun sonunda ki krem rengi ama boyaları sökülmüş ve gıcırdayan kapıdan içeri girdik.
Büyük bir odaydı yerdeki parkeler eskimişti. Bu evi çözememiştim gözlemlediğim kadarıyla. Bir yeri eski , boyalı şık ama sanki yılların kullanmışlığıyla eskimiş toz kaplamış gibiydi. Odanın tam ortasında 8 tane sandalye olan gri ve krem rengi bir masa vardı. Sadece ikimize tabak koyulmuştu. Kendisi en baş köşede ben ise yanındaydım. Çorba vardı ama ne çorbası olduğunu çözememiştim , pilav vardı , brokoli haşlanmıştı , domates salatası vardı hiç sevmezdim ve muzlu bir tatlı vardı. Benim muza alerjim vardı , ölmem için mi yapmıştı ? O baş köşeye oturdu benide yanına oturttu. Oturunca başımı eğdim " ama neden yüzünü eğiyorsun güzelim " " güzelin senin g*tüne girsin " yalandan üzülmüş gibi yaptı " çok ayıp güzelim ayrıca yapma öyle üzülürüm " güzelim kelimesini bastırarak söylemişti " üzülürsen üzül g*t kafa " kaşlarını çattı " müsade ettik ne diceksin de diye abartma senden sahipsiz o*rospu " kolumdan tutup zorla kucağına oturttu , elini belime koydu " bırak beni pislik bırak " çırpındım ama bırakmadı. Ağlamaya başladım bana dokunması midemi bulandırıyordu ve irkilmeme neden oluyordu.
Brokoliyi kaşık ile alıp zorla yedirmeye çalıştı. Yüzümü çevirdim ama çenemden tuttu zorla yedirdi , yuttum. " aferin güzelime " " hayatım da gördüğüm en şerefsiz insansın " dudaklarını kulağıma yaklaştırdı " birazdan bu dediklerine pişman olacaksın " enseme öpücük kondurdu.
🎀
( Sabah 08.27 )
Mert'in Anlatımıyla
Arabadan indik. Hira da peşimizden indi. Elinden tuttum " yanımızda dur , eğer ayrılmak zorunda kalırsak kimseyle konuşma ve mutlaka bir polisin bulunduğu yerde dur " " tamam " dedi gülümseyerek. İçeri girdiğimizde polis kimlik kartımızı sorduğunda savcı kimliğimizi gösterip devam ettik. Hazar'ın odasına gidip kapıyı çaldık gel dedidiğinde içeri girip kapıyı kapattık. Bizi gördüğünde ayağa kalktı " oo hoşgeldiniz hangi rüzgar attı sizi buralara " hira arkama saklandı. Çekinmişti sanırım. Koltuklara oturduk. Kuzey sıkıntılı bir nefes verip konuştu " iyi bi rüzgar olsaydı keşke " hazar kaşlarını çattı " nehir neden yanında değil ve sen kimden dayak yedin mert " hira ben cevaplayacakken söyledi " kuzey abi dövdü " hazar yarım bir şekilde gülümsedi " kuzey niye dövdün yazık değil mi lan " kuzey bana bakıp kaşlarını çattı " kardeşinle sevgili olsaydı sen dövmezmiydin sen " hazar kınarcasına bana baktı " koçum sen napmışın ya , galiba küçük hanım da biliyordu " hira başını salladı " karıştırma şimdi orasını sonra konuşuruz ayrıca nehir ortada yok " oda da sessizlik oluştu.
Hira hepimize teker teker bi bakış attı ve bana döndü " abi ne demek nehir yok birşey mi oldu arkadaşıma " kaçırıldığını söylesem ağlayacaktı , hazar benim yerime cevap verdi " küçük hanım benim burda iş arkadaşım hazal var istersen ben onu çağırayım siz beraber oturun konuşursunuz , biz abinlerle konuşalım sonra seni çağırırız " hira başını iki yana salladı " ama arkadaşım yok bende dinlicem " sonuna doğru sesi titremişti , bu sefer ben konuştum " hadi güzelim " " hayır abi gitmicem " hazar iş telefonundan hazalı arayıp odaya çağırdı. Hazal denen kadın içeri girdi " hazal sen hirayı al odana götür oturun , eğer birşey içmek istersen hazal ablana söyleyebilirsin " hazal gelince hira istemeye istemeye kalktı.
Yazar Anlatımıyla
Mert hem kardeşi için üzgündü hemde sevgilisi kaçırıldığı için sinirliydi. Daha yeni birbirlerini bulmuşken kaybedemezdi , korkuyordu. Kuzey ise sinirle karışık üzüntü içerisindeydi. Hira arkadaşına birşey olmuş düşüncesiyle kahroluyordu , ağlamasına ramak kalmıştı. Kuzey hazarın önüne notları bıraktı " ben sabah işe gitmek için uyanmıştım , yataktan kalkacakken komidinde bu uzun notu buldum ( merti gösterek ) aha bu malla sevgili olduğunu bu notta öğrendim , nehiri seviyormuş artık onun sevgilisi olacakmış onun için sevgili olacakmış falan filan sik sik işler , kısa olan notu nehirin odasında buldum ve dışarıda ki korumalar baygın bi haldeydi sabah " hazar yarım ağız kuzeye bakıyordu " tamam notları yanımıza alalım olay yeri inceleme ekibini alıp ve polis ekibini alıp sizin eve gidelim , siz ikinizde fevri hareketler yapmayın işinizden edilirsiniz " kuzey başını salladı " ben nehir'in telefonuna ne olur ne olmaz diye takip cihazı uygulaması yüklemiştim onun telefonundan bulabiliriz belki " hazar kuzeye yumruğunu uzattı , kuzey ile yumruklarını tokuşturdular " koçum benim daha kolay bulucaz inşallah " mert konuştu " nehir ile benim sevgili olduğumu bilen birisi , ben eski sevgilisi yada nehire takık birisi olarak düşünüyorum " " olabilir , kuzey nehir'in eski sevgilisi falan varsa haberin vardır sen onların isimlerini ver birde nehir'in telefon numarasını verde baksınlar konumu bulurlar belki , bence biz gitmeyelim polis ekibini ve olay yeri inceleme ekibini gönderelim birşey var mı yok mu diye baksınlar " kuzey başını salladı " şu ana kadar aha bu dana dışında 3 tane sevgilisi oldu en sonuncusu aldattığı için ayrıldılar 1 sene oldu onun adı adı İlker Soylu , önceki Kıvanç Erarslan ben ayırdım onları çünkü gözüm tutmadı , ilk olan o lisede oldu o da klasik lise aşkıydı ama tam bi p*ç vibe verdiği için ben ayırdım onun adı Tuna Yıldırım " hazar başını salladı " numara ? " " 055** " numarayı kağıda yazdı.
Kuzey'in Anlatımıyla
Nasıl kaçırılırdı aklım almıyordu. Ben kardeşime gözkulak olamamışmıydım. İyi bir abilik yapamışmıydım. Gerginlikle boynumu çıtlattım. Nehiri bulamadıkça sinir katsayım daha da artıyordu. Gözlerimi kapatıp başımı geri attım. Mert " ben hira'nın yanına gidip bakayım " diyip odadan çıktı. " kahve ister misin " " mümkünse en acısından olsun " güldü , telefondan aradı ve söyledi. " nehir'in son zamanlarda ruh hali nasıl dı ? " gözlerimi açmadan cevap verdim " bi ara mutsuz gibiydi ama genelde normal de nasılsa öyleydi " " kuzey aç gözlerini kendine gel " açmadım " kuzey dedim aç gözlerini kardeşini bulucaz onun cezasını ben kesicem sen sakın yanlış bir hareket yapma işinden edilirsin " umrumamıydı ; hayır , gözlerimi açtım " hazar ben kardeşimi koruyamadım mı ? Abilik yapamadım mı ? " hazar kaşlarını çattı " s*k s*k konuşup da benim canımı sıkma kuzey , çocuklar bulmaya çalışıyor sen bize güven " konu o değildi ki " konu o değil , annemiz yok babamız yok nehir de giderse ben yaşayamam , nehir aynı psikolojide olacak mı ? sınava giricek müzik eğitmenliği bölümünü çok istiyor kazanamazsa mezuna kalıcak ve üzülücek ben üzülmesini istemiyorum çok çalıştı " dişlerini sıktı " kuzey sen savcısın mantıklı düşün , ne demiş konfüçyus ' Adalet bir kutup yıldızı gibi yerinde durur. Geri kalan herşey onun etrafında döner. ' demiş. Yani kardeşini bulucaz. Sen çalıştırırsın. Psikoloğa gönderirsin. " ben kardeşimi özledim yazar bana kardeşimi getir. ( canım isterse ).
Yerimde dikleşip dikkatle hazara baktım. " hazar benim kardeşim daha hiçbir şeyden haberi olmayan çocukken 5 yaşından 8 kadar psikoloğa gitti ben kendimi bırakıp kardeşimi düşündüm benim herşeyim nehirdi , çocuk aklıyla psikoloğa gitti. Ben o psikoloktayken kapı da bekledim ağladım ben o 3 sene boyunca her gece nehirle birlikte uyudum. Onu korumaya çalıştım. Geceleri anne baba diye sayıkladı ben acımı yok sayıp nehire odaklandım. Ama şuan ama şuan s*k kafalı kardeşini koruyamayan bi insanım " hazar şaşkınlıkla bana baktı " özür di- " elimle susturdum " özür dilemene gerek yok , nehir kimse bilsin istemiyordu sadece ben ve halamlar biliyo " çalışan içeri girip kahveyi getirdi.
Mert'in Anlatımıyla
Hazalın odasına geldiğimde kapıyı çaldım " gel " dedi , kapıyı açtım. Hira sandalyede dizlerini kendinde çekmiş oturuyordu " ben çıkayım isterseniz " gülümsedim ( şimdi nehir'in kafasına niye kıza gülümsüyosun diyip kafasına patlatması lazımdı ama malesef ) " yok sağol hirayı alayım ben " hira beni farkedince yerinden kalkıp bana sarıldı tek elimi beline koydum " güzelim " dedim. Benden ayrılıp hazalın yanına gitti ona da sarılıp görüşürüz dedi ve beraber çıktık. Kuzeyide çağırıp birlikte benim arabam ile kahvaltıcıya gittik. Kahvaltıcıya geldiğimizde bi masaya oturduk garson gelince sipariş verdik. Hira başını omzuma yaslamıştı. " abi nehire noldu niye söylemiyorsunuz " kuzeye baktım o da kitlenmiş hiraya bakıyordu ben ona bakınca o da bana baktı. Anlat dedi fısıltıyla. " kuzey sabah kalktığında odasında ki komidinde not bulmuş orda nehir ile benim sevgili olduğumu söylemiş onun için nehir çok değerliymiş artık onun sevgilisi olacakmış falan filan sonra nehirin odasına gitmiş sonra onun komidininde de not bulmuş onda da seni seviyorum nehir öztürk yazıyomuş sonra sabah bizim eve gelirken bahçede ki ve kapıda ki korumaların baygın olduğunu görmüş o zaman anlamış " hira bana devam et der gibi baktı " o zaman anlamış nehir'in kaçırıldığını " gözünden bi damla yaş düştü " abi şaka yapıyorsunuz dimi " cevaplamadım hira tekrar sordu " abi lütfen ya ? " başını göğsüme saklayıp kocaman sarıldım , saçlarından öptüm " bulacaklar yavrum " hıçkırdı.
Hira ağlarken içim gidiyordu. " tamam abicim ağlamak yok bak bakayım bana " saklanabildiği kadar saklandı göğsüme " nehire kim yaptı bunu abi , hemen bulurmuyuz " " elbette bulacağız yavrum " garson masaya kahvaltılıkları yerleştirdi. Hirayı omzundan tutup doğrulttum. " hadi ye abicim bundan sonra nereye istiyosan oraya gideriz " sadece ekmek alıp yemeye başladı. Kahvaltı yapmayacak gibi duruyordu o yüzden ben yedirmeye başladım. Ona yedirirken kuzey ile biz de kahvaltımızı yaptık. Garsonu çağırıp 3 tane limonlu kurabiye aldım. Hira kurabiyeyi görünce dayanamayıp yedi. Geri kalan 2 tane yi önüne koydum " bunlarda senin " bana bakıp gülümsedi , en güzel hediyem hira'nın gülüşüydü.
Kahvaltı bitince yapacak birşeyimiz olmadığı için bizin eve gittik. Kuzey kendi evine gidemezdi orası incelemedeydi.
🎀
Nehir'in Anlatımıyla
Belimden destek alarak beni omzuna attı. Bir anda başaşşağı bir şekilde omzunda buldum kendimi. " ya bırak bıraaak manyak , şerefsiz , pislik herif , ya abim hele bi bizi bulsun direk önüne atıcam seni bi güzel dövsün sevgilim de bi güzel dövücek " eli baldırıma değdi " lan adi herif pis ellerini çek baldırımdan , yediririm elini sana " kahkaha attı ama elini çekmedi " yedirsene hadi bakiyim " " indir sen beni ben sana yediricem " bir kez daha kahkaha attı ama elini çekmedi , pis elleri baldırımı okşuyordu. Midem bulanmaya başlamıştı " ellerini çek baldırımdan yoksa kusucam üzerine ha " eli beni sinir etmek istercesine yavaş hareket ettirmeye başladı. Kaldığım - zorunda olduğum - odaya getirdi. Odaya girince beni yatağa attı. Eli tişörtüne gitti. Çıkartacağını anladığım için ayağa kalkıp kafasına vurmaya başladım " taş kafalı o*rospu " kolunu ısırdım. Acı ile inleyip kolunu tuttu. Odanın diğer tarafına kaçtım. O geldi ben kaçtım , o geldi ben kaçtım.( kutu kutu pense elmamı yerse- pardon kızmayın bana aklıma geldi sadece ). En sonunda beni kolumdan tuttu ve duvara yasladı " benim kim olduğumu sordun ya , " " salaksın sen " ( araya komik bi sahne sıkıştırsam nolurkine ) dişlerini sıktı " İlker Soylu eski sevgilin güzelim " şaşkınlıkla ağzım açıldı " s-sen " dudakları yana kıvrıldı.
Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Kusacaktım " ya beni aldatıyosun sonra geri niye geliyosun ne güzel sevgilin vardı , benimde sevgilim var , " göğsüne vurmaya başladım " adi herif , pislik , şerefsiz , o*ospu ç*cuğu , bana sakın pişman oldum geldim deme ben kendi halimden memnunum sen napıyosan yap s*ktir g*t " en sonunda canı acımış olacak ki kolumdan tutup beni durdurdu. " aldattı , " dedi. Kesik bir nefes verdi. " aldattı , o aptal kız beni aldattı " diye bağırdı. Anlık bağırması ile irkildim. " bi laf var bilir misin bilmem ama ' Yaptığın iyilik veya kötülük bir başkası üzerinden gelir. Söz bumerangdır , döner seni vurur. ' demiş Hun-Karaçaylı. Bu söz tam olarak seni yansıtıyo senin yaptığın kötülüğü / şerefsizliği bir başkası sana yapmış " kolumu sıktı " bana boş edebiyat yapma " dedi dişlerini sıkarak. Yüzünü yüzüme daha da yaklaştırdı. Dudaklarımız arasında sadece bir nefes vardı. Gözlerime baktı. Sonra dudakları dudağıma dedi. Hemen kafamı yana döndürdüm. Çenemden tutup geri kendine çevirdi. Alt dudağımı dudakları arasına aldı. Emdi. Kusmama ramak kalmıştı. Dişlerini dudağıma geçirip çekiştirdi. Sonra dilini dudaklarım üzerinde gezdirdi. Sonra hemen kafamı yana eğip kusmaya başladım.
🎀
( akşam 18.17 )
Kuzey'in Anlatımıyla
Hazarın bizi arayıp " konumu bulduk , gelin ekibi toplayıp gidiyoruz " demesi ile buraya gelmiştik. Ama ondan önce hirayı yiğite bırakmıştık. Arabadan inip karakola girdik. Hazar polis ekibini toplamış konuşuyordu. Bizim geldiğimizi görünce bizi gösterdi. " bakın bunlar cumhuriyet başsavcısı Kuzey Öztürk ve Mert Sönmez " bize baktılar. Bakışların bize dönmesiyle ben konuştum " merhaba ben nehir'in abisiyim " birden nehir'in abisi olduğumu duyunca şaşırdılar ve sinirli halimi görünce yerlerinde dikleştiler. Bakışları merti buldu " nehir'in sevgilisiyim " belli etmiyorlardı ama içlerinde güldüklerini ve benim neden onu burada barındırdığı mı sorguluyorlardı. " yüzünüz o yüzden bu halde sanırım " mert'in tek karşı kalktı " meslektaşımsın diye birşey demiyorum " bakışları hazara döndü. " neyse konumu bulduk buraya yaklaşık 2 saat uzaklıktaki bir ormanlık alanda bir ev var orası , oraya gideceğiz " başımızı salladık , sinirle derin bir nefes alıp verdim. " o eve gidip nehiri almadan gelmeyeceğiz , o kıza zarar gelmeyecek ne olursa olsun onu alacağız ben size güveniyorum Anlaşıldı mı ? " diye hiddetle bağırdı " Anlaşıldı " diye bağırdılar. Hazar kimin kaçırdığını söylememişti ? Polis ekibi araçlara giderken mert ile hazar ve bir kaç polis ile bir araca bindik. Araba çalıştığında sordum " nehiri kimin kaçırdığını söylemedin " sıkıntılı bir soluk verdi. " İlker Soylu fazlaca s- " " o piç kurusunu geberticem , eşşek sudan gelinceye kadar dövücem kardeşimi almak neymiş görücek o*ospu ç*cuğu " diye bağırdım. Yumruklarımı sıkıyordum. " yanında silahın varsa bana ver kuzey , " " ve mert sende " kıpırdamadım. " kuzey ve mert size silahlarınızı verin dedim " mert gayet mantıklı ve açıklayıcı bir soru sordu " kendimizi nasıl koruyacağız