Bir gün sonra ;
"Sınavlar neden hemen başlamak zorunda " diye yakındı Felix "İlki ingilizce en iyilerden biri de sensin" dedi Jeongin .
"Hyung bana biraz matematik çalıştırır mısın yarın?" sordu Jisung'a
"Olur tabiki bebe " dedi ve ona sarıldı. Birbirlerine karşı saf sevgi vardı. Ama hepsi en çok küçükleri Jeongin 'i korurlardı . Sonrasında sınıftan çıkıp dışarıdaki tenis masasına gittiler Felix ile Jeongin yer tutmak için kalmıştı Seugminle Jisungda nöbetçi hocanın yanına gidip tenis topu ve raket istemeye gitmişti . Ama nöbetçi hoca yerine Changbin vardı "Selam " dedi Jisung ardından da "Raket ve tenis topu alabilir miyiz " diye ekledi .
"Daha yeni iki çocuk aldı onlara söyle 5 dk oynayıp size versinler " dedi Chanbing "Tamam hyung teşekkür ederim " dedi Jisung .
Ardından da dışarı çıkıp Felixle Jeongin'nin yanına oturdular "Kaç dk oldu ? " soran Seugmindi "3 dk oldu hyung" dedi Jeongin.
"Ben gidip onlara 5 dk sonra bizim oynayacağımızı söyleyeyim " dedi Jisung " Ne 5 dakikası 2 dk matematik özürlüsü" dedi Seugmin.
Ardından Jisung ilerledi "Merhaba nöbetçi öğrenci 2 dk sonra bizim oynamamızı söyledi de son-"
"Üzgünüm prenses ama veremem " diyip gülmeye başladı tenis oynayan çocuk diğeri de " Prensesmi ne bu İran prensesi mi ?" diyip diğer arkadaşı gibi gülmeye başladı. Jisung hayatı sorguluyordu bu iki p!c kurusu yüzünden Seugmin hemen yanına geldi ve İran prensesi diyen çocuğa kafa attı.
"Arkadaşımın İran prensesi olmadığı aşikâr ama seni İran prensesi yapabilir belli ki hayranısın ! " diye bağırıp çocuğun yakasından tutup havaya kaldırdı ardından yere fırlattı ve tekme atmaya başladı.
"İran prensesiymiş önce kendine bak p!c kurusu !" diye bağırdı o dövmeye devam ederken Chan ve Minho yanlarına geldi "Ne oluyor Seugmin neden bu kadar sinirli ?" diye sordu Jisung'a ama cevap alamadı Felix atıldı " Çocuk Jisung'a İran prensesi dedi hyung " .
"Minho sen Jisung'u al tuvalette götür ellini yüzünü yıka sakinleştir sonra yanımıza gel " kafa salladı Minho ardından Jisung'u ellini tutup peşinden gelmesi için onunla konuştu ikisi gitti ardından. Chan da hemen Seugmin'in yanına koşup tutu .
"Bırak beni Chan daha dövemedin bile !" Sesi çok kızgın çıkıyordu ama Chan bırakmadı dövülen çocuğun arkadaşın onu götürmesini söyledi .
Seugmin'i alıp tuvalette gitti "Ellini yüzünü yıka hep kan " dedi Chan Seugmin denilenin üstüne ellini yıkamaya başladı "Hep böyle misin seni pek tanımıyorum ?" Dedi ve konuşmayı başlattı.
"Hayır sadece Jisung'u korumam gerek o benim minik omegam " dedi
" Ne onla sevgili misiniz ?!" " Hayır sadece o benim minak kardeşim gibi"
Dedi Seugmin gülen bir sesle .