Aradan tam olarak 7 ay geçti.. Artık mutlu bir ailesi yoktu Melis'in. Abisi her zaman evdekilere şaka yapardı ve hepsi çok gülerdi... Örneğin yumurta yada sünger gibi şeyleri çikolata ile kaplayarak babasına yedirir, şaka yapardı. Babası da her zaman inanırdı.
Melis saf bir kızdı aslında. Her zaman bilmediği şeyler olurdu onun. Şimdi okuyacağınız bölüm de onlardan biri...
Abisi öldükten sadece 7 ay sonra annesi her akşam olduğu gibi ağlıyordu. Melis'in babası işteydi ve gece 01:00'a kadar çalışıyordu, yani kocaman evde sadece ikisi vardı.
Melis artık Rope'a daha çok bağlanmıştı. Küçük elleriyle YouTube açar, ordaki mikrofon tuşuna basar, Mayıs derdi sessizce...
Artık babasından hiç birşey istemiyordu. Sanki isterse abisi gibi o da gidecekti. Artık kimseden birşey istemiyordu, Allah dışında.. Allah gitmezdi ve Melis bunu ailesinden daha iyi biliyordu...
Annesinin ağlama sesleri artık uğultu gibi gelmeye bağlamıştı küçük kulaklarına. Korktu, L şeklindeki uzun ve karanlık koridordan geçip annesinin odasının önünde durdu. Yere baktı, ışık yanmıyordu. Annesi asla karanlıkta oturmazdı. Kaşları çatıldı. Parmaklarının ucuna kalkıp elini uzattı ve kapıyı açtı yavaşça. Annesi karanlık odada baktı Melis'e. Melis de baktı öylece. Küçük yaşında ezberlediği şarkıdan bir söz söylemek geldi içinden.
"Sen bunları tatma, sadece sevinçten ağla. " dedi boğuk sesiyle Melis. Annesi baktı öylece.
Rope'un ilk çıkan şarkısı Mayıs değildi. Son, mektup, savaş gibi şarkıları da vardı. Melis bunları da biliyordu. Rope hakkında bilmesi gerekenden fazlasını biliyordu. 3 yaşındaki bir kıza göre bir sürü şey biliyordu. Bildiği şeyşere annesi asla kızmazdı, aksine "Daha fazlasını öğren" diye ikiletirdi. Melis de bundan zevk alırdı. Öğrenmeyi severdi ama onu mutlu eden şeyleri... Baktı annesine. Gözü karanlığa alışmıştı artık. "Anne, neden ağlıyorsun" dedi.
Annesi yerine daha iyi yerleşti. "Eğer ben de gitseydim üzülür müydün? " dedi. Melis tam yine Rope'dan bir şarkı sözü söyleyecekti ki odanın lambası açıldı. İkisinin de gözleri acımıştı. İçeri giren kişi Melis'in babasıydı.
"Göz yaşına, hiç bi zaman ortak olamadım
Kulaklarından içeri hiç bi zaman dolamadım
Sadece sabrettim, ve ben hala aynı adam
Aylar oldu, yerine hiç bi kadın koyamadım. "
Dedi Melis'in babası. Melis babasının şarkıları saçma bulduğunu sanardı. Ama o gün herşeyin sandığı gibi gitmeyeceğini bir kez daha anlamıştı....